Powder türkçesi Powder nedir
- Katıların fiziksel etkilerle ufalanması sonucu oluşan, tane irilikleri yaklaşık bir mikron büyüklüğünde parçacıklar.
- Saç pudrası.
- Pudra.
- Toz haline gelmek.
- Barut.
- Kokain.
- Toz halinde şey.
- Toz haline getirmek.
- Toz serpmek.
- Toz.
- Saçlara grilik vermekte kullanılan pudra.
- Makyajda saçlara grilik ya da aklık vermek için kullanılan pudra.
- Kimya, tiyatro alanlarında kullanılır.
- Asalak öldürücü olarak kullanılan katı bitkisel ya da madensel maddelerin öğütülmüşü. (ya etkilerine ya da yapılarına göre adlandırılırlar: böcek tozu, kene tozu, solucan tozu, pelin tozu, eğrelti tozu gibi.).
- Pudralamak.
Powder ile ilgili cümleler
English: In order to make this cake you need baking powder and unsalted butter.
Turkish: Bu keki yapmak için kabartma tozu ve tuzsuz tereyağına ihtiyacın var.
English: The Middle East is still considered a powder keg.
Turkish: Orta Doğu hâlâ barut fıçısı olarak kabul ediliyor.
English: Mix this powder with a cup of water.
Turkish: Bu tozu bir bardak suyla karıştır.
English: No man can know them, no hunter can shoot them, with powder and lead - Thoughts are free!
Turkish: Hiçbir insan onları bilemez, hiçbir avcı barut ve kurşunla onları vuramaz. - Düşünceler özgürdür!
English: I hate chalk. It leaves powder on your hands.
Turkish: Tebeşirden nefret ederim. Elinde toz bırakır.
Powder ingilizcede ne demek, Powder nerede nasıl kullanılır?
Powder covering : Toz örtü.
Powder flask : Barut mahfazası. Barutluk.
Powder horn : Barutluk. Barut mahfazası. Korno.
Powder magazine : Barut deposu (den.). Cephanelik (den.). Baruthane. Cephanelik. Barut deposu.
Powder metallurgy : Toz metalbilimi. Toz metalurjisi. Toz metalürjisi. Toz metal bilimi.
Powder puff : Pudra pomponu. Ponpon. Pudra ponponu.
Anti flea powder : Pire istilalarını önleyen toz. Pire tozu.
Keep your powder dry : Her şeye hazırlıklı olmak. Mücadele için hazır olmak. Düşmanın işini bitirmeye hazır olmak.
Baby powder : Bebek pudrası.
Magnetic powder clutch : Manyetik tozlu kavrama.
İngilizce Powder Türkçe anlamı, Powder eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Powder ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Poshest : Lüks. Şatafatlı. Gösterişli. Üst düzey. Birinci sınıf. Şık. Havalı. Sosyetik. Üst veya özel sınıfa giren her şey için kullanılan sözcük.
Dusted : Serpmek. Silkmek. Tozunu almak. Toz halinde.
Triturating : Karışım. Ezmek. Ezip toz haline getirmek. Öğütmek. Dövmek. İyi çiğnemek. Tritürat.
Charlie : Erkek ismi. Kuzey vietnam veya vietcong askerleri (vietnam savaşı sırasında amerikalı askerler tarafından kullanılmış olan bir rumuz). Bir erkek adı (charles'ın bir biçimi). Aptal. Salak. C harfinin kod kelimesi. (argo terim) kokain. Geri zekalı.
Triturated : Dövmek. Karışım. Ezip toz haline getirmek. Ezmek. İyi çiğnemek. Öğütmek. Tritürat.
Heroins : Beyaz zehir. Eroin. Mal. Beyaz.
Powders : Toz ilaçlar. Tozlar.
Granulated : Granule. Tane haline getirilmiş. Tanelenmiş. Taneli. Öğütülmüş. Halinde. Tanelendirilmiş. Tanecikli.
Talc : Mineral. (mg6 (oh2 (si4oı0); metalimsi olmayan parıltı, ak, gri, yeşil; çizgi ak, yeşilimsi; elle dokunulduğunda yağlıymış gibi duyulur; sertlik 1, özgül ağırlık 2.7-2.8; monoklinal.). Talka maruz kalma. Talk. Talk pudrası.
Pulverizes : Ufalamak. Toz haline getirmek (ezip). Püskürtmek. (sıvı) püskürtmek. Toz haline gelmek (ezilip). Mahvetmek. Hezimete uğratmak. Toz yapmak.
Powder synonyms : bugling, chang, triturate, cocain, coke, bugled, posh, dirt, dust, silt, cokes, girl, pulverisation, poudre, quick to anger person, cocaine, cocaines, talcs, pulverize, gunpowder, dusty, powdered, triturates, ching, explosive, powderize, bugles, motes, heroin, pulverise, be pulverized, mote, gun powder.
Powder zıt anlamlı kelimeler, Powder kelime anlamı
Masculine : Erkek gibi. Erkeğe ait. Erkeğe özgü. Erkeksilik. Eril. Maskülen. Eril sözcük. Erkeklik. Gramer bakımından cinsiyet kavramının söz konusu olduğu dillerde, kelimenin erkek cinsten sayılması durumu. bu durum, birçok durumda, gerçek cinsiyete dayanan bir ayırıma değil, dildeki saymaca bir ayırıma dayanır: arapçada ism «isim, ad», recül «erkek», beyt «ev», muallim «öğretmen», kamer «ay», katip, kitap, kelam «söz»; almanca der beutel «torba», der bruder «erkek kardeş», der fisch «balık», der pol «kutup», der teufel «şeytan»; fr. le changeur «sarraf», le livre «kitap»; rus. dom «ev», noj «bıçak», gerb «arma, damga» vb. kelimelerin erkek cinsten sayılması gibi. karşıtı dişiliktir. bk. cinsiyet.
Integrate : Bütünlemek. Tümlevini almak. Birleştirmek. Kaynaştırmak. İntegralini almak. Tamamlamak. Değişken aralıkları ile her aralıktaki işlev değerleri çarpımları toplamının, aralıklar küçüldükçe vardığı erey işlevini bulmak. Katmak. Birleşmek. İlave etmek.
Powder ingilizce tanımı, definition of Powder
Powder kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : To comminute. To become like powder. To pulverize. To be reduced to powder. To triturate. To reduce to fine particles. To pound, grind, or rub into a powder. The fine particles to which any dry substance is reduced by pounding, grinding, or triturating, or into which it falls by decay. As, some salts powder easily. Dust.

Bu kısımda Powder kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Powder ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Powder anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Powder ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.