Propulsion türkçesi Propulsion nedir

Propulsion ingilizcede ne demek, Propulsion nerede nasıl kullanılır?

Electric propulsion : Elektrikle yürütme. Elektrikle işletme. Elektrikle işleme.

Jet propulsion : Jetli sürüş. Jet tepkisiyle hareket. Jet sevki. Jet ile çalıştırma. Jet tahriki. Jetle çalıştırma. Tepkili çalıştırma. Tepkili itme. Jet itişi. Tepki ile tahrik.

Self propulsion : Özitme.

Propulsive : Tahrik veya itici güce sahip olan. Tahrik edici. Sevk. İtici. Yürütücü. Çalıştırıcı.

Propulsive force : İtici güç.

Propulsive jet : Tahrikli jet.

İngilizce Propulsion Türkçe anlamı, Propulsion eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Propulsion ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Projection : Kristal cisimlerinin, kristal fiziksel özelliklerini (yüzeyler, kenarlar, kuşak bağıntıları, optik özelliklerle biçim ilişkileri), bir düzlem üzerine yansıtma. Bilinen verilere dayanarak bir ölçüm değerinin gelecekte ya da geçmişteki değerini kestirme yordamı. Işıklı bir kaynaktan sahneye, sahne üstüne, bir ekrana ya da perdeye yansıtılan resim ya da yazı. Atış. Çıkıntı. Bilgisayar, ekonomi, fizik, tiyatro, sosyoloji, jeoloji alanlarında kullanılır. Öznel bir yaşantıyı dış dünyaya bağlama; örneğin bireyin bir nesne, kişi ya da toplumsal kümede tasarladığı nitelikleri, duyguları ya da tutumları gerçekten varmış gibi düşünmesi. Bir ışık kaynağından çıkan ışınlar yoluyla aygıta sürülen diyapotifizin görüntüleme eylemi. 2 -bu yolla oluşan görüntü. Tasarım. Gösterim.

 

Wheeling : Yön değiştirme. Tekerlekli bir şeyi itmek. Dönmek. Pedal çevirmek. Araba ile götürmek. İllinois eyaletinde yerleşim yeri. Yuvarlanmak. Batı virginia eyaletinde şehir. Çark etmek. El arabasıyla götürmek.

Drive : Zorlamak. Bir oyuncunun, topla ilerlerken ya da dururken, savunan tarafın bıraktığı boşluklardan sepete doğru birden dalışı. Çalıştırmak. Topu elinde bulunduran oyuncunun karşı takım savunma katında gördüğü bir açıklıktan çembere doğru giriş yapması. Sürmek. Kullanmak. Topla giriş. Kuvvet. Dürtü. Topu genellikle arka çizgi yakınlarına düşürecek biçimde ve topa gidiş yönünde bir dönme hareketi vererek yapılan vuruş.

Fomentations : Teşvik. Sıcak kompres. Kışkırtma. İsteklendirme.

Excitations : Uyarım. İkaz. Heyecanlandırma. Uyarma. Çıkış. Uyarı. Eksitasyon. İkaz etme.

Jabs : Saplama. Batırmak. Şırınga. Dürtmek. Yumruk. İtmek. Saplamak. Batırma. İğne.

Impetus : Enerji. Şiddet. Güç. Dürtü. Uyarı. Yüreklendirme. Zor. Teşvik. Saik.

Launching : Faaliyete geçme (şirket vb). Başlama. Bir filmin oynatılmak üzere piyasaya çıkarılması. Yayınlama. Fırlatma. Yüzdürme. Denize indirme. Suya indirme. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Koyulma.

 

Implementation : Yürürlüğe koyma. Yerine getirme. Tamamlama. Yaşama geçirme. Gerçekleştirme. Uygulama. İcra etme. Tasarımı yapılmış herhangi bir dizgeyi işletime hazır duruma getirme.

Actuation : İşletme. Aktivasyon veya etkinleştirme. Çalıştırma. Gerçekleşme. Harekete geçirme.

Propulsion synonyms : nuclear propulsion, forcing out, human action, reaction propulsion, human activity, jump, driving, instigation, expeditions, act, excitement, lob, dribble, forwarding, carrying out, motor, pulling, jumping, shooting, excitation, propellant power, lift, jog, fomentation, thrust, ejection, force, agitations, impetuses, conveyance, consignment, throw, dispatch.

Propulsion ingilizce tanımı, definition of Propulsion

Propulsion kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : The act driving forward or away. As, steam propulsion. The act or process of propelling.