Chairship türkçesi Chairship nedir

Chairship ingilizcede ne demek, Chairship nerede nasıl kullanılır?

Chairs : Sandalyeler. Kafes oturağı. Başkanlık etmek. Sandalyeye oturtmak. Makama geçirmek. Yönetmek. Yetki vermek.

Armchairs : Sadece akıl veren. Kollu koltuk. Koltuk.

Bedchairs : Kampet.

Cochairs : Eşbaşkan.

Deckchairs : Şezlong.

Chair lift : Yolcu koltuğu olan teleferik. Telesiyej. Teleski. Koltuklu teleferik.

Chair form : Sandalye şekli. Çevrimsel bir özdeciğin bir ucu yukarı, bir ucu aşağı kıvrık biçimine verilen ad. Fizik, kimya alanlarında kullanılır. Koltuk biçimi.

Chair person : Başkan.

Chair bottom : Sandalye oturağı.

Chair back : Sandalye arkalığı.

İngilizce Chairship Türkçe anlamı, Chairship eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Chairship ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Sausage : Sucuk. Alman. Sosis şeklinde. Penis. Sosis köpek. Kıyma, yağ, tuz, baharat, koruyucu maddelerden oluşan ve kılıflara doldurularak üretilen ve binlerce çeşidi olan taze, kuru veya yarı kuru, pişmiş, kısmi pişmiş, fermente, tütsülenmiş et ürünlerinin genel adı. Sosis. Dachshund köpeği.

Chairmanship : Riyaset. Yöneticilik. Yöneticilik hakları ve nitelikleri.

Barrage balloon : Savunma balonu. Uçaksavar baraj balonu. Baraj balonu.

 

Leadership : Liderler. Lidere yakışan vasıflar. Liderlik. Öncülük. Önderlik. Bir toplumsal kümede üyelerce gönüllü olarak izlenen bir kişinin ünü, gücü ya da toplumsal yeri dolayısıyla öncülük etmesi, toplumsal davranış başlatabilmesi, başkalarının çabalarını yönetmesi, örgütlemesi, denetlemesi durumu ya da süreci. Önde gelenler.

Wardenship : Gardiyanlık. Muhafızlık. Muhafızlık statüsü veya ofisi. Müdürlük.

Blimp : Keşif balonu. Küçük balon. Zeplin. Sessizleme kutusu. Sessizleme kutusu (fotoğrafçılık terim). Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Gözlem balonu. Aşırı şişko tip. Sesli film çeviriminde, alıcının çalışırken çıkardığı sesin dışarıya çıkmasını önlemek üzere kullanılan, içine alıcının yerleştirildiği ses geçirmez kutu. Koltuğa veya döşemeye düşen yanık tütün veya esrar parçası veya dişi.

Car : Otomobil. Binit. Araba. Kabin. Yolcu bölümü (balon veya zeplin). Yolcu taşıyan herhangi bir aracın bölmesi. Vagon. Patlamalı, içten yanmalı, elektrikli bir motor ya da gaz türbiniyle devinen taşıt. Oto. İngiltere'de tekerlekli.

Chieftaincy : Şeflik. Kabile reisliği.

Presidential : Başkana ait. Başkanlıkla ilgili. Başkanlığa ait.

Captaincy : Yüzbaşılık. Kaptanlık. Albaylık. Liderlik. Önderlik.

Chairship synonyms : lighter than air craft, sausage balloon, presidentship, gondola, dirigible, chieftainsy, leaderships, chairmanships, presidency, directorate, headship, chieftaincies, presidencies.