Preheated türkçesi Preheated nedir

  • Önceden ısıtılan.
  • Önceden ısıtmak.
  • Önceden ısıtılmış.

Preheated ingilizcede ne demek, Preheated nerede nasıl kullanılır?

Preheater : Ön ısıtıcı. Önısıtıcı.

Air preheater : Hava önsıtıcısı. Hava ön ısıtıcısı.

Preheat : Önceden ısıtmak. Önısıtmak. Ön ısıtma.

Preheating : Önceden ısıtmak. Önısıtma. Ön ısıtma.

Preheating chamber : Önısıtma odası.

Apprehender : Anlayan veya bilen kimse.

Apprehended : Tutuklamak. Anlamak. Korkuyla beklemek. Yakalanmış (suçlu). Endişe etmek. Tutuklu. Kavramak. Tutuklanan.

Apprehend : Kavramak. Tutuklamak. Yakalamak. Korkmak. Tevkif etmek. İdrak etmek. Anlamak. Endişe etmek. Korkuyla beklemek.

Prehepatic icterus : Prehepatik ikterus. Tıkanma sarılığı.

Prehension : Tutma. Anlayış. Kavrayış. Prehansiyon. Anlama. Yakalama. Kavrama. İdrak.

İngilizce Preheated Türkçe anlamı, Preheated eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Preheated ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Heat up : Kızdırmak. Hareketlendirmek. Kızıştırmak. Isıtmak.

Preheats : Ön ısıtma. Önısıtmak.

Perennial : Tekerrür eden. Sürekli. Yıl boyu süren. Perenniyal. Çok yıllık. Uzun ömürlü bitki. Çok yıllık bitki. Daimi. Uzun ömürlü.

Recurrent : Geri dönen. Yinelenen. Devirli. Yinelenen (olay). Yeniden olan. Geri dönen (anatomi terimi). Tekrarlayan. Reküren. Tekerrür eden. Tekrar tekrar olan.

 

Preheating : Ön ısıtma. Önısıtma.

Preheat : Ön ısıtma. Önısıtmak.

Heat : Bir özdeğin öğecikleri ya da özdecikleri düzeyindeki öteleme, dönme ve titreşim devinimleri ile ilgili toplam erkesi. Hararet. Kızmak. Kızgın hayvan. Isıtmak. Kızışmak. Isınmak. Östrüs. Hareketlendirmek. Daralmak.

Continual : Sık. Sıkça. Durmadan. Sürekli. Ardı arkası kesilmeyen. Devamlı. Mütemadi. Aralıksız. Ardı arkası gelmeyen. Süregelen.

Preheated zıt anlamlı kelimeler, Preheated kelime anlamı

Sporadic : Seyrek. Hastalığın ara sıra, tek tük görülmesi, geniş alanlara yayılmaması. Düzensiz olarak oluşan veya seyrek olarak görülen, geniş sahalara yayılmayan veya tek tük görülen. Sporadik. Ara sıra görülen. Dağınık.

Cool : Serinlemek. Serin. Havalı (tip). Sönmek (öfke veya arzu vb). Soğukkanlılık. Serin yer. Soğumak. Serinleşmek. Serinlik. Sakinleşmek.