Preoccupation türkçesi Preoccupation nedir

  • Taraflılık.
  • Kafası meşgul olma.
  • Önceden yerleşme.
  • Meşgale.
  • Önce gelen iş.
  • Zihin meşguliyeti.
  • Endişe.
  • Avunma.
  • Kaygı.
  • Tasa.
  • Meşguliyet.
  • (zihni) ile meşgul olma.

Preoccupation ile ilgili cümleler

English: It is preoccupation with possession, more than anything else, that prevents men from living freely and nobly.
Turkish: Bu, başka her şeyden daha fazla, insanların özgürce ve mertçe yaşamasını engelleyen mülk ile ilgili kaygıdır.

Preoccupation ingilizcede ne demek, Preoccupation nerede nasıl kullanılır?

Preoccupations : Meşguliyet. (zihni) ile meşgul olma. Kaygı. Taraflılık. Önceden yerleşme. Tasa. Endişe. Meşgale. Avunma. Zihin meşguliyeti.

Preoccupancy : Başkasından evvel işgal etme. Önceden yerleşme. Taraf tutma. Daha önce kapma.

İngilizce Preoccupation Türkçe anlamı, Preoccupation eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Preoccupation ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Concernment : Anlam. Karışma. Özel ilgi. Önem.

Pastime : Uğraş. Eğlence. Oyun. Hoşça vakit geçirmek için yapılan şey. Hobi. Gönül eğlence.

Partizanship : Partizanlık. Yandaşlık. Taraftarlık. Particilik.

Partialism : Parçacılık.

Activity : İş. Etkin olma durumu, bazı etkileri oluşturma yeteneği. ilaç veya zehirli maddelerin vücuda alındıktan sonra etkisini gösterme durumu, aktivite, ilaç molekülünün almaçları uyarma veya baskılama yeteneğinin bir ölçüsü. İşleklik. Hareketlilik. İşlem. Bir bilgi işlem dizgesinde ana kütük tutanaklarının, öngörülen belirli bir dönem içinde, gördükleri işlem sayısıyla gösterilir nitelikleri. Bir ışımetkin çekirdeğin içinde oluşan çekirdeksel bozunumların birim zamana düşen sayısı, bk. ışımetkinlik. Yapılan işler. Etkiniik. Etki.

 

Apprehensions : Görüş. Anlama. Düşünce. Kavrama. Algı. Korku. Tutuklama. Zan.

Fixation : Saptama. Doku veya sıvıların kimyevi bir maddeyle işleme tabi tutularak otolizinin engelllenmesi. ışık mikroskobu veya elektron mikroskobunda incelemek üzere canlıdan alınan parçaların daha sonra bozulmalarını önlemek ve canlı durumuna en yakın biçimiyle korumak için kimyasal tespit sıvılarıyla işleme tabi tutma, fiksasyon. Sabitleşme. Takma. Güçlü ve sağlıksız tutku. Biyoloji, sinema, televizyon, veterinerlik alanlarında kullanılır. Tespit etme. Yerleştirme. Işık mikroskobu ya da elektron mikroskobunda incelemek üzere canlıdan alınan parçaların daha sonra çürüme ve bozulmasını engellemek ve canlı hallerine en yakın şekliyle korumak için bouin, zenker, ozmiyum tetroksit vb. gibi tespit sıvıları ile muamele etmek. fiksasyon. Fiksasyon.

Busyness : Meşgullük.

Bedevilment : Tedirginlik. Karmaşa. Dert. Karışıklık. Karmaşa halinde olma durumu. Zorlaştırma. Karışık olma durumu. Karıştırma.

Disturbance : Hata payı. Karışıklık. Taciz etme. Bozukluk. Bozulma. Rahatsızlık. Doğrusal regresyon çözümlemesinde y ile x arasındaki gerçek ilişki modelinde, (a+bx) ile hesaplanan tahmini ana kitle değeriyle gerçek ana kitle y değeri arasındaki fark. Üzüntü. Veterinerlik, jeoloji alanlarında kullanılır. Kayaçların bir kırık boyunca yerlerinden oynaması, dizilişlerinin bozulması.

 

Preoccupation synonyms : cognitive state, disquietude, hang up, concern, avocations, disquietudes, pursuit, employments, occupation, absorption, mopes, solace, misgiving, idea, anxieties, hobbyhorse, metier, apprehensiveness, consolation, tendentiousness, inquietude, solaces, abstractedness, state of mind, angsts, obsession, preoccupations, discomposure, apprehension, being distracted, consolations, distractions, occupations.

Preoccupation ingilizce tanımı, definition of Preoccupation

Preoccupation kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : The act of preoccupying, or taking possession of beforehand. Prepossession. The state of being preoccupied.