Prowl türkçesi Prowl nedir

  • Sessiz ve gizli bir şekilde dolaşmak.
  • Etrafı kolaçan etmek.
  • Av aramak.
  • Fırsat kollayarak.
  • Av peşinde dolaşmak.
  • Sessizce dolaşma.

Prowl ile ilgili cümleler

English: Robbers prowl around at midnight.
Turkish: Hırsızlar gece yarısı kol gezer.

Prowl ingilizcede ne demek, Prowl nerede nasıl kullanılır?

Prowl car : Polis arabası. Devriye arabası.

Be on the prowl : Bir şeyin gayretinde olmak. (özellikle seks için bir partner) arayışında olmak. Sinsi sinsi dolaşmak.

On the prowl : Fırsat kollayan. Pusuda bekleyen. Gizlenmiş. Av peşinde.

Prowled : Sinsi sinsi dolaşma. Kolaçan. Sinsi sinsi dolaşmak. Dolaşmak. Etrafı kolaçan etme. Sinsice dolaşmak. Etrafı kolaçan etmek. Gezinmek. Kolaçan etmek. Fırsat kollamak.

Prowler : Sinsice dolaşan tip. Prowler uçağı. Fırsat kollayan tip. Sinsi sinsi dolaşan kişi.

Stuart prower factor : Stuart-prower faktörü. Faktör x.

Prowlers : Prowler uçağı. Fırsat kollayan tip. Sinsice dolaşan tip. Sinsi sinsi dolaşan kişi.

Prowls : Sinsi sinsi dolaşma. Sinsi sinsi dolaşmak. Dolaşmak. Kolaçan. Gezinmek. Etrafı kolaçan etmek. Etrafı kolaçan etme. Fırsat kollamak. Kolaçan etmek. Sinsice dolaşmak.

Pro drug : Ön-ilaç. Normalde etkisiz olmasına karşın vücutta biyotransformasyon sonucu etkili duruma gelen bileşik.

 

Prowling : Gezinmek. Etrafı kolaçan etmek. Dolaşmak. Etrafı kolaçan etme. Sinsi sinsi dolaşma. Fırsat kollamak. Kolaçan etmek. Kolaçan. Sinsice dolaşmak. Sinsi sinsi dolaşmak.

İngilizce Prowl Türkçe anlamı, Prowl eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Prowl ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Ravens : Kuzgun. Hasret olmak. Bir şeye aç olmak. Büyükkarga. Yağmalamak. Kara karga. Simsiyah. Yiyip bitirmek. Oburca yemek.

Raven : Karakarga. Kara karga. Kuzguni. Kuzgun. Simsiyah. Yağmalamak. Oburca yemek. Yiyip bitirmek. Büyükkarga.

Prowling : Fırsat kollamak. Gezinmek. Dolaşmak. Kolaçan. Etrafı kolaçan etme. Kolaçan etmek. Sinsice dolaşmak. Sinsi sinsi dolaşma. Sinsi sinsi dolaşmak.

Walk : Yürüyerek gitmek. Yürüyüş biçimi. Yürüyüş yeri. Yürüterek yormak. Gezinmek. Adımlamak. Yürüyüş. Üzerinde yürümek. Eşlik etmek. Yürüyüşe çıkarmak.

Lallygag : Serserice dolaşmak.

Mill about : Sürü halinde dolaşmak. Boş boş dolanmak veya oyalanmak. Kaynaşmak.

Footle : Aptalca konuşmak. Aylaklık etmek. Saçmalık. Oyalanmak. Ahmaklık. Boşa harcamak. Aptallık.

Lurk : Gizlemek. Pusuda beklemek. Dolandırıcı. Saklanmak. Pusu kurmak. Gizlenmek. Pusuya yatmak.

Linger : Ayrılamamak. (ağrı) kolayca geçmemek. Durmak. Geçmişte kalmak. Oyalanmak. Gecikmek. Gitmemek. Uzamak. Kalmak (gitmesi gerekirken). Sallanmak.

Tarry : Gecikmek. Katranlı. Katrana benzeyen. Katrana ait. Oyalanmak. Kalmak. Geç kalmak. Yubanmak. Durmak. Oyalamak.

Prowl synonyms : lollygag, hang around, mess about, prowls, ravened, ravening, lounge, loaf, prowled, spy the land, look around, mill around, lurch, loiter.

 

Prowl zıt anlamlı kelimeler, Prowl kelime anlamı

Ride : Binmek (at veya bisiklet). Sürmek. Yüzmek. Karara bağlanmamış olmak. Kafa bulmak. Bindirmek. Binmek. Süzülmek. Gezinti. Geçmek (yol).

Prowl ingilizce tanımı, definition of Prowl

Prowl kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Esp., to search in, as for prey or booty. Hence, to prey. To plunder. To rove or wander stealthily, esp. for prey, as a wild beast. The act of prowling. To rove over, through, or about in a stealthy manner.