Preformed türkçesi Preformed nedir

  • Ön şekillendirilmiş.
  • Önceden oluşmuş.

Preformed ingilizcede ne demek, Preformed nerede nasıl kullanılır?

Preform : Ön biçim. Kalıp. Ham yapı. Önceden biçimlendirme. Önkalıp. Taslak. Arzulanan şekli vermek. Önceden biçimlendirmek. Önceden şekillendirmek. Şeklinin nasıl olacağını önceden belirlemek.

Preformation : Preformasyon.

Preformation theory : Eşey hücresinde ergin bireyin minyatürünün bulunduğunun kabul edildiği eski bir teori. preformasyon teorisi. Ön oluşum teorisi.

Preformatted text : Ön biçimlenmiş metin.

Preforming : Şeklinin nasıl olacağını önceden belirlemek. Önkalıp. Arzulanan şekli vermek. Önceden şekillendirmek. Kalıp. Taslak. Ön biçim. Önceden biçimlendirme. Önceden biçimlendirmek. Ham yapı.

Prefocus base : Ön odaklamalı dip. Duy içinde odaklamayı sağlamak için doksan derece dönebilen, silindir biçiminde ışıtaç dibi. Önodaklamalı dip.

Preforms : Önceden biçimlendirmek. Ham yapı. Ön biçim. Önceden biçimlendirme. Şeklinin nasıl olacağını önceden belirlemek. Kalıp. Arzulanan şekli vermek. Taslak. Önceden şekillendirmek. Önkalıp.

Prefocus cap : Ön odaklamalı dip. Önodaklamalı dip. Duy içinde odaklamayı sağlamak için doksan derece dönebilen, silindir biçiminde ışıtaç dibi.

İngilizce Preformed Türkçe anlamı, Preformed eş anlamlısı

 

Sözcükler, direkt olarak Preformed ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Misshapen : Bozuk şekilli. Şekilsiz. Deforme olmuş. Çirkin. Biçimsiz.

Malformed : Özürlü. Kusurlu. Kötü biçimlendirilmiş. Bünyesi kusurlu. Sakat.

Unorthodox : Ortodoks geleneklerine uymayan. Doğru kabul edilene aykırı olan. Alışılmışın dışında. Geleneksel olmayan. Ortodoks olmayan.

Distorted : Biçimsiz. Bozulmuş. Karışmış. Karmakarışık. Bozuk. Karman çorman. Çarpıtılmış. Eciş bücüş. Saptırılmış. Oransız.

Unshapely : Biçimsiz. Şekilsiz.

Preformed synonyms : ill shapen.

Preformed zıt anlamlı kelimeler, Preformed kelime anlamı

Shapely : Biçimi güzel olan. Biçimli. Yakışıklı. Şekilli. Düzgün. Güzel. Boylu poslu. Endamlı.

Orthodox : Kabul edilmiş. Uygun. Geçerli. Ortodoks. Doğru. Göreneksel. Tam. Herkesin inandığına inanan. Hıristiyanlığın büyük mezheplerinden biri olan ortodoksluğu benimseyen kişi.