Propitiated türkçesi Propitiated nedir

Propitiated ingilizcede ne demek, Propitiated nerede nasıl kullanılır?

Propitiate : Yatıştırmak. Teskin etmek. Gönlünü almak.

Propitiates : Yatıştırmak. Teskin etmek. Gönlünü almak.

Propitiating : Gönlünü almak. Teskin etmek. Yatıştırmak.

Propitiation : Teskin etme. Tövbe etme. Teskin. Yatıştırma. Gönlünü alma. Kefaret.

Propitiative : Yatıştırıcı.

Unpropitiously : Elverişsiz bir şekilde. Bağışlayıcı olmayan bir şekilde. Faydalı olmayan bir şekilde. Zararlı bir şekilde. Cömert olmayan bir şekilde.

Propitiatory : Yatıştırıcı. Teskin edici.

Propitiously : Uygun olarak.

Propitious : Uğurlu. Uygun. Müsait. Ümitli. Cömert. Elverişli. Avantajlı. Merhametli. Hayırlı. Bağışlayıcı.

The propitious moment : Eşref saati. En uygun zaman.

İngilizce Propitiated Türkçe anlamı, Propitiated eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Propitiated ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Coax : Tatlı sözle kandırmak. Kandırmak. Dil dökmek. Gönlünü etmek. Dil dökerek elde etmek. Tatlılıkla ikna etmek. Tatlılıkla elde etmek. İkna etmek. Gönlünü yapmak.

Make up : Düzmek. Ödemek. Uydurmak. İcat etmek. Boyanmak. Oluşturmak. Oyuncuların rollerine uygun biçimde yüz anlatımlannı değiştirmek amacıyla yüzlerini boyamaları işlemi. Sallamak. Toplamak. Makyaj yapmak.

 

Conciliates : Gönlünü yapmak. Barıştırmak. Kazanmak. Uzlaştırmak. Dostluğunu kazanmak.

Abated : Azaltmak. Azalmak. Hafiflemek. Dindirmek. Kısılmış. Azaltılmış. (bir haberin veya yayının) çıkmasını yasaklamak (hukuk terimi).

Attemper : Dindirmek. Tavlamak. Dengelemek (ısı). Yumuşatmak. Uydurmak. Sertliğini gidermek.

Alleviating : Dindirmek. Bastırmak. Hafifletmek. Azaltmak.

Abates : Ceza indirimi yapmak. Hafiflemek. Dinmek. Dindirmek. Hafifletmek. Çekilmek. Azaltmak. Azalmak. (bir haberin veya yayının) çıkmasını yasaklamak (hukuk terimi). Eksilmek.

Alleviates : Yüreğine su serpmek. Hafifletmek. Bastırmak. Azaltmak. Hafiflemek. Azalmak. Kısmen gidermek. Dindirmek.

Lulled : Uyutmak. Uyuşturmak. Rehavete kapılmak. Rahata düşmek. Geçici bir sessizlik olmak (konuşmada). Yatışmak. Uyuşmak. Hareketsizleştirmek.

Assuaged : Bastırmak. Hafifletmek. Dindirilmiş. Dindirmek.

Propitiated synonyms : alleviated, settle, appease, alleviate, allays, allayed, calmest, appeases, blandishes, becalm, patch up, lull, attempered, blandished, lulls, calmed, conciliated, atone for, conciliate, abate, blandishing, abating, atone, reconcile, coaxes, lulling, atones, calmer, calm, conciliating, assuage, calms, allay.