Pulluk nedir, Pulluk ne demek

  • Toprağı sürmek için kullanılan tarım aracı

Yerel Türkçe anlamı:

Testi, küçük testi.

Oduncuların odun kesmeye giderken, para vererek yanlarında götürdükleri başkasının hayvanı.

Tarım alanında kullanılan kelime anlamı:

bkz.saban

Zanaat Ticaret alanındaki sözlük anlamı:

[purlug]: Modern tarla sürme aracı. (Yenikent, Taşpınar *Aksaray, Kızılca *Bor -Niğde) [purlug] : (Güzel *Güdül -Ankara)

İngilizce'de Pulluk ne demek? Pulluk ingilizcesi nedir?:

plough

Fransızca'da Pulluk ne demek?:

charrue

Osmanlıca Pulluk ne demek? Pulluk Osmanlıca'da ne anlama gelir?:

pulluk

Pulluk hakkında bilgiler

Saban, tarımda yararlanılan tarlayı ekme öncesi toprağı havalandırmakta kullanılan bir alet. Büyük sabanlara köten adı verilir. Çok dişli ve genellikle motorlu araçlarla çekilen sabanlara pulluk denir. Sabanlar ayrıca yer altına kablo döşemek gibi endüstri amaçlı olarak da kullanılmaktadır.

Saban, basit olarak kazma veya bahçıvan beline benzer bir alettir. Sabanlar, ilk geliştirildiğinde insanlar tarafından çekilirken, zamanla yük ve binek hayvanları kullanılmaya başlanmıştır. Modern sabanlar ise traktörler tarafından çekilmektedir ve pulluk olarak da adlandırılmaktadır.

Toprağı devirip parçalayarak fiziksel yapısını kültür bitkileri için elverişli yapan aletlerdir. Pulluk ile yapılmış olan toprak işlemeye çift sürme denilir.

 

Pulluklar işleyici gövdelerin şekillerine göre, Kulaklı Pulluklar ve Diskli Pulluklar olmak üzere ikiye ayrılır. Kulaklı pulluklar en çok kullanılan pulluk tipidir. Uç demiri, kulak, keski demiri, payanda gibi parçalardan oluşturulmuştur.. Diskli pulluğun işleyici gövdesi ise içbükey bir diskten oluşturulmuştur. Bu disk, iş verimini artırması için belirli açılarla monte edilmiştir. Diskli pulluk toprağı iyi parçalar fakat kesip kaldırdığı toprağı tam deviremez. Kulaklı pulluk devirme işini daha iyi yerine getirir.

Pulluk kısaca anlamı, tanımı:

Tarım : Bitkisel ve hayvansal ürünlerin üretilmesi, kalite ve verimlerinin yükseltilmesi, uygun koşullarda korunması, işlenip değerlendirilmesi ve pazarlanması, ziraat.

Pullu : Üzerine pul yapıştırılmış. Pulu olan. Üzerine pul işlenmiş.

Pullukçu : Pulluk yapan, hazırlayan veya satan kimse.

Sürmek : Bitki, ot yetişip ortaya çıkmak, bitmek, yeşermek. Pulluk veya sabanla toprağı işlemek. Uzatmak, ileri doğru itmek. Bir malı satışa sunmak, piyasaya çıkarmak. Önüne katıp götürmek. Zaman geçmek. Zaman almak. Oturduğu, bulunduğu yerden, ülkeden ceza olarak başka bir yer veya ülkeye göndermek, nefyetmek. Bir maddeyi bir yüzey üzerine ince bir tabaka olarak yaymak, dökmek, serpmek. Devam etmek. Herhangi bir durum içinde bulunmak. Dokundurmak, değdirmek. Olağandan daha çok, daha sık ve sulu dışkı çıkarmak. Yönetip yürütmek, sevk etmek. Olmaya devam etmek. Yasal olmayan yolla piyasaya para çıkarmak.

Aracı : İhracatçının ihracattan doğan alacaklarının büyük bir bölümünün malın yüklenmesinden hemen sonra, kalan kısmının ise para, malı alandan tahsil edildiğinde bir aracı banka tarafından ödenmesini sağlayan kredi veya yatırım tekniği. Ara bulucu. İki şey arasında bağlantı kuran kimse, vasıta. Üretici ile tüketici arasında alım satım konusunda bağlantı kuran ve bundan kazanç sağlayan kimse, mutavassıt, komprador.

 

Yarar : Yarayan, elverişli, uygun. Çıkar. Bir işten elde edilen iyi sonuç, fayda, avantaj.

Tarla : Tarıma elverişli olan, sınırlı ve belirli toprak parçası. Deniz hayvanlarının çok olduğu yer.

Havalandırmak : Havaya kaldırmak. Kapalı bir yerin pencere ve kapılarını açarak havalanmasını sağlamak.

Alet : Bir makineyi oluşturan ve işlemesine yardım eden parçalardan her biri. Bir sanatı yapmaya, uygulamaya yarayan özel araç. Maşa. Bir el işini veya mekanik bir işi gerçekleştirmek için özel olarak yapılmış nesne.

Büyük : Yetişkin, belli bir yaşa gelmiş. Makam, rütbe, derece bakımından daha üst olan kimse. Büyük abdest. Üstün niteliği olan. Çok, ortalamayı aşan (soyut kavram). Boyutları, benzerlerinden daha fazla olan (somut nesne), makro, küçük karşıtı. Önemli. Niceliği çok olan.

Pullukanası : Pulluğun arka kısmı. (Doğanbey *Beyşehir -Konya)

Pullukçengeli : Pulluğun ön kısmında bulunan çengel. (*Yalvaç -Isparta)

Pullukçuluk : Pullukçunun yaptığı iş.

Pullukır : Baklakırı (at donu). Baklakırı (at donu için).

Pullukmaşası : Pulluğu çekmek amacıyla pulluk çengeline takılan (U) harfi biçiminde araç. (*Yalvaç -Isparta)

Diğer dillerde Pulluk anlamı nedir?

İngilizce'de Pulluk ne demek? : n. plough, plow, grubber

Fransızca'da Pulluk : brabant [le]

Almanca'da Pulluk : Pflug

Rusça'da Pulluk : n. плуг (M)