Professional player türkçesi Professional player nedir

  • Geçimini ayaktopu oyunundan sağlayan ve bağlı bulunduğu kulüpten aldığı belirli ücret karşılığı ayaktopu oynayan oyuncu.
  • Uğraşman oyuncu.
  • Futbol alanında kullanılır.

Professional player ingilizcede ne demek, Professional player nerede nasıl kullanılır?

Professional : Mesleki. Profesyonel. Azimli. Meslekten yetişme. Mütehassıs. Fikir işçisi. Para için yapan. Kararlı. Uzman. Para için yapan kimse.

Player : Oyuncu. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Bir oyun kişisini, bilgisi, tekniği ve yaratışı ile canlandıran ya da gösteren sahne sanatçısı. oyun oynama eyleminde bulunan sanatçı. Aygıt. Kumarbaz. Çalgı çalan kimse. Aktör. Oyunluktaki belli kişiyi canlandırma işini yapan kimse. oynamak işini gerçekleştiren kişi. Çalan kimse. Çalgıcı.

Professional accountant : Erkin olarak kendi başına ve adına çalışan sayışman. Erkin sayışman. Profesyonel muhasip. Meslekten muhasebeci. Serbest muhasip. Serbest muhasebeci.

Professional actor : Uğraştan oyuncu. Oyunculuk eğitiminden geçmiş, meslek olarak oyunculuğu seçmiş, yaşamını oyunculukla kazanan erkek ya da kadın oyuncu.

Professional camera : Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Uğraşman sinemacıların kullandığı, geliştirilmiş ve çapraşık yapılı alıcı çeşidi. Tecimsel sinema alıcısı.

 

Professional chambers : Meslek odaları. Meslek odası. Ticaret ve sanayi alanlarında etkinlikte bulunanları aynı çatı altında toplayan kuruluş.

İngilizce Professional player Türkçe anlamı, Professional player eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Professional player ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Centre : Merkezde toplanmak. Ortaya almak. Ortaya koymak. Orta. Ortada olmak. Odak. Açık oyunculardan birinin topu kale ağzında duran arkadaşlarına havadan yollamak için yaptığı vuruş. Merkeze yerleştirmek. Santra. Göbek.

Centre spot : Orta çizginin tam ortasında bulunan orta yuvarlağın özeği. (başlama vuruşlarında top bu noktanın üzerine konur.). Santra. Orta nokta.

Centre kick : Oyunun ikinci dönemine başlarken ya da savılardan sonra orta çizgi üzerinden yapılan vuruş. Orta vuruşu.

Amateur player : Amatör futbolcu. Sporu herhangi bir çıkar düşünmeksizin, salt sevgisinden ötürü yapan oyuncu. Özengen oyuncu.

Candidate : Sınava giren kimse. Namzet. Ulusal ya da karma takımlarda oynatılmak üzere türlü takımlardan seçilen oyuncular. Talip. Aday. Namzetlik.

Charge with the body : Çarpmak. Karşı oyuncuya, iki ayağı yerden kesmeden, gövdenin bütün ağırlığı ile yüklenmek.

Bounce up : Kimi nedenlerle hakemce durdurulan oyunu yeniden başlatırken hakemin topu eliyle yere bırakarak oyuna sokması. Hakem atışı.

Centre flag : Ayaktopu alanının orta çizgisinin iki yanında bulunan gönderlerin üzerindeki bayrak. (bu bayraklar, uzaktan orta çizgiyi gösterir.). Orta bayrağı.

Backheel : Ayağın toparlakça olan alt bölümü ile yapılan vuruş. Topuk vuruşu.

Backheel pass : Topukla aktarmak. Topuk pası. Topu, topuk vuruşu ile takım arkadaşına aktarmak.

Professional player synonyms : central disciplinary committee, centre forward, committee of organisation, back scissors kick, bali, attacking game.