Provisional import türkçesi Provisional import nedir
- İktisat alanında kullanılır.
- Geçici dışalım.
- Dahilde işleme rejimi kapsamında, işlenip ilerde tekrar yurtdışına çıkarılmak üzere malların gümrük vergisi ödenmeksizin dışalımı. krş. dahilde işleme rejimi, geçici dışsatım.
Provisional import ingilizcede ne demek, Provisional import nerede nasıl kullanılır?
Provisional : Hazırlık niteliğinde. Şimdilik geçerli olan. Kesin olmayan. Muvakkat. İhzari. Koşullu. Çatma. Geçici. İğreti. Nihai olmayan.
Import : İçeri aktarmak. Sokmak. İçeri aktarım. Getirtmek. Belirtmek. Dışarıdan almak. İthal malı. Önemi olmak. Dışalım.
Provisional import goods : Geçici dışalım eşyası. Dahilde işleme rejimi kapsamında geçici dışalıma konu olan eşya. krş. geçici dışsatım eşyası.
Provisional account : Kısa süreler içinde açtırılıp kapatılan geçici sayışım. (kişinin bankaya borç belgiti kırdırması, borsa işlemi yaptırması ve benzeri uygulamalarda olduğu gibi). Geçici sayışım. Geçici hesap.
Provisional accounts : Başka bir hesapta izlenmesi gerektiği halde kayıt sırasında herhangi bir nedenle işlemin henüz tamamlanmaması ya da zaman yönünden ilgili hesaba aktarılamaması nedeniyle bekleyen işlemlerin izlendiği hesap. Geçici hesap. Geçici hesaplar.
Provisional agreement : Geçici anlaşma.
İngilizce Provisional import Türkçe anlamı, Provisional import eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Provisional import ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
A group shares : A grubu hisse senedi. Şirkete sonradan ortak olanlardan farklı olarak, şirketin ilk kurucularına genellikle kara iştirak ve oy kullanmayla ilgili haklar veren ayrıcalıklı hisse senedi türü.
Temporary admission : Geçici ithal. Gümrüğe bağlı malları bir süre için yurda alarak daha sonra bunları aynen ya da biçim ve özelliklerini değiştirerek yurt dışına çıkartma. İktisat, ekonomi alanlarında kullanılır. Geçici kabul. Muvakkat kabul. Geçici ithalat rejimi.
Ability rent : Özel yeteneklere sahip olan kişilerin üretime katkılarının üstünde elde ettikleri kazanç fazlası. krş. kıtlık rantı. Yetenek rantı.
A shift in individual demand : Bireysel istem kayması. Bir tüketicinin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu bireysel istemin artması veya azalması, diğer bir deyişle bireysel istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması.
Abnormal budget : Olağan bütçeden ayrı bir belge olarak hazırlanan ve kabul edilen, her yıl tekrarlanmayan ve olağanüstü nitelik taşıyan harcama ve gelirleri gösteren özel bir bütçe. Olağanüstü bütçe.
Ability to pay approach : Bireylerin, devlet harcamalarının finansmanına, elde ettikleri gelir düzeyiyle orantılı olarak vergilendirilmeleri yoluyla katılmalarını ifade eden ve adam smith tarafından geliştirilen vergileme yaklaşımı. krş. yararlanma yaklaşımı. Güç yaklaşımı.
A shift in demand : İstem kayması. Tüketicilerin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu istemin artması veya azalması diğer bir deyişle istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması.
A change in supply : Üreticilerin mal sunumunu etkileyen fiyat dışındaki değişkenlerde ortaya çıkan değişme sonucu sunumun artması veya azalması diğer bir deyişle sunum eğrisinin sağa (aşağıya, güneydoğuya) veya sola (yukarıya, kuzeybatıya) kayması. krş. sunumun sağa kayması, sunumun sola kayması. Sunum kayması.
Abolition of forced labour convention : Zorla çalıştırmanın yasaklanması sözleşmesi. Zorla ya da zorunlu çalıştırmanın herhangi bir biçiminin siyasal zorlama ve eğitme, siyasal ya da ideolojik görüşlerin açıklanması nedeniyle cezalandırma, işgücünü harekete geçirme, çalışma disiplinini sağlama, ayrımcılık ve işbırakımını, katılanları cezalandırma aracı olarak kullanılmasını yasaklayan, 1957 yılında kabul edilen temel uluslararası çalışma sözleşmelerinden birisi.
Ability to pay principle : Ödeme gücü ilkesi. Vergilemenin bireylerin ödeme gücüne uygun bir biçimde yapılması gerektiğini ifade eden bir vergileme ilkesi. kaynağı bol olanların kamu projelerine daha fazla katkı vermesi gerektiği ilkesi.
Provisional import synonyms : a change in individual demand, abnormal budget expenditures, abnormal budget receipts, a shift in supply, a pass through certificate, a change in demand, a type mutual funds.

Bu kısımda Provisional import kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Provisional import ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Provisional import anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Provisional import ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.