Proud türkçesi Proud nedir

Proud ile ilgili cümleler

English: Ali and Mary are proud of their son.
Turkish: Ali ve Mary oğullarıyla gurur duyuyorlar.

English: Accept your nerdhood. Be proud of your nerdhood!
Turkish: İnekliğini kabul et. İnekliğinle gurur duy!

English: Ali is going to be proud of me.
Turkish: Ali benimle gurur duyacak.

English: Ali is going to be proud of you.
Turkish: Ali seninle gurur duyacak.

English: Alexander Hamilton was a proud man.
Turkish: Alexander Hamilton gururlu bir adamdı.

Proud ingilizcede ne demek, Proud nerede nasıl kullanılır?

A proud day for us : Bizim için övünç dolu bir gün.

As proud as : Kadar kibirli.

As proud as lucifer : Kibirli.

Be proud of : Övünmek (ile). İle övünmek. Gurur duymak. Gururlu olmak. İle gurur duymak. İle iftihar etmek. İftihar etmek.

Be proud to do : Yapmakla şeref duymak. Yapmaktan gurur duymak.

Make proud : Şeref vermek. Gurur vermek. Gururlandırmak. Yüzünü ağartmak.

Proudly : Mağrur bir tavırla. Gururla. İftiharla. Kıvançla. Övünerek. Onurlu bir şekilde.

Proudhearted : Gururlu.

Be proud : Mağrur olmak. İftihar etmek. Göğsü kabarmak. Övünmek. Gurur duymak. Gururlanmak.

 

Do someone proud : (kendiyle) gurur duymasını sağlamak. Kara çıkartmamak. Gururlandırmak. Nazik davranmak.

İngilizce Proud Türkçe anlamı, Proud eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Proud ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Honourable : Saygıdeğer. Namuslu. Muhterem. İtibarlı. Yüce. Sayın. Saygın.

Dignified : Oturaklı. Ağır. Saygın. Efendi. Ağırbaşlı. Asil. Temkinli. Kellifelli. Kıymet verilen.

Snippier : Parçalarına ayrılmış. İğneleyici. Kaba. Hata bulan. Darmadağın. Sivri dilli.

Greats : Asil. Harika. Mükemmel. Hayvani. Müthiş. Bitirme sınavı (oxford üniv.). Kocaman. Büyük. Hevesli.

Hon : Saygıdeğer. Honorable (saygın). Saygın. Güvenilir. Saygı ve hayranlık hak eden. Doğru. Dürüst.

Braved : Cesur. Göğüs germek. Meydan okumak. Yiğit. Cesaretle karşı koymak. Cesaret göstermek. Kızılderili savaşçı. Bahadır. Cesaretle karşılamak.

Braves : Cesaretle karşılamak. Cesaretle karşı koymak. Yiğit. Meydan okumak. Kızılderili savaşçılar. Cesaret göstermek. Göğüs germek. Cesur. Kızılderili savaşçı. Bahadır.

Amplest : Büyük. İri. Geniş. Bol bol yetecek kadar. Kafi. Yeterli. Etraflı. Bol. Çok.

Bragging : Palavra. Atma. Övüngen. Övünme. Tıraş.

Proud synonyms : self aggrandising, snot nosed, proud of, purse proud, self conceited, too big for one's breeches, self aggrandizing, fastuous, stuck up, shabby genteel, brilliants, bloated, self important, brave, glorious, conceited, prouder, self respectful, clever dick, bravest, incorrupted, hautein, lordlier, crackings, arrogant, formidable, exquisite, incorrupt, kingliest, honored, braggarts, corking, brilliant.

 

Proud zıt anlamlı kelimeler, Proud kelime anlamı

Modest : Ilımlı. Alçak gönüllü. Namuslu. Sade. Mazlum. Alçakgönüllü. Yalın. Mütevazı. Mütevazi. Makul.

Humble : Kibrini kırmak. Naçiz. Mütevazı. Alçakgönüllü olmaya itilmek. Alçakgönüllü. Sıradan. Basit. Alçak. Mütevazi. Gösterişsiz.

Unimpressive : Etkileyici olmayan.

Proud ingilizce tanımı, definition of Proud

Proud kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Feeling or manifesting pride, in a good or bad sense.