Preoccupy türkçesi Preoccupy nedir

Preoccupy ingilizcede ne demek, Preoccupy nerede nasıl kullanılır?

Preoccupying : Tasalandırmak. Önce kapmak. Endişe uyandırmak. Zihnini meşgul etmek. Düşündürmek. Kafa yormak. Endişelendirmek. Kafasını kurcalamak.

Preoccupancy : Önceden yerleşme. Daha önce kapma. Başkasından evvel işgal etme. Taraf tutma.

Preoccupation : Avunma. Meşgale. Kaygı. Tasa. Meşguliyet. (zihni) ile meşgul olma. Taraflılık. Önce gelen iş. Önceden yerleşme. Zihin meşguliyeti.

Preoccupations : Önce gelen iş. Tasa. Zihin meşguliyeti. Önceden yerleşme. (zihni) ile meşgul olma. Kafası meşgul olma. Kaygı. Meşgale. Avunma. Endişe.

Preoccupied : Gözü bir şey görmeyen. Dalgın. Tasalanmış. Endişeli. Kaygılı. Düşünceli. Kafası meşgul.

Preoccupies : Endişe uyandırmak. Kafasını kurcalamak. Önce kapmak. Endişelendirmek. Düşündürmek. Kafa yormak. Zihnini meşgul etmek. Tasalandırmak.

Preocular : Preoküler.

İngilizce Preoccupy Türkçe anlamı, Preoccupy eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Preoccupy ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Assume : Gerçek saymak. Varsaymak. Sanmak. Takınmak. Üstlenmek. Yerine getirmek. Farzetmek. Zannetmek. Taslamak.

 

Faze : Telaşlandırmak. Çekindirmek. Dehşete düşürmek. İki ayağını bir pabuca sokmak. Rahatsız etmek (argo terim). Cesaretini kırmak. Ödünü koparmak. Moralini bozmak. Altüst etmek.

Occupy the mind : Düşüncelerinde olmak. Aklında olmak.

Bethinks : Anımsamak. Hatırlamak. Düşünmek. Üzerinde düşünmek.

Seize : Kapmak. Yapışmak. Havada kapmak. Zaptetmek. Kaçırmamak. Zapt etmek. Yakalamak. Gasp etmek. Takılmak (makine). Bilgisayar, ekonomi alanlarında kullanılır.

Make anxious : Meraklandırmak. Kaygılandırmak.

Bethought : Üzerinde düşünmek. Anımsamak. Hatırlamak. Anımsanan. Anımsanmış. Düşünmek.

Contemplates : Niyet etmek. Düşünmek. Tasarlamak. Süzmek. Bakmak. Niyetinde olmak. Seyretmek. Dikkatle izlemek. Dalmak. Düşünüp taşınmak.

Preoccupy synonyms : make think, set somebody thinking, excogitate, fretting, contemplate, chew on, give it some thought, agonize over, distress, distresses, chew the cud, prepossesses, fazing, weigh on, disquiet, chews, beat somebody to it, disquieted, arrogate, disturb, perturb, hammer away, puzzle, fazed, frets, ghost, bethink, command, chewed, usurp, disquiets, preoccupies, perturbing.

Preoccupy ingilizce tanımı, definition of Preoccupy

Preoccupy kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : To take possession of before another. As, to preoccupy a country not before held.