Lean türkçesi Lean nedir

Lean ile ilgili cümleler

English: Don't lean against this wall.
Turkish: Bu duvara dayanma.

English: Ali only eats lean meats and vegetables.
Turkish: Ali sadece yağsız et ve sebze yer.

English: Ali is lean and tall.
Turkish: Ali zayıf ve uzun boylu.

English: Don't lean against the wall.
Turkish: Duvara yaslanma.

English: Could you lean forward a bit?
Turkish: Biraz öne doğru eğilebilir misin?

Lean ingilizcede ne demek, Lean nerede nasıl kullanılır?

Lean against : İstinat etmek. Dayanmak. Yüklenmek. Abanmak. Yaslanmak. Dayamak.

Lean atmosphere : Arık atmosfer. Seyreltik atmosfer. Zayıf atmosfer.

Lean back : Kaykılmak. Arkasına yaslanmak. Arkaya yaslanmak. Geriye yaslan. Geriye yaslanmak. Arkana yaslan.

Lean coal : Zayıf kömür. Parlak kömür.

Lean crops : Düşük mahsul verimi. Az olan hasat. Verimsiz mahsuller.

Lean out : Sarkmak. Eğilmek.

Lean labour : Marksist yaklaşımda, her insanın fizik yapısında ortalama olarak bulunan emek gücü. Basit emek.

Lean over : Üzerine eğilmek. Abanmak.

Lean on : Gözdağı vermek. Dayanmak. Dayandırmak. Birine dayanmak. Güvenmek. Birine gereksinimi olmak. Baskı yapmak. Yaslanmak. Sıkıştırmak.

 

Lean gas : Jeneratör gazı. Zayıf gaz.

İngilizce Lean Türkçe anlamı, Lean eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Lean ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Constricted : Dar. Sıkıştıran. Sıkışık. Daralmış. Kısıtlı. Sıkılmış.

Inefficient : Etkisiz. Ehliyetsiz. Zaman ve enerjiyi ekonomik bir şekilde kullanmayan. Randımansız (iş yöntemi, makine vb). Tesirsiz. Liyakatsiz. Yetersiz. Müsrif. Savurgan.

Cant : İkiyüzlülük etmek. Yapmacık konuşmak. Dönmek. Yan yatırmak. Yapmacıklı konuşmak. Eğmek. Meyletmek. Argolu konuşmak. Meyil vermek.

Reclining : Yaslanan. Birbirine dayamak. Uzanmak. Arkaya yatmak. Yaslanma. Yatmak.

Nestle : Koymak. Yerleştirmek. Birbirine sokulmak. Kurulmak. Barındırmak. Sokulmak. Bağrına basmak. Sığınmak. Yaslamak.

Tilts : Yana yatırmak. Mızrakla saldırmak. Bir yöne doğru eğilmek. Yatırmak. Mızrağı doğrultmak. Eğmek. Yatırmak (bir şeyi bir yöne). Boca etmek.

Recline upon : Sırtını dayamak. Güvenmek.

Angle : Açı oluşturmak. Çarpıtmak. Korniyer. Bucak. Olta ile balık tutmak. Balık tutmak. Açı vermek. Kıvırmak. Köşe yapmak. Açı.

Inadequate : Yetersiz. Noksan. Elverişsiz. Kifayetsiz. Yeterli değil. Liyakatsiz. Eksik.

Attics : Tavan arası. Çatı odası. Atinalılarla ilgili. Çatıarası oda. Atika ile ilgili. Doğru. Çatı katı. Sade. Tavanarası.

Lean synonyms : of poor physique, meager, meagre, be predicated on, curve, idle, bony, jejune, asthenic, position, abuts, slant, abidden, abut, abutted, abided, curves, abortive, blandest, daintier, osculates, tilt, leaner, osculate, abide, idlest, dainties, bland, buckles, fat free, bend, leanest, sveltest.

 

Lean zıt anlamlı kelimeler, Lean kelime anlamı

Straighten : Düzelmek. Doğrulmak. Düzeltmek. Doğrultmak. Düzlemek. Yoluna girmek. Düzleştirmek. Halletmek. Toplamak. Çözmek.

Endomorphic : Bir başka mineralin içinde bütünleşmiş halde bulunan bir mineral ile alakalı. İçiçe oluşan. Ndomorfik vücut tipine sahip bir kimse ile alakalı (pisikoloji). Endomorfik.

Mesomorphic : Mezomorf. Yapı, şekil ve büyüklüğün normal olması. Mezomorfik.

Lean antonyms : fat.

Lean ingilizce tanımı, definition of Lean

Lean kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Lank. Destitute of or deficient in fat. Meager. As, she leaned out at the window. A lean cattle. To cause to lean. Wanting flesh. Not plump. To conceal. That part of flesh which consists principally of muscle without the fat. Thin. To incline, deviate, or bend, from a vertical position. As, a lean body. To support or rest. To incline. To be in a position thus inclining or deviating. A leaning column.