Presidency türkçesi Presidency nedir

Presidency ile ilgili cümleler

English: Adams won the presidency in 1796.
Turkish: Adams 1796'da başkanlığı kazandı.

English: He's eligible for the presidency.
Turkish: Başkanlık için uygundur.

English: Lyndon Johnson took over presidency when John Kennedy was assassinated.
Turkish: Lyndon Johnson, John Kennedy öldürüldüğü zaman başkanlığı devraldı.

English: One of the candidates for the presidency of the country was attacked on the eve of the election.
Turkish: Ülkedeki devlet başkanlığı adaylarından biri seçim arifesinde saldırıya uğradı.

Presidency ingilizcede ne demek, Presidency nerede nasıl kullanılır?

European presidency project : Avrupa başkanlığı projesi.

Candidate for the presidency : Başkanlık seçimlerinde yarışan aday. Başkanlık adayı.

Vice presidency : Başkan vekilliği. Başkan yardımcılığı. Başkan veya cumhurbaşkanı olmadığında yerine vekalet eden otorite gücü. Cumhurbaşkanı yardımcılığı. Cumhurbaşkanı vekilliği.

Presidencies : Başkanlık süresi. Başkanlık. Başkanlık görevi. Cumhurbaşkanlığı. Riyaset. Rektörlük. Reislik. Devlet başkanlığı.

President : Rektör. Sadır. Başkan. Özerk üniversitelerin senatolarınca belli bir süre için profesörler arasından seçilen, özerk olmayan üniversitelere işe milli eğitim bakanlığınca atanan ve üniversite yönetiminden başlıca sorumlu olan kimse. Cumhurbaşkanı.

 

Presidential palace : Cumhurbaşkanlığı köşkü. Başkanlık sarayı.

President of the constitutional court : Anayasa mahkemesi başkanı.

Presidential : Başkanlıkla ilgili. Başkanlığa ait. Başkanlık. Başkana ait.

Presidents : Devlet başkanı. Başkan. Rektör. Cumhurbaşkanı. Devlet başkanları. Genel müdür.

Presidential system : Başkanlık sistemi. Başkanlık jüyesi.

İngilizce Presidency Türkçe anlamı, Presidency eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Presidency ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Tenure : Tasarruf hakkı. Memuriyet veya kullanım süresi. Bir kimseye, bir taşınmazın iyesi olmaksızın, ondan yararlanma hakkı veren tüze kuralı. Kadrolu olmak. Kullanma. (toprağa ait) mülkiyet. Kadro almak. Memuriyet süresi. Kullanım hakkı. Elmenlik.

Berth : Yatacak yer bulmak. Yatak. Gemici ranzası. Yatak yer vermek. Rıhtıma yanaşmak. Açıklık. Demir yeri. Limana girmek. Palamarla bağlamak. Görev.

Directorate : Direktörlük. İdare meclisi. Müdüriyet. Yönetim kurulu. Müdürler kurulu. Kuruluş. Müdürlük. İdarecilik. Yöneticilik.

Rectorates : Papazlık.

Office : Büro. İş. Bakanlık. Makam. Kiler. Ambar. Ticarethane. İma. Hizmet. Dini tören.

Wardenship : Müdürlük. Muhafızlık statüsü veya ofisi. Gardiyanlık. Muhafızlık.

Incumbency : Görev. Memuriyet. Yükümlülük. Zorunluluk. Ödev. Görev süresi. Vazife. Memuriyet dönemi.

 

Billet : Konak yeri. Vazife. Baraka. Konaklatmak. Not. Konaklatmak (askeri terim). Kütük. Ödev. Konaklama yeri. Pusula.

Presidency synonyms : president of the united states, chairship, presidencies, post, chairmanships, chairmanship, place, presidential term, chanceries, headship, leadership, presidential, chief executive, administration, leaderships, chieftainsy, chancery, rectorate, office of the president, president, position, presidentship, captaincy, spot, chieftaincies, term of office, situation, rectorship, chancellery, chieftaincy.

Presidency ingilizce tanımı, definition of Presidency

Presidency kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Control and care. The function or condition of one who presides. Superintendence.