Preforming türkçesi Preforming nedir

  • Önceden biçimlendirmek.
  • Ham yapı.
  • Önceden şekillendirmek.
  • Taslak.
  • Önkalıp.
  • Ön biçim.
  • Kalıp.
  • Önceden biçimlendirme.
  • Şeklinin nasıl olacağını önceden belirlemek.
  • Arzulanan şekli vermek.

Preforming ingilizcede ne demek, Preforming nerede nasıl kullanılır?

Preform : Kalıp. Önkalıp. Önceden şekillendirmek. Şeklinin nasıl olacağını önceden belirlemek. Arzulanan şekli vermek. Önceden biçimlendirme. Ön biçim. Ham yapı. Taslak. Önceden biçimlendirmek.

Preformation : Preformasyon.

Preformation theory : Ön oluşum teorisi. Eşey hücresinde ergin bireyin minyatürünün bulunduğunun kabul edildiği eski bir teori. preformasyon teorisi.

Preformatted text : Ön biçimlenmiş metin.

Preformed : Önceden oluşmuş. Ön şekillendirilmiş.

Preforms : Kalıp. Önceden şekillendirmek. Taslak. Önceden biçimlendirme. Ham yapı. Şeklinin nasıl olacağını önceden belirlemek. Önkalıp. Önceden biçimlendirmek. Ön biçim. Arzulanan şekli vermek.

İngilizce Preforming Türkçe anlamı, Preforming eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Preforming ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Cakes : Kekler. Kek. Çörek. Parça. Pasta. Kabuklaşmış kir.

Performance : Güç. Gösterim. İş. Başarma gücü. Başarı. İfa. Görünç. İcra. Temsil. İş yapabilme ya da bir edim sürecini başarıyla sonuçlandırma yeteneği olarak beliren, beceri ya da başarı ölçüsü olarak kullanılan edebilme gücü.

 

Cake : Küspe. Kalıplaşmış. Kaplanmak. Tane veya tohumların, etin veya balığın yağını veya diğer sıvılarını çıkarmak için mekanik sıkılmalarıyla elde edilen ve hayvan beslemede protein kaynağı olarak kullanılan yan ürün. Kabuklaşmak. Kabuklaşmış kir. Kabuk bağlamak. Yağlı tohumların veya meyvelerin hidrolik pres, devamlı pres, solvent özütleme yöntemi gibi usullerle yağı alındıktan sonra geriye kalan proteince zengin ürün.

Matrix : Bağ dokusunun (öz bağ, kemik, kıkırdak) su, mineral maddeler, glikozaminoglikanlar ve proteoglikanlar gibi maddelerden oluşan zemin maddesi. kloroplastlarda zarların içinde kalan zemin maddesi. stroma. 3.mitokondrilerde iç zarın çevrelediği zemin maddesi. Uzbilimsel öğelerin cebirsel kurallara uygun olarak dizi ve dikeçler biçiminde düzenlenmesi. Dişi kalıp. Kaide. Dölyatağı. Matriks. Kloroplastlarda zarların içinde kalan zemin maddesi, stroma. mitokondrilerde iç zarın çevrelediği yarı sıvı madde. Dizey. Matris.

Formula : Denklem. Formül. Bilgisayar, fizik alanlarında kullanılır. Reçete. Bağıntı. Boş ve anlamsız sözcükler. Birçok değişkenin bir araya gelmesinden oluşan bağımsız masal. bk. değişken. Bir kavram, işlem ya da değerin simgesel anlatımı ya da eşitliği. Kaide. Yazım.

Skit : Skeç. Esprili iğneleme. Dokundurma. İşleyeceği konuyu genişletmeden, en can alıcı çizgiler içinde veren, çoğu kez güncel olaylara ve aile sorunlarına değinen ve bir nükte ile biten kısa güldürü. vodvil, burlesk, revü gibi, kurgu dizgesine göre ortaya çıkarılan gösterilerde yerini alır. bugün televizyon reklamlarında da çok kullanılır. Şaka. Hicivli yazı. Parodi.

 

Hamming : Rol kesmek. Abartılı oynamak. Hamming düzlemesi.

Conspectuses : Plan. Genel bakış. Özet.

Conspectus : Hulasa. Plan. Genel bakış. Özet.

Preforming synonyms : stage business, method acting, performing arts, preforms, blueprints, draught, overacting, brick, draft plan, anlage, personation, matrices, falsework, manikin, bricked, drafts, design, diagram, diagrams, dies, blueprint, acting, heroics, color matrix, enactment, playing, designment, bar, drawing, impersonation, matrice, pantomime, portrayal.

Preforming zıt anlamlı kelimeler, Preforming kelime anlamı

Inactivity : Etkisizlik. Durgunluk. Hareketsizlik. Tembellik. Üşengeçlik. Avarelik. Tesirsizlik.