Praised türkçesi Praised nedir

Praised ile ilgili cümleler

English: Everybody praised her to the skies.
Turkish: Herkes onu göklere çıkardı.

English: All the critics praised the new movie.
Turkish: Tüm eleştirmenler yeni filmi öğdü.

English: Everybody praised Ken for his great courage.
Turkish: Herkes, büyük cesaretinden dolayı Ken'i övdü.

English: Everybody praised his heroism.
Turkish: Herkes onun kahramanlığını övdü.

English: He praised the girl for her honesty.
Turkish: Kızı dürüstlüğü için övdü.

Praised ingilizcede ne demek, Praised nerede nasıl kullanılır?

Appraised value method : İşletmede bulunan varlıkların değerlemeyi yapanlarca saptanacak değer biçme temeline göre uygulanması yöntemi. Değerlemede değer biçme yöntemi.

Dispraised : Küçültme. Küçültmek. Ayıplamak. Ayıplama. Kötüleme. Kötülemek.

Overpraised : Aşırı övmek. Aşırı övülen. Methiye düzemek. Fazla methetmek. Haddinden fazla övmek. Fazla övmek. Haddinden fazla övülen.

Reappraised : Yeniden değerlendirmek. Tekrar değer biçmek.

Upraised : Havaya kaldırmak. Kaldırmak. Yukarıya kaldırmak.

Sign the praise of : Göklere çıkarmak.

Accord praise : Övmek.

In praise of somebody : Övücü.

Speak in praise of somebody : Övgüyle bahsetmek. Övmek. Methetmek.

 

Self praise : Övünme. Kendini yüceltme veya övme.

İngilizce Praised Türkçe anlamı, Praised eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Praised ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Extolled : Yüceltilmiş.

Compliment : İltifat. Tebrik etmek. İyi dilekler. Ç.selamlar. Kompliman. Tatlı söz söylemek. Kompliman yapmak. Övgü. İltifat etmek.

Blesses : Takdis etmek. Kutsal saymak. Kutsamak. Dua etmek. Hayırdua etmek.

Praise : Övgüyle söz etmek. Övgü. (allah'a) hamdetmek. Gururunu okşamak. Övme. Şükran. Methiye. Hamdetmek.

Celebrates : Bayram yapmak. Kutlama yapmak. Ayin yapmak. Aşai rabbani ayinini yönetmek. Göklere çıkarmak. Kutlamak. Anmak. Yönetmek (ayin).

Promote : Gelişmesine yardımcı olmak. Düzenlemek. Katkıda bulunmak. Desteklemek. Desteklemek (pol.). Tanıtımını yapmak. Kurmak. Reklamını yapmak. Yükseltmek. Terfi etmek.

Eulogized : Methedilmiş. Sitayişle bahsedilmiş.

Sonnet : Şiir. On dört mısralı şiir. Sone.

Extolls : Yere göğe koyamamak. Göklere çıkarmak. Yere göğe sığdıramamak. Ululamak. Yüceltmek.

Eulogize : Sitayişle bahsetmek. Sena etmek.

Praised synonyms : fund raise, fundraise, congratulate, praises, laud, eulogise, puff, boost, measure, flatter, panegyrics, brag, commended, proclaim, rave, panegyric, appraise, congratulated, collect, eulogizing, extolling, accord praise, take in, acclaims, assess, be grateful for, eulogises, celebrating, glorify, value, emblazoned, push, exalt.

Praised zıt anlamlı kelimeler, Praised kelime anlamı

Disparage : Küçük görmek. Aleyhinde konuşmak. Hor görmek. Batırmak. Aşağı görmek. Kötülemek. Küçümsemek. Kötümsemek. Küçük düşürmek. Adamdan saymamak.

 

Criticize : Ayıplamak. Değerini belirtmek için (birşeyi) incelemek. Kusur bulmak. Eleştirmek. Kritik etmek. Tenkit etmek. Yermek. Kritiğini yapmak. Eleştiri yöneltmek. Eleştiri getirmek.

Disapproval : Doğru bulmama. Reddetme. Uygun görmeme. İtiraz. Bir toplumsal kümede yaptırıma bağlanmış davranış ölçülerine aykırı düşen davranışlar karşısında kümece takınılan olumsuz yönde eleştirici ya da suçlayıcı tutum. Tutumu ölçülen bireyin bir ölçek sınarını olumsuzlaması ya da sınarda dile getirilen görüşe katılmaması. Hoşnutsuzluk. Uygun görmeme onaylamama. Kabul etmeme.