Pulings türkçesi Pulings nedir

Pulings ingilizcede ne demek, Pulings nerede nasıl kullanılır?

Puling : Ağlayan. Zayıf. Mızırdanmak. Ağlamak. Çocuk gibi ağlamak. Zırlamak.

Populin : Popülin.

Pulicicide : Pulisisit. Pire öldürücü. Pireleri yıkılmayan ajanlar.

Pulicide : Pire öldürmede kullanılan toz ya da sıvı ilaç. Pirekıran. Pire öldürücü.

Pulitzer : Pulitzer ödülü. Joseph pulitzer tarafından başlatılan ve çeşitli profesyonel mesleki dallarda (gazetecilik, müzik, tıp, vb.) olağanüstü mesleki başarı için verilen yıllık ödüller.

Apulia : Adriyatik denizi'nde güneydoğu italya'da bir alan.

Acantomatous epulis : Köpek ve kedilerde alt veya üst çene diş etinde, gri-pembe renkte, sapsız veya parmak benzeri, bölgesel yayılma özelliği olan ve diş eti epitelinden köken alan tümör benzeri kitle. Akantomatöz epulis.

Populism : Hiçbir grup ya da sınıfa ayrıcalık tanınmadan gönencin geniş halk kitlelerine yaygınlaştırılmasını öngören politik öğreti. 1 yüzyılda rusya’da çiftçi sınıfının hayat standardını yükseltmeye yönelik olarak a. herzen ve n. çernişevski tarafından ortaya atılmış ütopik bir sosyalizm. hiçbir bireyin, ailenin, sınıfın veya birliğin diğerlerinden daha üstün olmadığını kabul eden atatürk ilkelerinden biri. Halkçılık. Popülizm.

 

Epulis giant cell : Yanak mukozasında ve diş etinde epulis granülomunda görülen sitoplazma içinde oval veya mekik biçimli çok sayıda çekirdeği bulunan osteoklast kökenli hücre. Epulis dev hücresi.

Epulis : Epulis. Diş etinde tümör benzeri üremeler gösteren gelişimsel, yangısal ve hiperplastik bulguları içine alan bir grup patolojik değişim, epulides.

İngilizce Pulings Türkçe anlamı, Pulings eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Pulings ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Puled : Mızırdanmak.

Powerful : Yetkili. Çok miktarda. Kuvvetli. Etkili. Güçlü. Nüfuzlu. Kudretli. Kuvvet. Keskin. Erkli.

Pules : Mızırdanmak.

Mourn : Yas tutmak. Matem tutmak. Kederlenmek. Yasını tutmak.

Reigning : Saltanat sürmek. Hüküm sürmek. Egemen olan. Egemen olmak. Saltanat süren.

Boohooing : Hüngür hüngür ağlamak. Hüngür hüngür ağlama. Zırlama.

Opinion : Önemseme. Kanaat. Mütalaa. Kanı. Bireyin belli bir konudaki süreğen ya da kalıcı düşünce, yargı ve değerlendirmelerinin toplu ürünü. bk. görüş, tutum. Fikir. Kanıtlanmış sayılmak için yeterli dayanağı olmayabilen, ancak doğru olduğuna inanılan ve anlıksal etkinlikler yoluyla varılmış olan bir yargı. uzman sayılan kişinin belirttiği görüş. Nazar. Sosyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Yargı.

Go begging : Çok ucuza satışa çıkmak. Sahipsiz. Rağbet görmemek. Dilencilik etmek. İstenilmemek. Sadaka için yalvarmak. İstenmemek. Üzerinde hak iddia edilmemiş. Sahibi yok.

Yaup : Ciya ciyak bağırmak.

Pulings synonyms : give a cry, fatwa, cried, mouth, boohooed, bewails, cry for, boohoo, judgment, pule, blubbers, bewailed, mourns, bawls, cries, boohoos, blubbering, complain, be in tears, judgement, regnant, complained, blubbered, bewail, cry, blubber, bawled, mourned, bewailing, puling, judicial decision, bawl.

 

Pulings zıt anlamlı kelimeler, Pulings kelime anlamı

Powerless : Çaresiz. Yetersiz. Aciz. Kudretsiz. Nüfuzsuz. Zebun. Elinden bir şey gelmez. Beceriksiz. Güçsüz.