Presidentship türkçesi Presidentship nedir

Presidentship ingilizcede ne demek, Presidentship nerede nasıl kullanılır?

Dead presidents : Kağıt para. Rahmetli olmuş cumhurbaşkanları. Para. Merhum cumhurbaşkanları. Banknot şeklindeki nakit para (argo terim).

Presidents : Devlet başkanları. Rektör. Genel müdür. Başkan. Cumhurbaşkanı. Devlet başkanı.

President of the constitutional court : Anayasa mahkemesi başkanı.

President of the jury : İki yarışmacı arasındaki karşılaşmayı belli kurallara göre yöneten ve yargılarıyle dürtüş ya da vuruşların geçerliğini belirterek, yarışma sonucunu açıklayan yetkili kişi. Başyargıcı.

President of the republic : Cumhurbaşkanı. Reisicumhur.

Former president : Sabık reis. Eski başkan.

Senior vice president : Kıdemli başkan yardımcısı.

The then president : O zamanki başkan. Zamanın cumhurbaşkanı.

Vice president : Müdür (amerikan ingilizcesi). Başkan yardımcısı. Asbaşkan.

Division president : Bölüm başkanı.

İngilizce Presidentship Türkçe anlamı, Presidentship eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Presidentship ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Presidencies : Başkanlık süresi. Devlet başkanlığı. Reislik. Riyaset. Cumhurbaşkanlığı. Rektörlük.

 

Position : Mevki. Duruş. Pozisyon. Görev. İş. Yerleştirmek. Statü. Bilgisayar, bilişim, fizik, kimya, jimnastik, voleybol, veterinerlik alanlarında kullanılır. Taneciğin yeri, bunu veren konsayılar. Yerini belirlemek.

Presidential : Başkanlıkla ilgili. Başkana ait. Başkanlığa ait.

Directorate : Yöneticilik. Direktörlük. Müdürler kurulu. Yönetim kurulu. İdare meclisi. Müdürlük. İdarecilik. Müdüriyet. Kuruluş.

Berth : Rıhtıma bağlamak. Görev. Yatak yer vermek. Yatak. Palamarla bağlamak. Gemici ranzası. Yatacak yer bulmak. Rıhtıma yanaşmak. Demir yeri. Limana girmek.

Post : Sonrası. Direk. Sonra. Afişe etmek. İlan yapıştırmak. Postalamak. Posta. Posta ile göndermek. Makam. Vazifelendirmek.

Leadership : Bir toplumsal kümede üyelerce gönüllü olarak izlenen bir kişinin ünü, gücü ya da toplumsal yeri dolayısıyla öncülük etmesi, toplumsal davranış başlatabilmesi, başkalarının çabalarını yönetmesi, örgütlemesi, denetlemesi durumu ya da süreci. Öncülük. Önderlik. Önde gelenler. Liderlik. Liderler. Reislik. Lidere yakışan vasıflar.

Chairmanships : Riyaset. Yöneticilik.

Presidency : Cumhurbaşkanlığı. Riyaset. Başkanlık süresi. Reislik. Devlet başkanlığı. Rektörlük.

Chieftaincies : Şeflik.

Presidentship synonyms : president of the united states, chief executive, spot, chairmanship, leaderships, chieftainsy, situation, chieftaincy, headship, president, office, place, chairship, billet.

Presidentship ingilizce tanımı, definition of Presidentship

Presidentship kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : The office and dignity of president. Presidency.