Preoccupied türkçesi Preoccupied nedir
Preoccupied ile ilgili cümleler
English: Ali seemed preoccupied and clearly wasn't listening to what Mary was saying.
Turkish: Ali kafası meşgul görünüyordu ve açıkça Mary'nin söylediklerini dinlemiyordu.
English: Ali is a little preoccupied right now.
Turkish: Ali şimdi biraz meşgul.
English: Ali didn't seem preoccupied.
Turkish: Ali kaygılı görünmüyordu.
English: Ali is preoccupied with something.
Turkish: Ali bir şeyle meşgul.
English: Ali is preoccupied with his studies.
Turkish: Ali çalışmalarıyla endişeli.
Preoccupied ingilizcede ne demek, Preoccupied nerede nasıl kullanılır?
Preoccupies : Zihnini meşgul etmek. Kafasını kurcalamak. Önce kapmak. Endişe uyandırmak. Kafa yormak. Düşündürmek. Endişelendirmek. Tasalandırmak.
Preoccupancy : Taraf tutma. Daha önce kapma. Başkasından evvel işgal etme. Önceden yerleşme.
Preoccupation : Kafası meşgul olma. Önceden yerleşme. Önce gelen iş. Meşguliyet. Kaygı. Avunma. Zihin meşguliyeti. Tasa. (zihni) ile meşgul olma. Taraflılık.
Preoccupations : Avunma. Zihin meşguliyeti. Endişe. Kaygı. Meşguliyet. Tasa. Kafası meşgul olma. Taraflılık. Önceden yerleşme. (zihni) ile meşgul olma.
Preoccupy : Kafa yormak. Düşündürmek. Tasalandırmak. Kafasını kurcalamak. Zihnini meşgul etmek. Endişelendirmek. Önce kapmak. Endişe uyandırmak.
Preoccupying : Kafasını kurcalamak. Kafa yormak. Endişe uyandırmak. Tasalandırmak. Endişelendirmek. Zihnini meşgul etmek. Önce kapmak. Düşündürmek.
İngilizce Preoccupied Türkçe anlamı, Preoccupied eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Preoccupied ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Set on edge : Kamaşmak. Kamaştırmak. Sinirlendirmek. Sinirli. Huzursuz.
Delicate : Narin. Yumuşak (dokunuş). Lezzetli. İnce. Titiz. Güvenli. Nazlı. Hassas. Leziz.
Consumed : Meşgul. Tamamen tükenmiş. Dalmış. Etkilenmiş. Harcanmış. Yenmiş. Tüketilmiş. Yok edilmiş. Tamamen harcanmış.
Disconcerting : Endişelendirici. Şaşırtıcı. Sıkıcı. Telaşlı. Telaşlanma. Beklenmedik. Rahatsız edici. Endişelenme.
Fretted : Perde demiri bulunan telli çalgı türü. Tedirgin. Yıpranmış. Yenime uğramış. Nakış ile süslenmiş. Perdeli. Süslenmiş. Süsleyici modeller ile dekore edilmiş. Canı sıkkın.
Frettier : Aksi. Huzursuz. Sinirlenmiş. Hırçın. Huysuz.
Advertent : Dikkat eden. Özenli. İtinalı. Dikkatli.
Dubio : Kuşkulu. Belirsiz.
Thoughtful : Derin derin düşünen. Dikkatli. Başkalarını düşünen. Özenli. Nazik. Saygılı. Düşünceye dalmış. Anlayışlı.
Deep : İktisadi çevrimdeki daralmanın en alt noktaya ulaşması, diğer bir ifadeyle daralmadan tekrar genişlemeye geçisi yansıtan dönüş aşaması. krş. doruk. Tok (ses). Derinlik. Yoğun. Ciddi. Karanlık. Dip. Koyuluk. Deniz.
Preoccupied synonyms : taken up, cliffhanging, distrait, perturbed, philosophic, broody, fraughting, contemplative, tied up, nervous, doubting, lost, absented, considerate, apprehensive, fraughts, in the clouds, haunted, mindful, pensive, absents, cogitative, absent, bemused, abstracted, deliberative, anxious, concerned, deep in thought, forethoughtful, fearfuller, absentminded, fearful.
Preoccupied zıt anlamlı kelimeler, Preoccupied kelime anlamı
Thoughtless : Pervasız. Bencil. Dikkatsiz. Patavatsız. Kaygısız. Düşüncesiz. Savruk. Ahmak. Hesapsız kitapsız. Tasasız.
Unconcerned : Aldırmaz. Kayıtsız. İlgisiz. Kaygısız.

Bu kısımda Preoccupied kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Preoccupied ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Preoccupied anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Preoccupied ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.