Prohibitive türkçesi Prohibitive nedir

  • Satın alınamayacak kadar yüksek(fiyat).
  • Fahiş.
  • Satın alınmasını imkansız kılan yükseklikteki (fiyat).
  • Yanına varılmaz (fiyat).
  • Himaye edici.
  • Engelleyici.
  • Yasaklayıcı.
  • Yasak kabilinden.

Prohibitive ingilizcede ne demek, Prohibitive nerede nasıl kullanılır?

Prohibitive customs duties : Yasaklayıcı gümrük vergisi. Bir malın dışalımını durdurmak amacıyla uygulanan ve dışalım malının fiyatını yurtiçinde üretilen dışalımı ikame eden malların fiyatının üzerine çıkaran çok yüksek oranlı gümrük vergisi.

Prohibitive dutles : Koruma. Yerli yapım ve tarım çalışmalarını dış etkenlerden korumak amacıyla yabancı mallara elverişli giriş yasağı koyma, ya da girişleri olanlardan ağır gümrük vergisi alma.

Prohibitive duty : Yabancı malların girişini güçleştirmekle kalmayıp, onu olanaksız duruma getirecek düzeyde yüksek gümrük vergileri. Engelleyici gümrük vergileri. Engelleyici gümrük vergisi. Yasak gümrüğü.

Prohibitive marks : Koruyucu markalar. Asıl markayı koruma amacı ile kütüğe yazdırılan benzer markalar (arçelik markasının yanında benzer markaların yazdırılması: akçelik, ançelik, atçelik, apçelik gibi).

Prohibitive neuron : Engelleyici nöron. Renshaw hücresi.

Prohibiting : Olanak vermemek. Yasaklamak. Menetmek. Yasak etmek. Önüne geçmek. Engel olmak. Önlemek. Yasaklama.

 

Prohibition of forced working : Zorla çalıştırma yasağı. Anayasa ve iş yasasında belirtilen dayanaklara göre kişinin ve işçinin zorlama yolu ile çalıştırılmaması.

Prohibition of incest : Yakınlararası cinsel ilişki yasağı. Her toplumun kendi anlayışına göre, dirimbilimsel akraba olarak nitelediği erkekle dişi arasındaki evlilik ve evlilik dışı ilişkileri yasaklaması, bk. sililiksizlik, dirimbilimsel akraba, krş. sakınma. Dar anlamda bacı kardeş, geniş anlamda kandaş ya da hısım akraba arasındaki cinsel ilişki ve evlenme yasağı. Sililiksizlik yasağı.

Prohibition of stopping : Durma yasağı.

Prohibition of discrimination : Ayrımcılık yasağı.

İngilizce Prohibitive Türkçe anlamı, Prohibitive eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Prohibitive ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Exorbitant : Çok fazla. Had safhada. Aşırı. Aşırı yüksek. Sınırı aşan. Haddi aşan. Kazık. Fahiş (fiyat). Aşırı derecede.

Stiffest : İçkili. Aşırı yüksek. Yoğun. Zor. Çetin. Zoraki. Dik. Koyu. Kati.

Hamperer : Önleyici. Engel olan veya zorlaştıran kişi veya nesne.

Hindering : Engelleme. Sonraya kalmak. Engellemek. Alıkoymak. Engel olmak. Aksamak. Aksatmak.

Hurdler : Engelli koşucusu. Engelli yarış binicisi. Engelci. Maniacı. Engelli koşu yarışçısı. Engelli koşuya katılan yarışmacı.

Disruptiveness : Yıkıcılık. Yarıcılık. Ara bozuculuk. Rahatsızlığa sebep olma. Hasar verici. Rahatsızlık vermeye eğilimli. Parçalayıcılık. Bölücülük. Bozuculuk.

Drastic : Şiddetli. Güçlü. Sert. Kesin. Drastik. Zorlayıcı. Esaslı. Pek etkili. Etkili.

 

Hampering : Zorluk çıkarmak. Engelleyen. Köstek olmak. Engellemek. Aksatmak. Engel olmak.

Steeper : Daha dik. Dik. Dik (yüzey vb). İnanılmaz. Aşırı. Yalçın. Abartılı. Sarp.

Impeditive : Emri. Amir. Zorunlu. Emir. Mecburi. Evliliğe engel olucu.

Prohibitive synonyms : vetoer, inhibitory, fancy, prohibiter, prohibitory, frustrative, deterrent, frustrating, proscriptive, blockers, inflated, protective, impedient, extortionate, interdictory, excessive, injunctive, prohibitor, stiffer, deterrents, exaggerated, inhibitive, out of sight, stiff, interdictive, hurdlers, preventive, fanciest, preventative, interdictor, restraining, vetoers, disincentive.

Prohibitive zıt anlamlı kelimeler, Prohibitive kelime anlamı

Permissive : Serbest. Müsamahakar. Liberal. Seçmeli. İzin verici. İzin veren. Aşırı hoşgörülü. Aşırı müsaadekar. Hoşgörülü. İsteğe bağlı.

Prohibitive ingilizce tanımı, definition of Prohibitive

Prohibitive kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : As, a tax whose effect is prohibitive. Prohibitory. That prohibits.