Primitive communial mode of production türkçesi Primitive communial mode of production nedir

  • İlkel komünal üretim biçimi.
  • İktisat alanında kullanılır.
  • Sınıfların ve sömürünün olmadığı, ortak mülkiyet ve çalışmaya dayalı üretim biçimi.

Primitive communial mode of production ingilizcede ne demek, Primitive communial mode of production nerede nasıl kullanılır?

Primitive : Basit. İlk, ilkel, özgün. Yapmacıksız ve kendi kendini yetiştirmiş ressam. İlk. Yabanıl. Kaba. Pirimitif. Önceki. Evvelki.

Mode : Mod. Tepedeğer. Makam (müzik terimi). Tel, yay, kovuk ya da dalgalı akım cevrimi gibi titreşebilen yapıların değişiksıktıkta titreşim biçimleri. Bilgisayar, fizik, kimya, gramer, veterinerlik alanlarında kullanılır. Bir dizi ya da dağılımda en yüksek sıklık gösteren ve dağılımın dizgesinde tepe noktasına karşılık olan değer. Merkezi eğilim ölçümlerinden biri olup bir dizide en sık tekrarlanan, sıklığı en yüksek olan ölçümsel değer. Üslup. Kök ve gövde durumundaki fiilin bildirdiği oluş ve kılışın; konuşan, dinleyen ya da kendisinden söz edilen şahıslar açısından ne biçimde, ne tarzda yansıtıldığını gösteren bir gramer kalıbı, bir anlatım biçimi. başladım, başlıyorsun, tatlandırmış, yuvarlanacaklar vb. türkçede kipler bildirme kipleri ve tasarlama kipleri olarak ikiye ayrılır. bunlara bk. Yol.

 

Of : -nin. -in. İle ilgili. -den övünerek bahsetmek. In. -dan. Nin. Yüzünden. -li. -nın.

Production : İmal. İnsanların, toplumun varlığı ve gelişmesi için gerekli olan nesneleri sağlamak üzere, amaçlı etkinlikleriyle özdeği değiştirmeleri işi. İstihsal. Bir hayvandan belirli bir süre içerinde elde edilen et, süt ve yumurta ve yün gibi hayvansal ürün miktarının belirlenmesinde kullanılan bir terim. Yapım. Malların biçim ve bileşiminde değişiklik yaparak ekonomik anlam ve alanda yararlı sonuçlara varma. olumlu nitelikteki malların niceliğini çoğaltma, artırma. yapımsız ya da yarı yapımlı özdeği el, makine ile işleyerek kimyasal ya da fiziksel niteliğini değiştirme. ekme ya da dikme yolu ile yeni ürün sağlama. Bir oyunun bir yönetmen önderliğinde, yeterli sayıda çalışmadan sonra seyirci önünde oynanışı. İnsanın topraktan, doğanın her türlü kaynak ve güçlerinden kendine yararlı ürünler elde etmesi, bunları işleyerek gereksinim duyduğu özdek ve nesneler durumuna koyması, çoğaltması işi. Gösteri. Sahneye koyma.

Mode of production : Üretimin örgütlenme ve yürütülme tarzı. toplumsal üretim ilişkilerinin kendine özgü biçimiyle belirlenen ve üretici güçlerin belli bir düzeyine karşılık gelen temel iktisadi örgütlenme tarzı ya da aşaması. Üretim tarzı. İktisat, sosyoloji alanlarında kullanılır. Üretim biçimi. Üretim şekli. Toplum yaşamında, insanların yaşamaları için gerekli olan şeyleri (yiyecek, içecek, barınak, iş gereçleri) elde etmelerinin tarih içinde gösterdiği türlü düzenlerden her biri.

Cost of production : İmal bedeli. İmalat maliyeti. Yapımı gerçekleştirilen nesne tutarına bu amaçla yapılan ödemeler tümünün bölünmesiyle elde olunan yapım tümdeğeri. Yapım tümdeğeri. Üretim tümdeğeri. Yapımlı mallar için bu duruma getirildikleri ana kadar ödenen paralar. Üretim maliyeti. Üretim fiyatı.

 

Primitive communial system : İlkel komünal üretim biçiminin geçerli olduğu toplum. stalin’in tanımladığı beş toplum biçiminden biri olup, sınıfların ve sömürünün olmadığı, ortak mülkiyete ve çalışmaya dayanan ilkel toplum. krş. kapitalist sistem 2, sosyalist sistem 2, köleci sistem, feodal sistem 2. İlkel komünal sistem.

Agents of production : Üretim amilleri. Emek. Üretim araçları. Üretim unsurları. Sermaye. Herhangi bir malın üretimi için gerekli olan toprak, emek, anamal ve girişimci gibi öğeler. Üretim öğeleri. Doğal kaynaklar ve girişim gibi üretim faktörleri.

Feudal mode of production : Feodal üretim biçimi. Marksist yaklaşımda toprak mülkiyetine ve toprak kölesi emeğine dayanan üretim biçimi.

Capitalist relations of production : Kapitalist üretim ilişkileri. Marksist yaklaşımda, üretim araçları mülkiyetinin kapitalist sınıfın elinde bulunduğu, emek gücünün metalaştırıldığı ve üretimin temel amacının artık değer üretimi olduğu üretim ilişkileri.

İngilizce Primitive communial mode of production Türkçe anlamı, Primitive communial mode of production eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Primitive communial mode of production ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Ability to pay principle : Ödeme gücü ilkesi. Vergilemenin bireylerin ödeme gücüne uygun bir biçimde yapılması gerektiğini ifade eden bir vergileme ilkesi. kaynağı bol olanların kamu projelerine daha fazla katkı vermesi gerektiği ilkesi.

Ability rent : Yetenek rantı. Özel yeteneklere sahip olan kişilerin üretime katkılarının üstünde elde ettikleri kazanç fazlası. krş. kıtlık rantı.

A change in individual demand : Bir tüketicinin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu bireysel istemin artması veya azalması, diğer bir deyişle bireysel istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması. Bireysel istem kayması.

Abnormal budget : Olağan bütçeden ayrı bir belge olarak hazırlanan ve kabul edilen, her yıl tekrarlanmayan ve olağanüstü nitelik taşıyan harcama ve gelirleri gösteren özel bir bütçe. Olağanüstü bütçe.

A type mutual funds : A tipi yatırım fonu. A tipi yatırım fonu ortaklığı. Ağırlıklı olarak hisse senetlerinden oluşan ve iç tüzüklerinde (esas sözleşmelerinde) asgari sınırları belirtilmek koşuluyla, portföy değerinin en az % 25’ini özelleştirme kapsamına alınan kamu iktisadi teşebbüsleri dahil türkiye’de kurulmuş ortaklıkların hisse senetlerine bağlanmış olan uzun vadeli yatırım fonu.

A group shares : A grubu hisse senedi. Şirkete sonradan ortak olanlardan farklı olarak, şirketin ilk kurucularına genellikle kara iştirak ve oy kullanmayla ilgili haklar veren ayrıcalıklı hisse senedi türü.

A change in supply : Üreticilerin mal sunumunu etkileyen fiyat dışındaki değişkenlerde ortaya çıkan değişme sonucu sunumun artması veya azalması diğer bir deyişle sunum eğrisinin sağa (aşağıya, güneydoğuya) veya sola (yukarıya, kuzeybatıya) kayması. krş. sunumun sağa kayması, sunumun sola kayması. Sunum kayması.

A shift in individual demand : Bireysel istem kayması. Bir tüketicinin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu bireysel istemin artması veya azalması, diğer bir deyişle bireysel istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması.

A shift in demand : İstem kayması. Tüketicilerin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu istemin artması veya azalması diğer bir deyişle istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması.

Abnormal budget receipts : Olağanüstü bütçe geliri. Olağanüstü bütçe harcamalarını karşılamak için, söz konusu dönemde ek harç, vergi ve borçlanma gibi yollarla elde edilen gelir.

Primitive communial mode of production synonyms : a change in demand, a pass through certificate, abolition of forced labour convention, abnormal budget expenditures, ability to pay approach, a shift in supply.