Seamanship türkçesi Seamanship nedir

Seamanship ingilizcede ne demek, Seamanship nerede nasıl kullanılır?

Seaman recruit : Denizci er. Tayfa.

Able bodied seaman : Usta gemici. Tayfa. Gemici.

Able seaman : Usta gemici. Becerikli denizci.

First class seaman : Birinci sınıf denizci. Donanmada birinci sınıf rütbedeki denizci.

Second class seaman : İkinci sınıf denizci. Donanmada ikinci rütbede olan asker.

Seamanlike : Denizcilik gösteren. Denizcilere özgü. Gemici gibi. Denizci gibi.

Seaman : Tayfa. Gemici. Denizci er. Gemi adamı. Bir iş sözleşmesine dayanarak gemide çalışan kaptan, subay, tayfa vb. kimseler. Bahriyeli. Denizci.

Seamanly : Bir denizciye yakışır. Bir denizciye uygun. Bir denizcinin özelliğinde olan. Denizciye özgü nitelikler.

İngilizce Seamanship Türkçe anlamı, Seamanship eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Seamanship ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Attainment : Elde etme. Beceri. Erişme. Hüner. Edinme. Ulaşma. Marifet. Ergi. Kazanma. İdrak.

Boatmanship : Kayık kullanma becerisi veya yeteneği. Kayık kullanma sanatı veya becerisi.

Shipping : Nakliye. Tonaj. Sevkiyat. Nakliyat. Siparişi alıp gönderme. Gemi trafiği. Ticaret filosu. Gönderme. Gemiler.

Sailing : Deniz yolculuğu. Yelkencilik. Yelken kullanma. Denize açılma. Gemiyle yolculuk. Gemi ile yolculuk. Yelken sporu. Denizde yol almak. Sefer.

 

Naval : Savaş gemileri ile ilgili. Denize ait. Bahri. Savaş gemisi. Deniz harp. Deniz. Deniz kuvvetlerine ait. Savaş gemileriyle ilgili. Savaş gemilerine ait.

Acquirement : Edinç. Kazanç. İktisap. Edinilen şey. Kazanma. Başarı. Zamanla kazanılan nitelik. Edinme. Marifet. İlim.

Navigates : Seyretmek (gemi veya tekne). Seyretmek. Gemi yolculuğu yapmak. Tekne kullanmak. Gemi ile geçmek. Gemi kullanmak. Gitmek. Gidip gelmek. Dümen tutmak.

Seafaring : Denizcilikle uğraşan. Açık denizlerde seyre uygun. Gemi yolculuğu. Deniz yolculuğu. Gemicilikle uğraşan. Denize alışkın. Deniz yoluyla seyahat eden.

Navigate : Gemi yolculuğu yapmak. Seyretmek (gemi veya tekne). Seyretmek. Dümen tutmak. Gelmek. Gemi kullanmak. Tekne kullanmak. Gitmek. Gidip gelmek. Gemi ile geçmek.

Acquisition : Hukuki açıdan bir firmanın başka bir firmanın varlıklarının yarısından fazlasını satın alması. krş. beyaz şövalye, kara şövalye. Yakalama. Elde edilen şey. Dermede yer alması uygun görülen her türlü gereci, satın alma, bağış ya da değişim gibi yollarla kitaplığa kazandırma. Tahsil. Kütüphaneye yeni gelen kitap. İktisat, ekonomi alanlarında kullanılır. Bir alacak veya borcun ödenmesiyle hesabın kapatılması. (collection) mali ve ticari belgelerin, alınan talimat uyarınca ödenmesinin ve/veya kabulünün sağlanması, ödeme ve/veya kabul karşılığında veya diğer koşullara bağlı olarak belgelerin teslimi için bankalarca işlem yapılması. İktisap. Edinim.

Seamanship synonyms : maritime, marines, shippings, navigation, accomplishment, navals, marine, skill.

Seamanship ingilizce tanımı, definition of Seamanship

Seamanship kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : The art, or skill in the art, of working a ship. The skill of a good seaman.