Puffback türkçesi Puffback nedir
- Geciken yanmanın nedeni olan küçük çapta bir patlama. bazen çok şiddetli olabilir.
- Puflama.
Puffback ingilizcede ne demek, Puffback nerede nasıl kullanılır?
Puffball : Kurtmantarı. Olgunlaşmış karahindiba tohumlarının çiçek sapından kopmadan önceki beyaz ve tüy gibi top hali.
Puffballs : Olgunlaşmış karahindiba tohumlarının çiçek sapından kopmadan önceki beyaz ve tüy gibi top hali. Kurtmantarı.
Puffbird : Guguksular (cuculiformes) takımının, parlak kuşgiller (galbulidae) familyasından, güney amerika'da ağaçlarda yaşayan, eti yenen bir tür. Sakallı guguk.
Puff adder : Şişen engerek.
Puff and blow : Soluk soluğa kalmak. Üfleyip püflemek. Oflayıp poflamak.
Puff up : Çok övmek. Aşırı övmek. Öve öve bitirememek. Göğsünü kabartmak. Şişirmek. Çıkmak (duman vb.). Kabartmak. Kabarmak. Şişmek.
Puff : Nefes nefese olmak. Üflemek. İçine çekmek. Övmek. Püflemek. Nefes nefese (bir şey) demek. Şişirmek. Kabarmak. Tüttürmek. Soluğunu kesmek.
Puff out : Üfleyerek söndürmek. Kabartmak (tüylerini veya göğsünü). Üflemek. Şişirmek. Kabartmak. Abartarak övmek. Kabarmak. Üfleyip söndürmek. Üfürmek. Şişmek.
Puff disease : Sık solunum hastalığı. Anhidrozis.
Puff box : Pudra kutusu.
İngilizce Puffback Türkçe anlamı, Puffback eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Puffback ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Supercede : Yerini almak.
Place : Mevki. Vermek (para). Sıra. Yerleşim yeri. Bir cismin durduğu, bulunduğu nokta ya da yüzey parçası. Mekan. Yer. Kutsal olarak nitelenen, içinde ya da çevresinde dinsel, büyüsel, geleneksel, törensel işlemler yapılan, toplantılar düzenlenen alan, düzlük, dağ, tepe, orman vb. her biri. bk. adak, kurban. Sorumluluk. Basamak.
Replace : Yenisiyle değiştirmek. İade etmek. Hastalanan ya da gelmeyen bir oyuncunun rolünü oynamak. Ahizeyi yerine koymak. Yerini almak. Vekalet etmek. Yenilemek. Başkasıyla değiştirmek. Yer değiştirmek. Yenisini takmak.
Hang up : Çamaşır asmak. Kapamak. Telefonu kapamak. -e kafasını takmak. İçin yanıp tutuşmak. Telefonu kapatmak. -i çok beğenmek. Telefon kapatmak. -e bayılmak. Asmak.
Lay : Şarkı. Kurmak (sofra). Örmek (tuğla). Yüklemek (suç). Durum. Saldırmak. Tasarlamak. Yatma. Türkü. Yaymak.
Position : Konumlanmak. Hayvanlardan radyolojik görüntü alınırken belirli bir organ ve bacaklar için istenen duruş biçimi. vaziyet. Yer. Koymak. Durmak (bir yerde). Memuriyet. Vücudun, herhangi bir bölümü üzerinde, alıştırma için aldığı biçim. Durum. Yerleştirmek. Bilgisayar, bilişim, fizik, kimya, jimnastik, voleybol, veterinerlik alanlarında kullanılır.
Pose : Hayret ettirmek. Poz yapmak. Yerleşmek. Ortaya çıkarmak. Sormak. Poz verdirmek. Poz. Taslamak. Frikik vermek. Şaşırtmak.
Set : Öbek. Kalkan. Dediğim dedik. Kararlı. Sonucu belirtmede birim olan 15 sayılık bölüm. Bir gökcisminin gözerimi altına inmesi eylemi. Dikkat komutu. Oturtmak. Geleneksel. Batmak.
Supplant : Yerini almak (yeni bir şey eski bir şeyin). Yerini kapmak. Ayağını kaydırıp yerine geçmek. Yerini almak. Ayağını kaydırıp yerini kapmak. Yerine geçmek. Ayağını kaydırmak. Gölgede bırakmak. Alt etmek.
Withdrawal : Vazgeçme. Çekilme. Çekme. Çekilen para (hesaptan veya bankadan). Bırakma. Para çekme (hesaptan veya bankadan). Gerileme. Çıkma. İptal.
Puffback synonyms : supervene upon, supersede, put.

Bu kısımda Puffback kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Puffback ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Puffback anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Puffback ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.