Protectiveness türkçesi Protectiveness nedir

Protectiveness ingilizcede ne demek, Protectiveness nerede nasıl kullanılır?

Protective agent : Önleyici araç. Önleyici madde. Önleyici etmen. Önleyici şey.

Protective atmosphere : Koruma atmosferi. Koruyucu atmosfer.

Protective atmosphere annealing : Koruyucu atmosferli tavlama. Koruyucu atmosferde tavlama.

Protective atmosphere austenitizing : Koruyucu atmosferli ostenitleme.

Protective atmosphere heat treatment : Koruyucu atmosferde ısıl işlem. Koruyucu atmosferli ısıl işlem.

Protective duty : Koruma vergini. Koruyucu gümrük altında uygulanan yüksek oranlı gümrük vergisi. Koruyucu vergi. Gümrük, iktisat alanlarında kullanılır. Koruma ücreti. Koruyucu gümrük vergisi. Devlete gelir sağlamaktan çok, yerli üretim kollarının özdeş ya da benzeri yabancı mallarla yarışımına karşı korunmasını amaçlayarak konulan gümrük vergisi.

Protective custody : Koruyucu gözaltı. İhtiyati tutuklama.

Protective colloid : Koruyucu koloit.

Protective case : Evcik. Bazı halkalı solucanların ve yumuşakçamsıların vücutlarını koruyan kalsiyum karbonat ya da kutikuladan oluşmuş kalın kabuk. bazı bir hücrelilerde hücreyi koruyan yapı.

Protective colour : Koruyucu renk.

İngilizce Protectiveness Türkçe anlamı, Protectiveness eş anlamlısı

 

Sözcükler, direkt olarak Protectiveness ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Guardianships : Vasilik. Koruma. Velilik. Vesayet. Velayet. Himaye. Vekillik. Muhafızlık.

Heart : Gönül. Ritmik kasılmalarıyla kanın dolaşımını sağlayan ve devam ettiren, değişik sayıda odacıklara ayrılmış ya da tüp biçiminde, kaslı bir organ. kalp. Vicdan. Azim. Cücük. Yüreklilik. Cesaret. Kupa. Göbek.

Protectorate : Koruma altındaki ülke. Daha güçlü başka bir devletçe kontrol edilip korunan devlet. Güçlü bir devletin, zayıf bir devleti kendi yetkisi altında tutması. Sömürge. Büyük ülkenin idaresi. Hamilik. Bağlı devlet. Güçlü bir devletin koruma ve denetimi altında olan devlet.

Tenderness : Kolaylıkla incinme. Yufka yüreklilik. Hassaslık. Sevecenlik. Narinlik. Duygusallık. Yumuşaklık (et veya sebze veya meyve vb için). Duyarlılık. Hassasiyet. Duyarlık.

Protectionism : İktisat, ekonomi alanlarında kullanılır. Koruma yöntemi. Yerli sanayii koruma politikası. Korumacılık. Devletin dış ticarete müdahale ederek yerli üreticileri dış rekabet karşısında korumaya yönelik izlediği dış ticaret politikası. Yerli yapım ve tarım çalışmalarını güçlendirmek ve bunların yabancı ülkelerdeki benzer ve eşitleriyle yarışabilmelerini sağlamak amacıyla yabancı mallara ağır gümrük vergisi ve benzeri vergiler uygulama. Himayecilik. Korumacılık politikası. Yerli ekonomiyi koruma yöntemi.

Fondness : Zaaf. Düşkünlük. Muhabbet. Sıcaklık duygusu. Meyil. Sevgi. Yakınlık. Fazla müsamaha. Tercih. Şefkat.

Guardianship : Muhafızlık. Himaye. Koruma. Vesayet. Velilik. Vasilik. Vekillik. Velayet.

 

Warmness : Ilıklık.

Warmheartedness : Anlayışlılık. Sempatiklik. Yüreği sıcaklık. İyi kalplilik. Dostça olma durumu. Sıcak kalplilik. Sıcakkanlılık. Cana yakınlık. Sevimli ve hoş olma durumu. Sevgi dolu olma.

Affection : Duygusal yakınlık. Meyil. Eğilim. Yakınlık. Şefkat. Düşkünlük. Anlık süreçlerinin dışında kalan ve insanın toplumsal kümesi içindeki davranışı üzerinde istençli denetimini ortadan kaldıran kısa süreli duygusal tepkiler (kızgınlık, korku vb.) gösterme durumu. Hastalık. Duygulanım.

Protectiveness synonyms : philia, affectionateness, wardships, protectorates, defensiveness, wardship, quality, securement, preventiveness.

Protectiveness ingilizce tanımı, definition of Protectiveness

Protectiveness kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : The quality or state of being protective.