President türkçesi President nedir

  • Cumhurbaşkanı.
  • Özerk üniversitelerin senatolarınca belli bir süre için profesörler arasından seçilen, özerk olmayan üniversitelere işe milli eğitim bakanlığınca atanan ve üniversite yönetiminden başlıca sorumlu olan kimse.
  • Rektör.
  • Sadır.
  • Eğitim alanında kullanılır.
  • Başkan.

President ile ilgili cümleler

English: Ali did everything within his power to keep Mary from being elected president of the student council.
Turkish: Ali Mary'nin öğrenci konseyi başkanı seçilmesini önlemek için gücü dahilinde her şeyi yaptı.

English: Abraham Lincoln, the 16th president of the United States, was born in a log cabin in Kentucky.
Turkish: Amerika Birleşik Devletleri'nin 16. başkanı Abraham Lincoln, Kentucky'de bir kulübede doğdu.

English: A great crowd waited for the president to speak.
Turkish: Büyük bir kalabalık başkanın konuşmasını bekledi.

English: A republic is a state with a president at its head instead of a king or queen.
Turkish: Bir cumhuriyet başında bir kral ve kraliçe yerine bir başkanı olan bir devlettir.

English: Ali is the president of the local astronomy club.
Turkish: Ali yerel astronomi kulübünün başkanıdır.

President ingilizcede ne demek, President nerede nasıl kullanılır?

President of the constitutional court : Anayasa mahkemesi başkanı.

 

President of the jury : Başyargıcı. İki yarışmacı arasındaki karşılaşmayı belli kurallara göre yöneten ve yargılarıyle dürtüş ya da vuruşların geçerliğini belirterek, yarışma sonucunu açıklayan yetkili kişi.

President of the republic : Cumhurbaşkanı. Reisicumhur.

The first president of israel : Chaim weizman. İsrail'in ilk cumhurbaşkanı. İsrail cumhurbaşkanı olarak hizmet eden ilk kimse. 1948'den 1952'ye kadar israil cumhurbaşkanı.

Acting president : Başkan vekili.

Be sworn in as president : Başkanlık yemini etmek. Başkanlık yemini ederek başkanlık sorumluluklarını yüklenmek. Başkanlık andı içmek.

Senior vice president : Kıdemli başkan yardımcısı.

The then president : Zamanın cumhurbaşkanı. O zamanki başkan.

Presidential system : Başkanlık jüyesi. Başkanlık sistemi.

Presidential : Başkanlığa ait. Başkanlıkla ilgili. Başkana ait. Başkanlık.

İngilizce President Türkçe anlamı, President eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak President ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Business executive : İş idarecisi.

Abnormal child : Bedensel, zihinsel ya da toplumsal özellikler bakımından olağandışı ayrılıklar gösteren çocuk. Olağandışı çocuk.

 

Academy : Okul. Bilim dallarında, güzel ya da uygulamalı sanatlarda orta ve yüksek öğretim yapan kimi okullara verilen ad. üyeleri bilginlerden, yazarlardan, sanatçılardan oluşan bilim ve sanat kuruluşu. Plato'nun kurduğu felsefe okulu. Yüksek okul. Medrese. Bilim adamları topluluğu. Akademi. Yüksekokul.

Chancellor : Bakan. Baş hakim. Başbakan. Alabama eyaletinde şehir. Güney dakota eyaletinde yerleşim yeri. Yüksek rütbeli devlet memuru. Yüksek makamlı resmi görevli. Almanya'da şansölye. Hukuk müşaviri.

President of the republic : Reisicumhur.

Chairmen : Kürsü başkanı. Tahtırevan taşıyıcısı. Tekerlekli sandalye sürücüsü. Yönetici. Reis. Başkan (yönetim kurulu). Genel başkan. Toplantı başkanı.

Chairman : Reis. Toplantı başkanı. Tahtırevan taşıyıcısı. Kürsü başkanı. Açık oturumun düzenli olarak yürümesini sağlayan, sorular soran, oturumun yönünden sapmamasını gözeten ve görüşleri özetleyen kimse. Tekerlekli sandalye sürücüsü. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Başkan (yönetim kurulu). Yönetici. Genel başkan.

Abstract intelligence : Soyut zeka. Düşünme ve yeni durumlara uyma konularında soyut kavramlar ile simgelerden başarılı biçimde yararlanma yeteneği.

President synonyms : corporate executive, ex president, chairpersons, prexy, chairmans, achievement tests, achromatopsia, achievement age, chair person, a priori knowledge, academic intelligence, active school, chieftain, presidents, chief, ability group, head of state, ethnarch, deaning, rectors, chief executive, prexies, chancellors, chief of state, chief executive officer, foreman, academy of economic and commercial sciences, abstract reasoning, academic year, accustoming, academic preparation, deans, rector.

President ingilizce tanımı, definition of President

President kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Having the highest authority. Precedent. Occupying the first rank or chief place. A presiding officer, as of a legislative body. One who is elected or appointed to preside. Presiding.