Pinched türkçesi Pinched nedir

Pinched ile ilgili cümleler

English: He pinched me!
Turkish: Bana çimdik attı!

English: He pinched my arm.
Turkish: Kolumu çimdikledi.

English: He pinched and scraped for many years to save money.
Turkish: O, para biriktirmek için yıllarca kıt kanaat geçindi.

English: Ali pinched me.
Turkish: Ali beni çimdikledi.

English: Ali pinched Mary.
Turkish: Ali Mary'yi çimdikledi.

Pinched ingilizcede ne demek, Pinched nerede nasıl kullanılır?

Be pinched for money : Paraya sıkışmak.

Be pinched for time : Zamanı yetmemek. Zamana ihtiyacı olmak. Sıkışmak.

Be pinched with hunger : Açlıktan kıvranmak.

Be pinched : Kıvranmak. Sıkışmak. Acı çekmek. İhtiyacı olmak. Çimdiklenmek.

Pinche : Perçemli maymun. Maymunlar (primates) takımının, ipek tüylü maymungiller (callithrichidae) familyasından, küçük boylu, başının çevresi saçaklı, sarılmaya elverişsiz uzun bir kuyruğu olan, güney amerika'da yaşayan bir tür.

Pinch cock : Kısma musluğu.

Pinch effect : Sıkışma etkisi. Plazmanın, içinden elektrik akımı geçirilen hızlı bir magnetik alan etkisiyle sıkıştırılması. Sıkıştırma etkisi.

At a pinch : Sıkıntıda. Gereğinde. Sıkışınca. Gerekirse. Darlıkta. Gerektiğinde. İcabında.

 

Penny pincher : Cimri. Eli sıkı kimse. Cimri kişi. Paragöz. Cimri veya pinti tip. Pinti. Cimri kimse.

Pinch and scrape : Dişinden tırnağından artırmak. Kıtı kıtına harcamak. Paradan kısmak. Cimrilik etmek. Ucu ucuna geçinmek. Kıt kıtına harcamak. Tutumlu olmak.

İngilizce Pinched Türkçe anlamı, Pinched eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Pinched ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Stone broke : Çulsuz. Parasız. Meteliksiz. Beş parasız.

Compacted : Yoğun. Kompakt şekle sıkıştırılmış. Dayanıklı. Konsantre edilmiş.

Chocked : Kızağa çekmek. Destek koymak. Tıkanmış. Takozla desteklemek.

Choked : Tıkanmış. Boğulmuş. Tıkalı (yol). Jikleli. Tıkanık. Kısılı.

Compressional : Yoğunlaştırılmış. Sıkıştırılmış olan. Sıkıştırılabilen veya yoğunlaştırılabilen.

Flattest : Tatsız. Yassı. Boşalmış (aku, pil vb.). Gazı kaçmış. En düz. Durgun. Bemol. Tekdüze. Kesin.

Adenoidal : Büyümüş lenf bezi hastalığı olan kimsenin yüksek geniz sesi olması. Adenoitlerle ilgili. Lenf bezleriyle ilgili.

Haggards : Bezgin. Bitkin. Bitkin görünüşlü. Yabani. Evcilleşmemiş şahin. Yorgunluk ve açlıktan bitkin. Argın. Vahşi şahin. Çelimsiz.

Stony broke : Parasız. Meteleksiz. Meteliğe kurşun atan. Beş parasız. İp ipullah sivri külah. Meteliksiz. Cebidelik.

Puniest : Çelimsiz. Ehemmiyetsiz. Zayıf. Ufak. Önemsiz. Cılız. Çıtkırıldım. Gelişmemiş. Saçma.

Pinched synonyms : wasted, jammed, cadaverous, huskiest, haggard, huskier, tamped, hard up, gap, guttural, penniless, lankest, hoarse, bonier, gaunt, high pitched, nasal, husky, slitted, thin, emaciated, water drawer, high, encapsulated, raucous, punier, pressed, dimmed, gauntest, gutturals, condensed, skeletal, hoarsest.

 

Pinched zıt anlamlı kelimeler, Pinched kelime anlamı

Low : Böğürmek. Az. (ses) yavaş. Böğürmek (inek veya öküz). Alçak. Düşük. Ucuz. Yıkmak. Böğürme.

Fat : Semirtmek. Katı yağ. Şişman. Yağ asitleri ve gliserinden oluşan, 20°c'de katı olan, organik çözücülerde çözünen kimyasal madde. Yağlı. Besiye çekmek. Yağ asitlerinin gliserolle oluşturduğu bileşik. İçyağı. Şişmanlatmak.