Precondition türkçesi Precondition nedir
- Bir durum, bir ilişki ya da sonucun gerçekleşebilmesi için gerekli hazırlayıcı etkenlerin tümü.
- Ön koşul.
- Ön şart.
- Yer almak.
- Önkoşul.
- Önşart.
- Önceden hazırlamak.
- Giriş koşulu.
- Katılmak.
Precondition ile ilgili cümleler
English: Consciousness is a precondition of being.
Turkish: Bilinç varlığın ön koşuludur.
Precondition ingilizcede ne demek, Precondition nerede nasıl kullanılır?
Preconditioned : Yeralmak. Katılmak. Önceden eğitilmiş. Önceden hazırlamak. Önceden hazırlanmış.
Preconditioning : Sinyali işlemeden önce ön bir işlemden geçirme. Düzenleme. Ön koşullandırma. Yeralmak. Önceden hazırlamak. Sinyali işlemeden önce ön bir işlemden geçirme.ön düzenleme. Önkoşullanma. Ön şartlandırma. Katılmak.
Preconditions : Ön şart. Yer almak. Önceden hazırlamak. Giriş koşulu. Önkoşul. Ön koşul. Önşart. Katılmak.
İngilizce Precondition Türkçe anlamı, Precondition eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Precondition ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Presuppositions : Varsayım. Ön kabul. Önvarsayım. Gerektirme. Önsayıltı. Önceden varsayma. Önceden farzedilen şey. Var olduğunu farzetme. Tahmin.
Adhere : İltihak etmek. Bağlı kalmak. Üyesi olmak. Girmek. Bağlanmak. Bağlı olmak. Bitiştirmek. Yapışmak.
Fall into : Edinmek. Dökülmek. Akmak. Yeralmak. Başlamak (konuşma vb.). Bölünmek. Maruz kalmak. Uğramak.
Prepare : Yapmak. İhzar etmek. Donatmak. Düzmek. Hazır etmek. Düzenlemek. Pişirmek. Hazırlık yapmak. Hazırlamak. Hazırlanmak.
Predisposes : Yatkınlık kazandırmak. Eğilim. Predispoze etmek. İstidat. Predispoze. Uygun hale getirmek. Kabiliyet.
Prearranging : Önceden ayarlamak. Ön hazırlıklarını yapmak. Önceden düzenlemek.
Affiliating : Birleşmek. Kabul etmek. Birleştirmek. Katmak. Üyeliğe kabul etmek. Bağlamak. Üye olmak. Üye olarak almak. Tanımak.
Presupposition : Tahmin. Var olduğunu farzetme. Ön kabul. Önsayıt. Önceden farzedilen şey. Tümdengelimci her dizgenin temelini oluşturan, tüm çıkarım ve kanıtlamalarda kullanılan, ancak kendileri kanıtlanmadan geçerli sayılan ilksavlar. Önsayıltı. Önvarsayım. Önceden varsayma. Gerektirme.
Prefabricates : Önyapım. Önceden inşa etmek. Parçalarını önceden hazırlamak. Önceden yapmak. Önceden üretmek. Önceden imal etmek. Parçalarını önceden üretmek. Prefabrik.
Accedes : İş başına gelmek. Yerine getirmek. Kabul etmek. Razı olmak. Tahta çıkmak. Uymak. Yanaşmak. İktidara gelmek. Yönetime geçmek.
Precondition synonyms : boundary condition, ally oneself, ready, acceded, adhering, adheres, enter into, adhered, preconditioned, put in an appearance, preconditions, set up, affiliate, be in, act the part, be located in, set, apriority, condition, stipulation, pre requisite, gear up, provision, premise, presets, predisposed, ally, prearrange, affiliate with, assist at, affiliates, accede, premiss.
Precondition ingilizce tanımı, definition of Precondition
Precondition kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : A previous or antecedent condition. A preliminary condition.

Bu kısımda Precondition kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Precondition ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Precondition anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Precondition ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.