Abduction türkçesi Abduction nedir

  • Abdüksiyon.
  • Adam kaldırma.
  • Kaçırma.
  • (kas) dışarı çekme.
  • Uğrulama.
  • Dışaçekim (tıp veya medikal terimi).
  • Hukuk alanında kullanılır.
  • Dışaçekim.
  • Kaçırma (bir kimseyi).
  • Adam kaçırma.
  • Kız kaçırma.
  • Zorla kaçırma.

Abduction ile ilgili cümleler

English: No abduction had been reported in that town since 1965.
Turkish: 1965 yılından bu yana o kasabada hiçbir adam kaçırma olayı bildirilmemişti.

Abduction ingilizcede ne demek, Abduction nerede nasıl kullanılır?

Abductions : (kas) dışarı çekme. Kız kaçırma. Kaçırma (bir kimseyi). Kaçırma. Adam kaçırma. Dışaçekim. Adam kaldırma. Abdüksiyon. Dışaçekim (tıp veya medikal terimi).

Abductio : Vücut orta çizgisinden uzaklaştırma. Abduksiyo.

Abducting : Alıkoymak. Zorla kaçırmak. Uzaklaştırma (anatomi terimi). Birini zorla kaçırmak. Dağa kaldırmak. (kas) dışarı çekmek. Çekme. Kaçırmak. Kız kaçırmak. Adam kaçırmak.

Abduct : Kaçırmak (birini). Çekme. Kız kaçırmak. Uğrulamak. Adam kaçırmak. Kaçırmak. Zorla kaçırmak. Alıkoymak. (kas) dışarı çekmek. Tebit etmek.

Abducted : Kanunsuz olarak ele geçirilen ve göz altına alınan. Kaçırılmış. Kaçırılmış (çocuk vb). Alıkonmuş.

Abductor : Abduktor. Dışarı çeken kas (anatomi terimi). Kaçıran kişi. Adam kaçıran. Uzaklaştıran sinir. Dışarı çeken kas. Oğru. Kaçıran kimse. Uzaklaştırıcı.

 

Abducens : Uzaklaştırıcı. Göz hareketlerini kontrol eden kraniyal sinir çifti (anatomi terimi). Abdusens. Altıncı çift sinir.

Abducts : Alıkoymak. Birini zorla kaçırmak. Kaçırmak (birini). Uzaklaştırma (anatomi terimi). Adam kaçırmak. (kas) dışarı çekmek. Kız kaçırmak. Zorla kaçırmak. Çekme. Tebit etmek.

Musculus abductor : Dışa çekici kas. Muskulus abduktor.

Abduced : Sıyrılmak. Geri çekmek.

İngilizce Abduction Türkçe anlamı, Abduction eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Abduction ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Motility : Hareket edebilme yeteneği, hareket gücü, hareketlilik. Motilite. Kendiliğinden hareket edebilme. Hareketlilik.

Annulment : Fesih. Yürürlükten kaldırma. İptal. İhlal etme. Feshetme. Bozma (yasa veya yargı veya sözleşme vb'ni). Fesh. Kaldırma. Iskat.

Smuggling : Gümrük kaçakçılığı. Gümrükten kaçırmak. Hukuk, iktisat alanlarında kullanılır. Kaçakçılık suçu. Yasal olmayan gizli yollardan ve herhangi bir vergi ödemeden ülke dışından ülkeye mal sokulması. bk. göçmen kaçakçılığı. Kaçakçılık.

Administrative districts : İdari bölge. İdari bölüm. İlçe. Kaza.

Plagium : Çocuk kaçırma.

Ravishments : Irza tecavüz. Cinsel istismar. Mest olma.

Aggravating circumstances : Suçu ağırlaştırıcı sebepler. Ağırlaştırıcı nedenler. Ağırlaştırıcı sebep. Cezayı ağırlaştırıcı sebepler. Cezayı ağırlatıcı nedenler. Cezayı ağırlaştırıcı nedenler.

Move : Taşıma. Kıpırdatmak. Kımıldatmak. Taşınmak. Tahrik etmek. Bir cismin başka bir cisme ya da cisimlere göre yer değiştirme eylemi. Kıpırdanmak. Kımıldamak. Hamle. Oynamak.

 

Ravishment : Mest olma. Irza tecavüz. Cinsel istismar.

Seizure : Müsadere. Ele geçirme. Felç. Gasp. Zapt. Haciz. Yakalama. Elkoyma. Kriz. Tutarık.

Abduction synonyms : letting escape, missing, motion, kidnappings, act of witness, administration of justice, abductions, kidnapping, accused, a wide saloon, american law of corporation, abstainer, kidnaping, manstealing, capture, evasion, administer an oath, embezzling, absente, allegation, evasions, abstention, acts contra bonos mores, abetment, movement.

Abduction ingilizce tanımı, definition of Abduction

Abduction kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : The act of abducing or abducting. A carrying away. A drawing apart.