Press forward türkçesi Press forward nedir

  • Acele etmek.
  • Hızla ilerlemek.

Press forward ingilizcede ne demek, Press forward nerede nasıl kullanılır?

Press : Sıkıştırmak. Hızlandırmak. Sıkmak. Basım yoluyla çoğaltılarak, belirli zamanlarda çıkan basmalar. Zorlamak. Acil olmak. Çabuklaştırmak. Basın. Basım. Baskı yapmak.

Forward : Ön. Küstah. Gelişmiş. Futbol, bilgisayar alanlarında kullanılır. Akıncı. Yeni adrese göndermek. Sunmak. Cüretkar. Yönlendirme yapmak. Şımarık.

Press a key : Bir tuşa basın.

Press agent : Basın danışmanı. Basın sözcüsü. Haber ajanı.

Press association : Basın kurumu. Basın birliği.

Press box : Basın tribünü. Gazeteciler locası. Basın mensuplarına ayrılan yer.

İngilizce Press forward Türkçe anlamı, Press forward eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Press forward ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Hastened : Telaşlandırmak. Acele ettirmek. Hızlandırmak. İki ayağını bir pabuca sokmak.

Buck up : Geliştirmeye çalışmak. Keyiflenmek. Neşelendirmek. Canlanmak. Neşelenmek. Çabuk olmak.

Gog : Sinema, televizyon, tiyatro alanlarında kullanılır. Gülüt. Bir skece, revüye, ya da bir eğlence gösterisine eklenen gülünçlü sözler ya da durumlar. Asıl oyunlukta yer almayan, oyuncular tarafından doğaçlamayla yaratılan ya da bu işle görevli gülütçü tarafından oyunluğun incelenmesiyle bulunan, bir görünçlüğe canlılık, neşe katan, beklenmedik gülünç durumlar.

 

Dash : Atmak. Püskürtmek. Karalamak. Fışkırtmak. Vurmak. Fırlatmak. Hızla koşmak. Hayal kırıklığına uğratmak. Darbe. Vurma.

Fly off : Fırlamak. Aniden kopmak. Uçup gitmek. Aceleyle çıkmak. Acele ile gitmek. Ayrılmak. Kopmak. Aceleyle gitmek. Kopmak (düğme).

Forge ahead : Yarışta başa geçmek. Gittikçe başarılı olmak. Yarışta en ileriye geçmek. Sağlam adımlarla ilerlemek. İlerlemek. Öne geçmek.

Bustles : Aceleyle hareket etmek. Telaşlanmak. Koşuşturma. Telaş etmek. Acele. Koşuşturmak. Telaş. Koşuşmak. Faaliyet.

Be quick : Aceleci davranmak. Çabuk olmak.

Scuttle : Delik açarak batırmak. Deniz musluğunu açıp batırmak. Hızla yürümek. Bozmak. Sıvışmak. Tüymek. Mahvetmek. (gemi) batırmak. Kaçmak.

Sweep : Tarayıcı. Silip süpürme. Temizleme. Çıkrık. Hızla ve gururla ilerlemek. Sert esmek. Tarama. Sürükleme. Kıvrım. Sürüklemek.

Press forward synonyms : hasten, bustled, bustle, get cracking, be in a hurry, drives, scuttles, drive, come along, get a move on, hastening.