Progressives türkçesi Progressives nedir

  • İlerici.
  • İleri giden.
  • İlerleyici.
  • İlerleyici (hastalık).
  • Terakkiperver.
  • İlerleyen.
  • Yenilikçi.
  • İlerlemiş.
  • İleri düşünceli kimse.
  • Tedrici.

Progressives ingilizcede ne demek, Progressives nerede nasıl kullanılır?

Progressive aging : İlerleyici yaşlanma. İlerleyen yaşlanma.

Progressive assimilation : İlerleyici benzeşme. Kelime içinde yanyana bulunan ünsüzlerden öncekinin kendinden sonrakini etkileyerek boğumlanma niteliği bakımından kısmen veya tamamen kendisine benzetmesi olayı: işçi, balcı, askı, eski, bitki, yetki, sözcü, gözcü yanında yaygı, kaygı, vergi, attan, ağaçtan, elden, evden vb. benzeşme olayı ağızlarda yaygındır. türü bakımından ilerleyici yarı benzeşme ve ilerleyici tam benzeşme olmak üzere ikiye ayrılır. || ilerleyici tam benzeşme: anlamak > annamak, dinlemek > dinnemek, şemsiye > şemşiye, yanlış > yannış vb. || ilerleyici yarı benzeşme: düğümlenmek > düğümnenmek, kimler > kimnbe, mumlu > mumnu, anlatmış > annatmış vb. || ilerleyici benzeşme, ünlü uyumu kurallarına bağlı olarak bazen kaynaşmış birleşik kelimelerde, ünlülerde de görülür. hay demek > haydamak, bir az > birez, yalın öz > yalınız > yalnız, kıl ibrik > kılıbık, sekiz on > sekizen > seksen vb. karşıtı gerileyici benzeşme'dir. bk. benzeşme. İlerletici benzeşim.

 

Progressive download source filter : Gelişimsel yükleme kaynak süzgeci. Gelişimsel indirme kaynak süzgeci.

Progressive education : İlerici eğitim. On dokuzuncu yüzyılın sonlarında birtakım avrupa ülkeleri ilea.b.d.'nde biçimciliğe ve gelenekçiliğe karşı gelişmiş, ileri eğitim derneği' nin çabaları sonucu giderek etkisini arttırmış olan bir eğitim akımı.

Progressive hemorrhagic myelomalacia : Progresif kanamalı miyelomalasi. Genellikle travmayı takiben oluşan, omuriliğin intramedüller kanalında aşağı veya yukarı yönde ilerleyen kanamalarla ve infartüslerle belirgin patolojik değişim, hematomiyeli.

Progressive method : İlerlemeli yöntem.

Central progressive retinal atrophy : Merkezi ilerleyici retina atrofisi. Köpeklerde retinanın pigment epitelinde lipopigmentlerin birikimi ve epitelin hiperplazisiyle belirgin patolojik değişim. özellikle, yaşlı av ve sürü köpeklerinde görülür.

Progressive paralysis : İlerleyici felç.

Progressive myelinopathy : Muray-grey ırkı sığırlarında; klinik olarak eş güdüm bozukluğu, mikroskobik olarak da beyin ve omurilikte bakışımlı miyelin yetersizliği, beyin, beyincik ve omurilikteki sinir hücrelerinde dejenerasyonla belirgin kalıtsal hastalık. İlerleyici omurilik miyelinopatisi.

Progressive taxation : Artan oranlı vergilendirme. İleri vergi-artırımlı vergi. Vergiye temel alınan niceliğin artmasıyla vergi oranı da artan vergileme dizgesi. Kademeli vergilendirme. İleri düzeyde vergilendirme.

İngilizce Progressives Türkçe anlamı, Progressives eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Progressives ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Ameliorator : Yenileyici. Düzelten kimse.

Progressive : Gelişimsel. Gelişen. Bir yaşından büyük şarole ırkı sığırlarda vücut kaslarında eş güdüm bozukluğu, baş bölgesinde titreme, saldırgan davranışlar ve ayağa kalkamamayla belirgin kronik seyirli kalıtsal hastalık, şarole sığırlarında ilerleyici ataksi, progresif ataksi. Progresif ataksi.

Onward : İleriye. İleride. Bu yana. Beri. İleriye doğru giden. İleri. İleriye doğru. İndiana eyaletinde yerleşim yeri.

Gone : Heyecanlı. Geçmiş. Ümitsiz. Hamile. Mahvolmuş. Ölmüş. Yok olmuş. Kayıp. Sevdalanmış. Bozuk.

Coming : Önümüzdeki. Gelecek (ay, yıl). Zuhur. Gelmekte olan. Gelecek. Geliş. Yaklaşma. Gelme. Varış. Yaklaşan.

Avant garde : The vanguard (öncü kuvvet) (fransızca). Yenilik yaratan. Bir ordunun öncü birliği. Geleneksel tiyatrodan ayrılan, kuruluş ve anlatım yönünden yenilikler getirmek isteyen oyun. Öncü oyun. Avangart. Avangard. Öncü.

Acutest : Zeki. Şiddetli. Aşırı. Güçlü. Akut. Sivri. Keskin. Ağır. Dar (açı).

Gradual : Yavaş yavaş. Yavaş. Aşamalı. Kademeli. Derece derece. Yavaş yavaş olan. Derece derece olan.

Forward : İleri. Gelişmiş. Göndermek. İleriye yönelik. Öndeki. Akıncı. İletmek. Ön. Yönlendirme yapmak. Yollamak.

Progressives synonyms : reform minded, innovational, past cure, booming, far forth, iconoclastic, liberal, advanced, state of the art, passing, proceeded, innovative, bandersnatch, modernised, advancing, innovator, modernists, far, reformist, go ahead, modern, graduals, modernized, receptive, oncomings, developing, progressist, forward moving, innovatory, hipster, innovators, improver, improvers.

Progressives zıt anlamlı kelimeler, Progressives kelime anlamı

Nonindustrial : Sınai olmayan. Endüstriyel olmayan. Sanayi dışı. Sanayi harici.

Backward : Çekingen. Kendinden emin olmayan. Geçmişe yönelmiş. Geç. Ters. Başlangıca yönelmiş. Geri geri. Yavaş öğrenen. Geri kalmış. Geriye.

Regressive : Azalan oranlı. Regresif. Geriye giden. Geriletici. Gerileyen, bir hastalık sürecinin şiddetinin azalması. Tepki oluşturan (dümen vb.). Geriye yönelik. Gerileyici. Gerileyen.

Progressives antonyms : conservative.