Programmed türkçesi Programmed nedir

  • Bağdarlamalanmış.
  • Programlı.
  • Bağdarlamalı.
  • Programlanmış.

Programmed ile ilgili cümleler

English: The program was programmed by programmers.
Turkish: Program, programcılar tarafından programlandı.

English: I thought you might be interested in trying some of these games I programmed.
Turkish: Programladığım bu oyunlardan bazılarını denemekle ilgilenebileceğini düşündüm.

Programmed ingilizcede ne demek, Programmed nerede nasıl kullanılır?

Programmed cell death : Apoptozis. Programlı hücre ölümü. Programlanmış hücre ölümü.

Programmed check : Programlı denetim. Bağdarlamalı denetim.

Programmed control : Programlı denetim. Bilgisayar kontrollü. İzlenceli denetim.

Card programmed calculating : Kart programlı hesaplama.

Deprogrammed : Kötü bir etkiden kurtulmak. Yeni bir eğitim vermek. Kötü bir alışkanlığı bırakmak. Yeniden eğitmek.

Programme credit : Program kredisi. Hükümetlerin uluslararası bir finansman kuruluşundan ya da bir başka hükümetten aldıkları, kullanımı belli bir projenin finansmanı ile sınırlandırılmamış olan ve genellikle ödemeler bilançosu açıklarının kapatılmasına veya kalkınmanın finansmanına yönelik bir dış kredi türü.

Preprogrammed : Önceden programlanmış.

Programme input : İzlence girdisi. Verileri bilgisayarda işlemek üzere saptanmış izlence uyarınca işletece kendi diliyle çeşitli biçimlerde gerekli bilgileri veren tanıtma, tanım, denetim ve işlem yazımlarının tümü.

 

Programme filler : Destekleyici izlence. Bir sinema izlencesinde baş filmin yanı sıra gösterilmek üzere hazırlanan ikinci derecede film ya da filmlerden oluşan izlence. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır.

Basel programme : Basel programı.

İngilizce Programmed Türkçe anlamı, Programmed eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Programmed ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Curriculum : Eğitim programı. Öğretim bağdarlaması. Öğretim programı. Müfredat programı. Koyak. Müfredat bağdarlaması. Bir okulu bitirmek ya da bir alanda uzmanlaşmak için okunması gereken ders ve konuları kapsayan program. öğretilmesi istenilen ders ya da konuların amaçlar, yönergeler ve ders gereçleri ile birlikte sıralı olarak düzenlenmesi sonucu ortaya çıkan kılavuz. öğrencilere bir plana göre kazandırılması istenilen öğrenim yaşantılarının tümünü içine alan program. Dersler. Müfredat. Öğretim izlencesi.

Crash course : Yoğun kurs. Yoğun program. Hızlandırılmış veya yoğun ders programı.

Schedule : Çizelgelemek. Programlamak. Tarifeye geçirmek. Bilgisayar, ekonomi alanlarında kullanılır. Plan. Tarifeye yazmak. Takvim belirlemek. Zaman çizelgesi. Planlamak. Zamanlamak.

Course of study : Kolej veya üniversite öğrencisi tarafından seçilen ana konu. Bir dizi derste verilen eğitim. Akademik dersler programı. Müfredat programı. Başlıca.

Systematical : Yöntemli. Sistemli. Sistematik. Düzenli.

 

Program : Bir tiyatronun oynadığı oyunları, rol dağılımını, yazarları ve başka bilgileri veren, bazen tiyatro üzerine çeşitli yazıları kapsayan gösteri dergisi. Gösteri. Planlamak. Program. Bir işlemi ana mantık komutlarına indirgeyip bilgisayara verilecek duruma getirme. İzlence dergisi. İzlence. Bir oyunu, oyunun yazarını, oyuncuları ve tasarımcıları seyirciye tanıtmada kullanılmak üzere basılan izlence. Programlama. Oyun izlencesi.

Information : Bili. Bilgi edinme. İlmi vukuf. Bilgi. Bildirme. Malumat. Enformasyon. Bilgi işlemde, kullanılan uzlaşımsal kurallardan yararlanarak kişinin veriye yönelttiği anlam. bk. veri. Danışma. İstihbarat.

Info : Bilgi için. Bilgi. Haber.

Syllabus : Yıllık plan. Ders özeti. Müfredat bağdarlaması. Öğretim bağdarlaması. Öğretim izlencesi. Öğretmenin bir öğretim yılı süresince ders vermekle yükümlü bulunduğu sınıflarda, program uyarınca belli üniteleri ya da konuları hangi aylarda, yaklaşık olarak ne kadar zamanda işleyeceğini gösteren ve öğretmence hazırlanarak ders yılı başında okul yönetimine verilen çalışma planı. Karara bağlanmış dosyaya eklenen not. Liste. Program.

Programmed synonyms : crash program, reading program, degree program, programed, crash programme, softwired, course of lectures.

Programmed zıt anlamlı kelimeler, Programmed kelime anlamı

Hardware : Hırdavat. Bilgisayar donanım sistemi. Donanım. Nalbur. Silah. Aksam. Teçhizat. Gereç. Hırdavatçı dükkanı. Bilgisayar sistemindeki elektronik ve mekanik araçlar.

Object program : Amaç program. Bilgisayar, bilişim alanlarında kullanılır. Bir izlenceleme dilinde yazılmış kaynak izlencenin derlenmesiyle elde edilen izlence. Amaç izlence. Nesne programı.

Source program : Bir çevirici ya da derleyici aracılığıyla amaç izlenceye dönüştürülmesi gereken, dolayısıyla doğrudan uygulanma olanağı bulunmayan deyimlerden oluşan izlence. Kaynak bağdarlama. Kaynak izlence.