Procyclical variable türkçesi Procyclical variable nedir

  • Çevrim yanlı değişken.
  • İktisat alanında kullanılır.
  • Bir çevrimde çevrimle aynı yönde hareket eden, diğer bir deyişle çevrimin durgunluk aşamasında azalan, canlanma aşamasında ise artan değişken.

Procyclical variable ingilizcede ne demek, Procyclical variable nerede nasıl kullanılır?

Procyclical : Konjonktür yanlısı. Gelirler ve istihdamla aynı yönde hareket eden. Çevrim yanlı hareket. Konjonktür dalgalanması süresince üretim. Bir çevrimde iktisadi değişkenlerin ve/veya politikaların çevrimle aynı yönde olması. Konjonktürle aynı yönde hareket eden.

Variable : Dönek. Uyuşmazlık. Bilgisayar, eğitim, ekonomi, fizik, kimya, iktisat, sosyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Değişen. Çeşitli değerler alabilen bir nicelik ya da çeşitli altbölüm ve seçenekleri olan bir nitelik. Bir fonksiyonel ilişkide değişik değerler alabilen nicelikler. krş. açıklayıcı değişken, bağımlı değişken. Değişkenlik. Değişen şey. Bir işlevin bağlı olduğu niceliklerden her biri. Karakter veya faktör yerine genel anlamda kullanılan bir terim.

Procyclical policy : Bir çevrimde çevrimle aynı yönde uygulanan, diğer bir deyişle çevrimin durgunluk aşamasında daraltıcı, canlanma aşamasında ise genişletici politika. Çevrim yanlı politika.

 

Answer variable : Bağımlı değişken. Cevap değişkeni.

Antecedent variable : Önceleyen değişken. Aralarında bağıntı olduğu gözlenen iki değişkenden, nedensel sıra düzeni içinde ötekinden önce gelen ya da bağımsız durumda olan değişken, bk. aracı değişken.

Binary choice variable : İkili seçim değişkeni.

İngilizce Procyclical variable Türkçe anlamı, Procyclical variable eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Procyclical variable ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Ability rent : Yetenek rantı. Özel yeteneklere sahip olan kişilerin üretime katkılarının üstünde elde ettikleri kazanç fazlası. krş. kıtlık rantı.

Abnormal budget : Olağanüstü bütçe. Olağan bütçeden ayrı bir belge olarak hazırlanan ve kabul edilen, her yıl tekrarlanmayan ve olağanüstü nitelik taşıyan harcama ve gelirleri gösteren özel bir bütçe.

Abnormal budget expenditures : Olağanüstü bütçe gideri. Olağanüstü bütçenin giderleri.

A pass through certificate : Tutsat senedi. Taşınmaz rehniyle sağlanmış bir kişisel alacak karşılığında alacak sahibi finansal kurum tarafından çıkarılan değerli kağıt.

Abnormal budget receipts : Olağanüstü bütçe geliri. Olağanüstü bütçe harcamalarını karşılamak için, söz konusu dönemde ek harç, vergi ve borçlanma gibi yollarla elde edilen gelir.

A group shares : Şirkete sonradan ortak olanlardan farklı olarak, şirketin ilk kurucularına genellikle kara iştirak ve oy kullanmayla ilgili haklar veren ayrıcalıklı hisse senedi türü. A grubu hisse senedi.

A shift in individual demand : Bir tüketicinin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu bireysel istemin artması veya azalması, diğer bir deyişle bireysel istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması. Bireysel istem kayması.

 

A change in supply : Sunum kayması. Üreticilerin mal sunumunu etkileyen fiyat dışındaki değişkenlerde ortaya çıkan değişme sonucu sunumun artması veya azalması diğer bir deyişle sunum eğrisinin sağa (aşağıya, güneydoğuya) veya sola (yukarıya, kuzeybatıya) kayması. krş. sunumun sağa kayması, sunumun sola kayması.

Ability to pay approach : Bireylerin, devlet harcamalarının finansmanına, elde ettikleri gelir düzeyiyle orantılı olarak vergilendirilmeleri yoluyla katılmalarını ifade eden ve adam smith tarafından geliştirilen vergileme yaklaşımı. krş. yararlanma yaklaşımı. Güç yaklaşımı.

A shift in supply : Üreticilerin mal sunumunu etkileyen fiyat dışındaki değişkenlerde ortaya çıkan değişme sonucu sunumun artması veya azalması diğer bir deyişle sunum eğrisinin sağa (aşağıya, güneydoğuya) veya sola (yukarıya, kuzeybatıya) kayması. krş. sunumun sağa kayması, sunumun sola kayması. Sunum kayması.

Procyclical variable synonyms : a change in demand, a shift in demand, abolition of forced labour convention, a change in individual demand, ability to pay principle, a type mutual funds.