Prairie chicken türkçesi Prairie chicken nedir

  • Çayırtavuğu.
  • Kır tavuğu.
  • Tavuksular (galliformes) takımının, orman tavuğugiller (tetraonidae) familyasından, 40 cm kadar uzunlukta bir tür.
  • Çayır tavuğu.
  • Biyoloji alanında kullanılır.

Prairie chicken ingilizcede ne demek, Prairie chicken nerede nasıl kullanılır?

Prairie : Ova. Kır. Otlarla kaplı geniş düzlük. Özellikle ılıman kuşakta yaygın olan, bozkırlara göre daha nemcil, yeşilliği daha sürekli ve kimi kez ağaçla karışık otsu bitkisel örtü ve bu örtünün oluşturduğu doğal bölge. Kuzey amerika'nın ağaçsız geniş otlaklarına verilen isim. Bozkır. Çayır. Geniş yeşillik düzlük (kuzey amerika). Kırlar.

Chicken : Yavru kuş. Tavuk. Korkudan çekinmek. Civciv. Korkak kişi. Korkak davranmak. Toy. Piliç eti. Piliç. Korkak.

Prairie dog : Çayırköpeği. Çayır köpeği. Çayırköpeği (sincapgillerden). Kemiriciler (rodentia) takımının, sincapgiller (sciuridae) familyasından, 37 cm kadar uzunlukta, 7 cm kadar kuyruğu olan, sesi köpek havlamasına benzeyen, kuzey amerika'da çayırlıklarda yaşayan bir tür.

Prairie pocketgopher : Avurdu keseli fare. Kemiriciler (rodentia) takımının, avurdu keseligiller (geomyidae) familyasından, 24 cm kadar uzunlukta, ağaç kökü ile beslenen, amerika'da yaşayan bir tür.

Prairies : Çayır. Kuzey amerika'nın ağaçsız geniş otlaklarına verilen isim. Kırlar. Düzlük. Büyük çayırlık. Bozkır. Geniş yeşillik düzlük (kuzey amerika). Otlarla kaplı geniş düzlük. Ova. Preri.

 

Boiled chicken : Haşlanmış tavuk. Haşlama piliç. Tavuk haşlaması.

İngilizce Prairie chicken Türkçe anlamı, Prairie chicken eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Prairie chicken ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Aardwolf : Bir sırtlanın özelliklerine sahip ve esas olarak böceklerle özellikle termitlerle beslenen güney ve doğu afrika yerlisi çizgili memeli. Yeleli sırtlan. Etçiller (carnivora) takımının, sırtlangiller (hyaenidae) familyasından, 80 cm kadar uzunlukta, 30 cm kadar kuyruğu olan, bütün sırtı boyunca uzanan bir yelesi olan, kuzey afrika'da yaşayan bir tür.

Abambulacral area : Abambulakral bölge. Derisi dikenlilerin tüp ayak taşımayan ve genellikle madreporitin de yer aldığı vücut bölgesi.

A site : A yeri. Ribozomun üzerinde amino asit taşıyan taşıyıcı rna ların bağlandığı yer. aminoasil yeri, aminoaçil yeri.

A protein : Tek iplikli rna fajlarındaki bir protein. Triptofan sentetaz enziminin bir protein alt birimi. laktoz sentetaz enziminin bir parçası. tek iplikli rna fajlarındaki bir protein. olgunlaşma proteini. tütün mozaik virüsünün deneysel olarak meydana getirilen protein kılıfının bir oligomeri. A proteini.

A cells : Alfa hücreleri. A hücresi. Pankreasın langerhans adacıklarında glukagon salgılayan, içlerinde özel boyalarla boyanan, fevkalade parlak, alkolde çözünmeyen, kırmızı renkli granüller bulunan, az sayıdaki hücre. a hücreleri. hipofiz bezinin ön lobunda (pars distalis) yer alan, içlerinde asidofil granüller taşıyan, boyayı emen, büyüme hormonunu salgılayan bez hücreleri. asidofil hücreler. 3.mayalarda eşeyli üreme sırasında a hücresiyle beraber zigotu oluşturan hücre.

 

Acacia : Arap zamkı. Akasya sakızı. Akasya. Küstüm otugiller (mimosaceae) familyasından, parçalı yapraklı, sarı çiçekli, çanak ve taç yaprakları 4-5 parçalı, park ve bahçelerde süs bitkisi olarak yetiştirilen, ülkemizde doğal olarak yayılış gösteren çalı ya da ağaç formundaki bitkiler. Salkım ağacı. Mimoza.

Abductor muscle : Abdüktör kas. Bir bacak ya da herhangi bir bölgeyi dışa doğru çeken kas. abdüktör kas. Uzaklaştırıcı kas.

Aardvarks : Memeliler (mammalia) sınıfının, etenliler (placentalia) alt sınıfından, az sayıda ve sütun biçiminde sıralanmış ve her birinin bir kanalı olan minesiz ve köksüz dişleri olan, ağızları boru biçiminde uzamış, kulakları büyük, seyrek kıllı, parmaklarında büyük kanca şeklinde tırnakları olan türlere sahip bir takım. Yerdomuzu. Damarlı dişliler. Yer domuzugiller. Memeliler (mammalia) sınıfının, damarlı dişliler (tubulidentata) takımından, vücutları aralıklı olarak kıllarla örtülü, parmakları ve kulakları büyük, kanca tırnaklı türleri içine alan bir familya.

Abiotic factor : Canlı varlıkların hayatlarını önemli derecede etkileyen, iklim faktörleri, toprağın özellikleri ve suyun kimyasal yapısı gibi faktörler. Abiyotik faktör. Canlı varlıkların hayatlarını önemli derecede etkileyen iklim faktörleri, toprağın özellikleri, suyun kimyasal yapısı gibi faktörler.

Abramis zone : Abramis zonu. Akarsuların durgun akan ve abramis türlerinin baskın olduğu bölgesi. Akarsuların durgun akan bölgeleri.

Prairie chicken synonyms : a cell, aardvark, abo blood groups system, a chromosome, abiotic environment, abacus bodies.