Product differentiation türkçesi Product differentiation nedir

  • İktisat alanında kullanılır.
  • Mal farklılaştırması.
  • Tekel piyasasında firmanın ürettiği malı sanal, özsel veya biçimsel olarak farklılaştırarak farklı fiyatlardan sattığı üçüncü derece fiyat farklılaştırması türü. bk. biçimsel mal farklılaştırması, özsel mal farklılaştırması, sanal mal farklılaştırması.

Product differentiation ingilizcede ne demek, Product differentiation nerede nasıl kullanılır?

Product : Çarpım. Sonuç. Meyve. Bir öğretim etkinliği sonunda öğrencilerin başarı durumlarına göre elde edilen sonuç. Netice. Mahsul. Eğitim, iktisat, ekonomi, veterinerlik alanlarında kullanılır. Bileşke. Verim. Hasıla.

Differentiation : Diferensiyasyon. Fark. Farklılaşım. Ayrım. Türev. Hücre farklılaşması. Ayırım. Türevleme. Diferansiyasyon. Ayırt etme.

Essential product differentiation : Tekelci rekabet veya farklılaştırılmış azel piyasalarında üretiminde farklı aramalları ve/veya üretim teknikleri kullanılarak malların farklılaştırılması. krş. biçimsel mal farklılaştırması, sanal mal farklılaştırması. Özsel mal farklılaştırması.

Functional product differentiation : İşlevsel mal farklılaştırması. Tekelci rekabet veya farklılaştırılmış azel piyasalarında bir markaya özgü olsun veya olmasın malın bir özelliğinin öne çıkarılarak diğer marka mallardan farklılaştırılması.

 

Horizontal product differentiation : İşlevleri aynı olduğu halde tüketici tercihlerine göre malların model, desen, renk, tasarım ve satış yeri gibi özellikleri itibariyle farklılaştırılması. krş. dikey mal farklılaştırması. Yatay mal farklılaştırması.

Vertical product differentiation : Fiyatları aynı olduğu halde malların kalite yönünden farklılaştırılması. krş. yatay mal farklılaştırması. Dikey mal farklılaştırması.

İngilizce Product differentiation Türkçe anlamı, Product differentiation eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Product differentiation ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

A shift in individual demand : Bir tüketicinin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu bireysel istemin artması veya azalması, diğer bir deyişle bireysel istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması. Bireysel istem kayması.

A pass through certificate : Tutsat senedi. Taşınmaz rehniyle sağlanmış bir kişisel alacak karşılığında alacak sahibi finansal kurum tarafından çıkarılan değerli kağıt.

Abolition of forced labour convention : Zorla ya da zorunlu çalıştırmanın herhangi bir biçiminin siyasal zorlama ve eğitme, siyasal ya da ideolojik görüşlerin açıklanması nedeniyle cezalandırma, işgücünü harekete geçirme, çalışma disiplinini sağlama, ayrımcılık ve işbırakımını, katılanları cezalandırma aracı olarak kullanılmasını yasaklayan, 1957 yılında kabul edilen temel uluslararası çalışma sözleşmelerinden birisi. Zorla çalıştırmanın yasaklanması sözleşmesi.

 

A change in supply : Üreticilerin mal sunumunu etkileyen fiyat dışındaki değişkenlerde ortaya çıkan değişme sonucu sunumun artması veya azalması diğer bir deyişle sunum eğrisinin sağa (aşağıya, güneydoğuya) veya sola (yukarıya, kuzeybatıya) kayması. krş. sunumun sağa kayması, sunumun sola kayması. Sunum kayması.

Abnormal budget : Olağan bütçeden ayrı bir belge olarak hazırlanan ve kabul edilen, her yıl tekrarlanmayan ve olağanüstü nitelik taşıyan harcama ve gelirleri gösteren özel bir bütçe. Olağanüstü bütçe.

A change in individual demand : Bireysel istem kayması. Bir tüketicinin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu bireysel istemin artması veya azalması, diğer bir deyişle bireysel istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması.

Abnormal budget receipts : Olağanüstü bütçe geliri. Olağanüstü bütçe harcamalarını karşılamak için, söz konusu dönemde ek harç, vergi ve borçlanma gibi yollarla elde edilen gelir.

Ability to pay principle : Vergilemenin bireylerin ödeme gücüne uygun bir biçimde yapılması gerektiğini ifade eden bir vergileme ilkesi. kaynağı bol olanların kamu projelerine daha fazla katkı vermesi gerektiği ilkesi. Ödeme gücü ilkesi.

A group shares : A grubu hisse senedi. Şirkete sonradan ortak olanlardan farklı olarak, şirketin ilk kurucularına genellikle kara iştirak ve oy kullanmayla ilgili haklar veren ayrıcalıklı hisse senedi türü.

Product differentiation synonyms : differentiation of products, a type mutual funds, ability to pay approach, ability rent, abnormal budget expenditures, a shift in supply, a change in demand, a shift in demand.