Preprint türkçesi Preprint nedir

  • Ön baskı yapmak.
  • Ön baskı.
  • Bir kitabın bir bölümünün, tümünden önce basılıp yayınlanması. bir seminer ya da kongreye sunulacak bildirinin, seminer ya da kongre toplanmadan önce yayınlanması.
  • Önbasım.

Preprint ingilizcede ne demek, Preprint nerede nasıl kullanılır?

Preprinted : Ön baskı yapmak. Önceden basılı.

Preprints : Ön baskı. Ön baskı yapmak.

Preprocessing : Ön işleme.

Preprocessor : Önişlemci. Ön-işlemci. Ön işlemci.

Preprogrammed : Önceden programlanmış.

Prepackaging : Önceden paketlemek. Hazır ambalajlama.

Prep school : Kolej. Dershane. Özel ortaokul ve lise. Hazırlık okulu. Koleje hazırlayan özel okul.

Prepacked : Hazır. Önceden hazırlanmış. Önceden paketlenmiş.

Prepackage : Ön ambalaj. Önceden paketlemek.

Prepack : Önceden paketlemek.

İngilizce Preprint Türkçe anlamı, Preprint eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Preprint ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Reissue : Belirtilen şekilde basılan doküman. Yeniden çıkmak. Yeniden çıkarmak. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Yeniden sürmek. Yeniden basmak. Daha önce gösterilmiş olan bir filmi, aradan uzunca bir süre geçtikten sonra yeniden piyasaya sürme işi. Yeniden tedavüle çıkarmak. Tekrar çıkarmak. Yeniden basma.

 

Reprinting : Tekrar basım. Yeni baskısını yapmak. Yeniden baskı. Tekrar basmak. Yeni baskı. Yeniden basılma. Yeniden basmak. Ayrıbasım. Tekrar baskı. Yeniden basma.

Publication : Bilgisayar, hukuk alanlarında kullanılır. Neşir. Yayınlama. Yayınlanma. Yayın. Neşriyat. Kitap, gazete, dergi gibi okunacak şeylerin basılıp dağıtımı ya da radyo ile dinlenecek şeylerin yayılması. Yayma. Yayımlama. Basılma.

Preprinted : Önceden basılı.

Reproduce : Doğurmak. Yeniden basmak. Reprodüksiyon yapmak. Taklit etmek. Yinelemek. Üremek. Çoğaltmak. Kopya etmek. Kopyasını çıkarmak. Yenisini yapmak.

Preprint synonyms : preprints.

Preprint zıt anlamlı kelimeler, Preprint kelime anlamı

Break : Kontrol etmek. Kesme. İflas etmek. Açıklık. Ara. Bozdurmak. Çatlatmak. Parçalanmak. Dalmak. Parçalamak.