Public prosecution türkçesi Public prosecution nedir

  • Kamu davası tekeli.
  • Kamu davası.
  • Hukuk alanında kullanılır.
  • Amme davası.
  • Hukuku amme davası.

Public prosecution ingilizcede ne demek, Public prosecution nerede nasıl kullanılır?

Public : Seyirci. Otel. Topluluk oluşturucu ortak çıkarlar çevresinde oluşan ve üyeleri bu ortak çıkarlar konusunda karar birliğine ulaşmak için etkileşimde bulunan toplumsal kesim. Ulusal. Bilgisayar, sinema, televizyon, sosyoloji alanlarında kullanılır. Kamu. Seyirciler. Genel. Halk. Ahali.

Prosecution : Devam. Uygulama. Kovuşturma. Davacı. Dava. Yerine getirme. Sürdürme. Yeniden kovuşturma. Sürdürülme.

Director of public prosecution : Savcı. Başsavcı.

Director of public prosecutions : Savcılık. Cumhuriyet savcısı. Başsavcı.

Director of the public prosecutions : Savcı.

Public accounting : Muhasebe. Devlet muhasebesi. Serbest muhasiplik. Devletin gelir, gider ve ayniyat akımlarıyla ilgili tüm işlemlerini içeren kayıt sistemi. Kamu muhasebesi. Yetkili muhasebeci.

İngilizce Public prosecution Türkçe anlamı, Public prosecution eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Public prosecution ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Administration of justice : Kaza uygulamaları. Adliye. Yargı idaresi. Adalet yönetimi. Yargı.

 

Accused : Sanık. Suçlu. Zanlı. Suçlanan. Müttehem. Maznun. İtham edilen.

Criminal case : Davacı tarafın bir suçla suçlanan kişiye karşı kullandığı delil ve şahitler. Ceza davası.

Annulment : Fesh. İlga. Fesih. İhlal etme. Feshetme. Bozma (yasa veya yargı veya sözleşme vb'ni). Evliliğin iptali. İptal. Kaldırma.

Allegation : İleri sürme. Mazeret. İthamname. Suçlama. Bahane. İddia. Özür. İtham. Sav.

A wide saloon : Duyuru tahtası.

American law of corporation : Dernekler tüzesi.

Acts contra bonos mores : Töreye aykırı işlemler.

Abduction : Dışaçekim. Kız kaçırma. Dışaçekim (tıp veya medikal terimi). Abdüksiyon. Zorla kaçırma. Uğrulama. Kaçırma. (kas) dışarı çekme. Kaçırma (bir kimseyi). Adam kaçırma.

Abstention : Çekimserlik. Oy vermeme. Sakınma. Çekimser oy. İmtina. Çekimser kalma. Çekinme. Uzak durma. Kaçınma.

Public prosecution synonyms : act of witness, aggravating circumstances, absente, abetment, abstainer, administer an oath, administrative districts.