Bony türkçesi Bony nedir
Bony ingilizcede ne demek, Bony nerede nasıl kullanılır?
Bony fish : Kemikli balık.
Bony fishes : Balıkların (pisces), tükel ağızlılar (teleostomi) alt sınıfından, iskeletleri tüm olarak kemikleşmiş, ktenoyit ya da sikloyit tipte pulları olan, bazen kemik plaklarla örtülü, her iki yanlarında dörder solungaç bulunan, kuyruk yüzgeçleri homoserk olan bir takım. Kemikli balıklar. Çeşitli familyasına bağlı birçok tür, asalak yassı solucanların arakonakçısı olarak önem kazanan balıklar takımı.
Bony labyrinth : Kemik labirent.
Become bony : Zayıflamak.
African ebony : Afrika abanozu. Afrikada yetişen ve kerestesi mat siyah renkte abanoz türü.
Carbonyl chloride : Karbonil klorür.
Nickel carbonyl : Nikelkarbonil. Nikel karbonil.
Asian ebony : Asya abanozu. Güney asyada yetişen ve kerestesi üzerinde açık kahverenginde yatay ve kalın damarlar bulunan abanoz türü.
Ebony tree : Abanoz ağacı.
Carbonyl : Karbonil. Metal ve karbon monoksit içeren kimyasal bileşik.
İngilizce Bony Türkçe anlamı, Bony eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Bony ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Lankest : İnce uzun. (saç) düz ve cansız. Uzun boylu ve ince. İnce. Boylu. Zayıf ve uzun boylu. Sırık gibi.
Stringy : İncecik. Lifli. İplik iplik. Tel tel. Tel gibi. İp gibi.
Pinched : Sıkıştırılmış. Kısık. Çimdiklenmiş. Züğürt. Kıstırılmış.
Lanker : İnce uzun. İnce. Boylu. (saç) düz ve cansız. Uzun boylu ve ince. Zayıf ve uzun boylu. Sırık gibi.
Lean : Cılız. Eğri durmak. İnce. Fidan gibi. Kaykılmak. Eğilmek. Kıt. Yana yatmak. Verimsiz.
Gauntest : Çok zayıf ve kuru. İnce. Sıkıcı. Kıraç. Kasvetli. Cılız. Çorak.
Scraggy : Dik uçlu (yaka). Çok zayıf. Kuru. Değnek gibi. İskelet gibi. Cılız.
Stringiest : İplik iplik. İp gibi. Tel gibi. Lifli. Tel tel.
Adynamic : Adinamik. Güçsüz.
Osseous : İskeleti olan. Kemik hidatit kistleri. Kemikle ilgili. Echinococcus granulosus larvasının kemikte oluşması kemikte aşınma, taşkın gelişimle belirgin hastalık. Kemik.
Bony synonyms : wasted, boned, strong boned, lank, skeletal, atonic, emaciated, spiniest, bone, osteoid, stringier, angular, spined, backboneless, cadaverous, atonics, cachectic, bad mark, deficient, punier, angularness, haggards, boniest, boney, bonier, large boned, dickies, bonelike, thin, osteal, sclerous, spinier, gaunter.
Bony zıt anlamlı kelimeler, Bony kelime anlamı
Fat : Yağ asitlerinin gliserolle oluşturduğu bileşik. Yağ. Besiye çekmek. Yağ asitleri ve gliserinden oluşan, 20°c'de katı olan, organik çözücülerde çözünen kimyasal madde. Semirtmek. Şişmanlatmak. Şişman. İçyağı. Şişko.
Boneless : İçinde kemik bulunmayan. Kemiksiz. Kemikleri olmayan. Kılçıksız.
Bony ingilizce tanımı, definition of Bony
Bony kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Full of bones. Consisting of bone, or of bones. Pertaining to bones.

Bu kısımda Bony kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Bony ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Bony anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Bony ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.