Pros türkçesi Pros nedir

  • Lehtekiler.

Pros ile ilgili cümleler

English: Criminal law, also known as penal law, involves prosecution for an act that has been classified as a crime.
Turkish: Ceza hukuku, ceza yasası olarak da bilinen, bir suç olarak sınıflandırılmış olan bir hareket için takibat gerektirir.

English: Ali should be prosecuted.
Turkish: Ali yargılanmalı.

English: Ali and Mary were discussing the pros and cons of raising the minimum wage.
Turkish: Ali ve Mary asgari ücretin artırılmasının artılarını ve eksilerini tartışıyorlardı.

English: He only reads prose.
Turkish: Sadece düzyazı okur.

English: Forty-four Americans have now taken the presidential oath. The words have been spoken during rising tides of prosperity and the still waters of peace. Yet, every so often, the oath is taken amidst gathering clouds and raging storms. At these moments, America has carried on not simply because of the skill or vision of those in high office, but because We the People have remained faithful to the ideals of our forebearers, and true to our founding documents.
Turkish: Kırk-dört Amerikalı başkanlık yemini için şimdi götürüldü. Bu sözler yükselen refah gelgitleri ve durgun barış suları sırasında konuşulmaktadır.Ama, bazen, yemin toplanan bulutlar ve hiddetlenen fırtınalar arasında alınır.Bu anlarda, Amerika sadece yüksek ofistekilerin başarısı ve görüntüsü için değil fakat aynı zamanda atalarımızın idaellerine ve bulunan dökümanlara sadık kalan biz insanlardan dolayı sürdürdü.

 

Pros ingilizcede ne demek, Pros nerede nasıl kullanılır?

Pros and cons : Eğrisiyle doğrusuyla. Lehte ve aleyhte olanlar. (bir şeyin) artıları ve eksileri. Artıları ve eksileri. Artı ve eksileri.

The pros and cons : Avantajları ve dezavantajları. Lehte ve aleyhteki öneriler.

Weigh pros and cons : Avantaj ve dezavantajlarını tartmak. Pozitif ve negatif taraflarını göz önünde bulundurmak.

Non pros : Davacı gelmediğinden davayı reddetmek.

Prosaic : Tekdüze. Tatsız. Şiirsel olmayan. Yavan. Bayağı. Alelade. Düzyazı şeklinde. Sıkıcı. Sıradan. Monoton.

Proscenia : Perde önü. Sahne önü.

Proscenium arch : Perde yerindeki kemer. Çerçeve sahneli tiyatroda sahnenin ağzını çevreleyen çerçeve. Çerçeve.

Prosaists : Alelade kimse. Sıkıcı (kimse). Nesir yazarı.

Prosaically : Sıkıcı bir biçimde. Bayağı bir şekilde.

Proscenium : Perde önü. Çerçeve sahneli tiyatrolarda sahneyi seyirciye açıp kapayan perdenin önü.

İngilizce Pros Türkçe anlamı, Pros eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Pros ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Euphuism : Dolambaçlı deyim. Dolambaçlı söz. Yapmacıklı bir dille yazma. Süslü ifade. Dilde aşırı yapmacık.

Stream of consciousness : Bilinçlilik akışı. Bilinçakışı. Bilinç akışı. Bilinç akımı.

Writing style : Yazma stili.

Nonfiction : Kurgusal olmayan düzyazı. Kurmaca olmayan yazın türü. Kurgusal olmayan eser. Gerçeklere dayanan edebi çalışma. Hayali olmayan hikaye.

 

Interior monologue : İç monolog. İç konuşma.

Genre : İzlencelerin belli bir konuyu işlerken kullandığı gerece, çeşitli öğelerin kullanılış biçimine, belli bir konuyu ele alış açısına göre ortak yönleri bulunarak yapılan kümelendirme sonunda ortaya çıkan bölümler. başlıca türler belgesel (haber izlencesi, belgesel izlence, gezi-görüşüm, magazin izlencesi), okul televizyonu, açık oturum, yuvarlak masa izlenceleri, spor izlencesi, televizyon oyunu, dinletiler, eğlence izlenceleri, yarışma izlenceleri, hava durumu, tanıtıdır. ayrıca, özellikle, spor karşılaşmalarının, tiyatro, opera, eğlence yerlerinin canlı yayınları ile her çeşit film gösterimi de önemli bir yer tutar). Çeşit. Tür. Nevi. Janr. Tarz. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Biçim. Üslup. Televizyon türleri.

Pros synonyms : prose poem, literary genre, polyphonic prose, nonfictional prose.

Pros zıt anlamlı kelimeler, Pros kelime anlamı

Anti : Karşı. Karşıt. Muhalif. Ters. Zıt. Aksi. Anti. Aykırı. Karşı, zıt. Karşı olan kimse.

Pull : Doldurmak. Çekiş. Etki. İltimas. Fırt. Kısa sandal gezintisi. Kalkmak (araba). Çekmek. Toplamak. Zorlu tırmanış.