Premies türkçesi Premies nedir

Premies ingilizcede ne demek, Premies nerede nasıl kullanılır?

Premie : Prematüre.

Premier : Baştaki. Bir oyunun seyirci önünde ilk oynanışı. Birinci. Yeni bir tiyatro oyununun ilk temsili. Başbakan. İlk oynanım. Prömiyer. İlk. Kıdemli.

Premiere : Filmin ilk gösterimi. Bir oyunun oynanışının ilk gösteri gecesi. Gala. Önoynatım. Primadonna. Baş balerin. Baş kadın oyuncu (opera). Operada baş kadın oyuncu. Prömiyer. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır.

Premiered : Filmin ilk gösterimi. Prömiyer. Film galası. Primadonna. Galasını yapmak. Operada baş kadın oyuncu. Gala. Baş kadın oyuncu (opera).

Premieres : Baş kadın oyuncu (opera). Prömiyer. Film galası. Primadonna. Filmin ilk gösterimi. Baş balerin. Galasını yapmak. Gala. Operada baş kadın oyuncu.

Premilinary cooling : Gıdaların dondurma öncesinde, 0º c’deki hazırlama odasına konarak ürün sıcaklığının 1º c’ye kadar düşürülmesi işlemi. Ön soğutma.

World premiere : İlk dünya gösterimi. Dünyada ilk gösterim. Bir oyunun bütün dünyada ilk kez oynandığı gece. Dünyada ilk oynatım. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Yoğun bir tanıtı çabasıyla piyasaya sürülmüş bir filmin, dünyanın bir ya da birkaç kentinde aynı günde gösterilmeğe başlanması. İlk oynanım. Dünya çapında halka ilk sunum.

 

Premiering : Operada baş kadın oyuncu. Film galası. Baş kadın oyuncu (opera). Gala. Filmin ilk gösterimi. Galasını yapmak. Primadonna. Prömiyer.

Premiére : Gala.

Deputy premier : Başbakan yardımcısı.

İngilizce Premies Türkçe anlamı, Premies eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Premies ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Mixture : Karışma. Gazlararası çözelti. bir evre içinde çözünmeden bir arada bulunan birkaç özdek. İki ya da daha çok özdeğin fiziksel yöntemlerle ayrılabilecek biçimde, herhangi bir oranda bir araya gelmesiyle oluşan toplam kütle. Karışım. Karıştırma. Fizik, kimya, madencilik alanlarında kullanılır.

Concoction : Hazırlama. Karıştırma. Uydurma. Karıştırarak hazırlama. Tertip. Karışım. Uydurmasyon.

Site : Açmak. Arsa. Yer. Oturtmak. Tesis. Orun. Konuş. Mekan. Yerleştirmek.

Abortive : Beyhude. Faydasız. Verimsiz. Abortif. Eksik. Gelişmemiş. Yavru atmayı etkileyen, yavru atmayı uyaran bir ilaç. tam olarak gelişmemiş. bir hastalığın seyrinin erkenden sonlanması. Sonuçsuz.

Mix : Katıştırmak. Melezlemek. Birleşim. Zincirleme eylemi. Sinema, televizyon, veterinerlik alanlarında kullanılır. Miks. Karışmak. Zincirlemek. Katmak. Karıştırmak.

Premature : Prematür. Zamanından önce. Zamanı gelmeden doğan. Mevsimsiz. Zamanından önce olan. Erken doğmuş. Zamanından önce gelişen. Vakitsiz.

Ready mix : Hazır karışım.

Intermixture : Karıştırma. Birbirine karışma. Karışım. Halita.

Premies synonyms : self rising flour, self raising flour, land site, premie.

Premies zıt anlamlı kelimeler, Premies kelime anlamı

Inferior : Aşağı. Alt. Aşağı derecede olan şey. Bayağı. Aşağı derecede olan kimse. İkinci derecede. Alt, alt taraf. Alt veya aşağı anlamında. Ast olan kimse. Ast.

Nonpayment : Adem-i tediye. Bir borcu ödememe. Tediye etmeme. Ödemesiz. Ödeme yapmama. Ödememe. Ademi tediye.