Seaman türkçesi Seaman nedir

  • Denizci er.
  • Bahriyeli.
  • Denizci.
  • İktisat alanında kullanılır.
  • Tayfa.
  • Gemi adamı.
  • Gemici.
  • Bir iş sözleşmesine dayanarak gemide çalışan kaptan, subay, tayfa vb. kimseler.

Seaman ile ilgili cümleler

English: The seaman apprentice, sitting on a stool in a bar, ordered a beer while waiting for his basket of fish and chips.
Turkish: Bir barda bir taburede oturan denizci çırağı balık ve cips sepetini beklerken bir bira ısmarladı.

Seaman ingilizcede ne demek, Seaman nerede nasıl kullanılır?

Seaman recruit : Tayfa. Denizci er.

Able bodied seaman : Usta gemici. Tayfa. Gemici.

Able seaman : Becerikli denizci. Usta gemici.

First class seaman : Birinci sınıf denizci. Donanmada birinci sınıf rütbedeki denizci.

Second class seaman : İkinci sınıf denizci. Donanmada ikinci rütbede olan asker.

Seam weld : Dikiş kaynağı.

Seam welding : Dikiş kaynağı. Dikiş biçimli kaynak. Dikiş kaynaklaması. Dikiş kaynağı yapma.

Seamanship : Denizcilik. Gemicilik.

Seam swell : Damar şişmesi.

Seam together : Birbirine dikmek. Dikmek. Tutturmak.

İngilizce Seaman Türkçe anlamı, Seaman eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Seaman ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Officer : Makam sahibi. Komuta etmek. Sağlık memuru. İdare etmek. Subayları atamak. Polis memuru. Yetkili. Sakçı memuru. Görevli. Subay.

 

A change in individual demand : Bireysel istem kayması. Bir tüketicinin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu bireysel istemin artması veya azalması, diğer bir deyişle bireysel istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması.

Swab : Paçavra. Ufak bir çubuğun ucuna takılı hidrofil pamuk. Tahta bezi. Bulaşık bezi. Paspas bezi. Alçak herif. Temizlemek. Alçak. Temizlik bezi. Svab.

A type mutual funds : A tipi yatırım fonu ortaklığı. Ağırlıklı olarak hisse senetlerinden oluşan ve iç tüzüklerinde (esas sözleşmelerinde) asgari sınırları belirtilmek koşuluyla, portföy değerinin en az % 25’ini özelleştirme kapsamına alınan kamu iktisadi teşebbüsleri dahil türkiye’de kurulmuş ortaklıkların hisse senetlerine bağlanmış olan uzun vadeli yatırım fonu. A tipi yatırım fonu.

Mariners : Gemi tayfası. Deniz askeri.

Abnormal budget expenditures : Olağanüstü bütçenin giderleri. Olağanüstü bütçe gideri.

Naval officer : Deniz subayı.

Crew : Uygulayım takımı. Takım. Bir filmin çevrilişinde, bir televizyon izlencesinin hazırlanışında çalışan uygulamanların oluşturduğu birlik. Sürü. Ekip. Kitle. Eleman. Gemide çalışanlar. Personel. İzci grubu.

Navigator : Deniz subayı. Seyrüseferci. Deniz araçları veya uçakların seyrini planlayan veya yönlendiren kimse. Pilot. Deniz araçlarının seyrüseferi esnasında aracın mevkiini tayin eden ve rotasını çizen uzman şahıs. Seyir zabiti. Rotacı. Seyir bilimcisi.

Rating : İzlenme oranı. Tutulma. Tasnif. Beğenilme. Azarlama. Deniz eri. Güç. Sınıf. Verim.

 

Seaman synonyms : ship's officer, bo's'n, nellie bly, bo'sun, bos'n, elizabeth cochrane seaman, elizabeth seaman, a shift in individual demand, crews, tar, a change in demand, seaman recruit, bluejacket, a shift in demand, a shift in supply, naval cadet, bosun, blue jacket, able seaman, old salt, seamen, bluejackets, abolition of forced labour convention, bargeman, companies, shipman, whaler, helmsman, pilot, jack tar, swabs, crewing, naval officers.

Seaman ingilizce tanımı, definition of Seaman

Seaman kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : One whose occupation is to assist in the management of ships at sea. A mariner. A sailor. The male of the mermaid. Applied both to officers and common mariners, but especially to the latter. Opposed to landman, or landsman. A merman.