Pressman türkçesi Pressman nedir
Pressman ingilizcede ne demek, Pressman nerede nasıl kullanılır?
Expressman : Paketleri alan ve teslim eden kimse. Acele posta servisi yapan postacı. Nakliyat şirketi memuru. Nakliyat arabacısı.
Pressmark : Kitap numarası (kütüphane). Kütüphanede kitap numarası. Kütüphane kitaplarının katalog numarası.
Pressmen : Basın mensubu. Matbaacı. Baskı makinası operatörü. Ütücü. Basımcı. Muhabir. Gazeteci.
Impressment : El koyma. Müsadere. Alıkoyma (insan mülk vs). Haciz.
Impressments : Haciz. Müsadere. El koyma. Alıkoyma (insan mülk vs).
Press for : Israrla istemek.
Press forward : Acele etmek. Hızla ilerlemek.
Press conference : Basın toplantısı.
Press box : Gazeteciler locası. Basın tribünü. Basın mensuplarına ayrılan yer.
Press agent : Haber ajanı. Basın danışmanı. Basın sözcüsü.
İngilizce Pressman Türkçe anlamı, Pressman eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Pressman ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Editor : Gazete müdürü. Basıcı. Yayıncı. Kurgunun gerçekleştirilmesinden sorumlu kimse. tv. mıknatıslı görüntü kurgusunu gerçekleştiren kimse. Düzenleyici. Bilgisayar, sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Program kurgu sorumlusu. Biçimleyici. Yapıtı yayımlayan kişi ya da kurum. Yazı ileri müdürü.
Interviewer : Mülakatı yöneten kimse. Görüşmeyi yapan. Bir görüşmede soru çizinliği ya da görüşme kılavuzu kullanarak karşılıklı konuşma ve soru-yanıt ilişkisiyle sözlü açıklamaları yazılı bilgiye dönüştüren gözlemci, bk. soruşturucu. Görüşmeci. Bir görüşmede kendileriyle karşılıklı konuşularak bilgi alınan birey ya da birim. bk. yanıtlayıcı. Karşılıklı görüşme yapan kimse. Röportaj yapan kimse. Görüşülen. Röportajcı.
Newsboy : Gazeteci çocuk. Gazete satıcısı.
War correspondent : Savaş gazetecisi. Savaş muhabiri. Savaş haberleri yazan gazeteci. Savaş bölgesinden bildiren muhabir.
Compositor : Dizmen. Dizgici. Dizici. Mürettip.
Presser : Pres ustası.
Stringer : Takviye kirişi. Serbest çalışan gazeteci. Boyuna kiriş. Tel takan kimse (çalgı). Çatı kuşağı. Kiriş. Uçak yapısında kullanılan bir yapısal eleman. Boylama. Bir tür serbest gazeteci.
Typographer : Dizmen. Dizgici.
Reader : Okuyucu. Doçent (ingiliz ingilizcesi). Okuyan. Okutman. Antoloji. Seçki. Düzeltmen. Okuma kitabı. Okur. Doçent.
Correspondents : Yazışma yapan kimse.
Pressman synonyms : trained worker, advertiser, setter, newspaperman, typographers, typesetter, newswriter, newspaperwoman, news dealer, foreign correspondent, ironers, skilled worker, gazetteer, journo, newsagents, bookstall, legmen, journalists, pressers, bookstalls, correspondent, publisher, pressmen, news agent, intelligencer, proofreader, advertising agent, interviewers, journalist, ironer, skilled workman, newsagent, newsboys.
Pressman ingilizce tanımı, definition of Pressman
Pressman kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : One who manages, or attends to, a press, esp. a printing press. Also, one forced into the service. One of a press gang, who aids in forcing men into the naval service.

Bu kısımda Pressman kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Pressman ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Pressman anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Pressman ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.