Primary cosmic rays türkçesi Primary cosmic rays nedir

  • Yerin uçunyuvarına girmeyen evren ışınları.
  • Fizik alanında kullanılır.
  • Birincil evren ışınları.

Primary cosmic rays ingilizcede ne demek, Primary cosmic rays nerede nasıl kullanılır?

Primary : Primer. İlk, en yalın, en önemli olay , biçim ya da küme. örn. karmaşık tepkimeler dizgesindeki en önemli ya da en hızlı tepkime. Ana renk. Birincil. En önemli. Birinci. En başta gelen. Öncelikli. Çifyıldızlarda büyük olan yıldız. Başlıca.

Cosmic : Sınırsız. Geniş. Acunsal. Harika. Evrensel. Kozmoza ait. Engin. Kozmik.

Rays : Tırpana. Zerre. Kanat kılçığı. Işın. Işık huzmesi. Kedibalığı. Öz kedi balığıgiller. Balıklar (pisces) sınıfının, köpek balıkları (selachii) takımının, örtülü omurlular (tectospondyli) alt takımından, vücutları yassı ve geniş, göğüs yüzgeçleri büyük olup vücudun yanlarında uzanan, kuyrukları ince, bazen kuyruk yüzgeçleri bulunmayan, genellikle kuyruklarında elektrik organları bulunan, derilerinin üzeri dikenli, yumurtlayan türleri içine alan bir familya. tırpanagiller, vatoz balığıgiller. İz.

Cosmic rays : Evren ışınları. Evrenden gelip yer havayuvalarına giren yüksek erkeli parçacık ışınımına ilişkin ışın. Uzaydan devamlı olarak yeryüzüne gelen, çok yüksek enerjisi olan partiküller ve elektromanyetik radyasyon. evren ışınları. Evren ışını. Biyoloji, fizik, kimya, uzay alanlarında kullanılır. Kozmik ışınlar. Uzaydan yeryüzüne gelen çok yüksek erkeli temel tanecikler. Yeryüzü atmosferi ötesinde meydana gelen aşırı derecede yüksek nüfuz etme gücü olan ışınlar. Güneşten ve uzayın derinliklerinden geldiği sanılan, genellikle büyük erkeli yüklü parçacıklar.

 

Heavy cosmic rays : Evren'in derinliklerinden kaynaklanan ve ağır öğecik çekirdeklerinden oluştuğu bilinen ışınlar. Ağır evren ışınları.

Secondary cosmic rays : Birincil evren ışınlarının yerin, uçunyuvarında, öğecik çekirdekleri; ile etkileşimleri sonucu ortaya çıkanyeni parçacıklar. İkincil evren ışınları. İkincil elektron.

İngilizce Primary cosmic rays Türkçe anlamı, Primary cosmic rays eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Primary cosmic rays ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Acoustic absorptivity : Ses soğurganlığı. Ses emiciliği. Ses emiciliği katsayısı. Bir yüzey tarafından soğurulan ses erkesinin yüzeye vuran erkeye oranı.

Acoustic feedback : Ses geribeslemesi. Hoparlör geri beslemesi. Akustik geribesleme. Bir ses aygıtı çıktısının birazının aygıtın girdisine ulaşarak çıktıyı etkilemesi.

Abnormal reflection : Üşeryuvar (iyonosfer) katmanının dönüşül sıklığının üstündeki telsiz dalgalarının yansıması. Olağandışı yansıma.

Absorption loss : Absorpsiyon kaybı. Emme yitiği. Soğurma kaybı. Emme yitmesi. Soğurum yitimi. Bir ortamdan geçen ya da bir ortamın yüzeyinden yansıyan bir erke türünün bir kesiminin başka bir erkeye dönüşerek yitimi. Emme kaybı.

 

Accelerometer : Gösteren ve kaydeden bir cihaz (havacılık). İvmeyi ölçen. İvme ölçme aleti. İvmelenmeyi ölçen cihaz. Hızlanmayı. Doğrusal ya da dönel ivmeyi ölçme işinde kullanılan aygıt. Akselerometre. Hızlanma ölçer. İvmeyi ölçen aygıt.

Absorption band : Bir soğurum izgesinde belirtken karanlık bir kuşak. Absorpsiyon bandı. Soğurum kuşağı. Soğurma bandı.

Absorptivity : Yutma katsayısı. Bir yüzeye vuran ışınım erkesinin yüzeyce soğurulan bölüğünün ölçüsü. Bir ortamın, bu ortamın sınırlarının hiç bir etkisi olmamak koşulu ile, birim kalınlığının iç yutma çarpanı. Emme kapasitesi. Yutuculuk. Soğurma katsayısı. Emebilirlik. Emme sığası. Soğurabilirlik.

Abampere : 10 ampere eşit akım birimi. 10 amper birim. On amper. Saltık birim dizgesindeki elektrik akımı yeğinliği birimi. Saltık ampere. On amperlik çıngı cereyan birimi.

Absolute concentration : Saltık derişim. Birim oylumda bulunan özdek, erke ya da başka bir varlık tutarı; santimetre küp başına erg ya da sayı olarak verilir.

Absolute units : Saltık birimler. Temel kütle. Salt birimler. Temel birimler olarak uzunluk, zaman ve kütleyi alan birimler kümesi.

Primary cosmic rays synonyms : absolute zero, accumulation coefficient, absolute magnitude, absorptiometer, abcoulomb, absorption edge.