Puling türkçesi Puling nedir

Puling ingilizcede ne demek, Puling nerede nasıl kullanılır?

Pulings : Zırlamak. Ağlamak. Çocuk gibi ağlamak.

Populin : Popülin.

Pulicicide : Pireleri yıkılmayan ajanlar. Pire öldürücü. Pulisisit.

Pulicide : Pire öldürmede kullanılan toz ya da sıvı ilaç. Pirekıran. Pire öldürücü.

Pulitzer : Joseph pulitzer tarafından başlatılan ve çeşitli profesyonel mesleki dallarda (gazetecilik, müzik, tıp, vb.) olağanüstü mesleki başarı için verilen yıllık ödüller. Pulitzer ödülü.

Apulian merino : Apulianmerinosu. İtalyan merinosu.

Fibromatous and ossifying epulis : Dişin etrafındaki dokulardan gelişen, belirgin miktarda kemiksi doku, semen ve dentin içeren kemiğe yayılmayan tek veya çok sayıda tümör. Fibromatöz ve ossifiye epulis.

Periodontal fibromatous epulis : Dev hücreli epulis. Periodental fibromatöz epulis.

Papuliferous : Papiliferus.

Epulis giant cell : Yanak mukozasında ve diş etinde epulis granülomunda görülen sitoplazma içinde oval veya mekik biçimli çok sayıda çekirdeği bulunan osteoklast kökenli hücre. Epulis dev hücresi.

İngilizce Puling Türkçe anlamı, Puling eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Puling ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Tearing : Ağlama. Müthiş. Aşırı. Kocaman. Yırtma. Korkunç. Gözyaşı dökme. Şiddetli. Yırtılma.

Pule : Zırıldamak.

Bawls : Avazı çıktığı kadar bağırmak (argo terim). Bas bas bağırmak. Bağırmak. Haykırmak. Haşlamak. Yüksek sesle ağlamak. Avazı çıktığı kadar bağırmak. Feryat etme. Haykırış.

Anile : Yaşlı. Bunak. Bunamış. Anil.

Bony : Kemiksi. Bir deri bir kemik. Kemik gibi. Sıska. Kemikleri çıkmış. Kılçıklı. Kemiksel. Kemikli.

Blubbered : Ağlarken bozuk biçimli olan. Zırıldamak. Ağlama. Balık yağı. Zırıltı. Zırlama. Hüngürdemek. Şişkin. Hüngür hüngür ağlamak.

Dickies : Kötü. Önlük. Papyon. Hastalıklı. Sarsak. Minik kuş. Şoför mahalli. Yaka. Eşek (ingiliz ingilizcesi).

Mourns : Yasını tutmak. Matem tutmak. Kederlenmek. Yas tutmak.

Blubbers : Hüngür hüngür ağlamak. Ağlama. Zırlama. Şişkin. Hüngürdemek. Zırıldamak. Balık yağı. Bağıra bağıra ağlamak. Zırıltı.

Complained : Şikayetçi olmak. (sürekli) şikayet etmek. Sızıldanmak. İhbar etmek. Şikayet etmek. Gık demek. Sızlanmak. Söylenmek. Dertlenmek.

Puling synonyms : hold fast, lachrymose, boohoo, touch, grumbled, whined, mouth, give a cry, whines, bewail, boniest, cries, bind, cryings, be in tears, cry, adhere, backboneless, bleat, judgement, meet, boohoos, opinion, adynamic, bewailing, complain, weepie, blubber, cry for, weeping, boohooing, judgment, cleave.

Puling zıt anlamlı kelimeler, Puling kelime anlamı

Detach : Ayırmak. Çözmek. Çıkarmak. Çıkmak. Kesip ayırmak. Ayrılmak. Kopmak. Koparmak. Özel görevlendirmek.

Well : Yeraltı suyundan yararlanmak üzere insan eliyle açılmış, genellikle çember biçiminde, az çok derin çukur. Apartman boşluğu. Kaynamak. İyi. Uygun. Sağlığı yerinde. Şanslı. Sahne altı üçüncü bodrum. Su kuyusu. Yakşı.

 

Puling ingilizce tanımı, definition of Puling

Puling kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Whining. Whimpering. Childish. A whining or whimpering. A cry, as of a chicken.