Pumice türkçesi Pumice nedir

  • Sünger taşı.
  • Pomzataşı.
  • Madencilik alanında kullanılır.

Pumice ile ilgili cümleler

English: I rub with pumice, in order to smooth the back of my feet.
Turkish: Ayaklarımın arkasını yumuşatmak için ponza taşı ile ovarım.

Pumice ingilizcede ne demek, Pumice nerede nasıl kullanılır?

Pumice stone : Ponza taşı. Ayak taşı. Süngertaşı.

Pumiced : Ponzalamak. Süngertaşı ile ovmak. Pomza madeni. Ponza. Süngertaşıyla parlatmak. Ponzataşı. Süngertaşı. Süngertaşıyla temizlemek.

Pumices : Pomza madeni. Süngertaşıyla parlatmak. Ponzalamak. Süngertaşıyla temizlemek. Ponzataşı. Süngertaşı ile ovmak. Ponza. Süngertaşı.

Pumicing : Süngertaşıyla temizlemek. Süngertaşı ile ovmak. Süngertaşı. Ponzalamak. Ponzataşı. Pomza madeni. Süngertaşıyla parlatmak. Ponza.

Spumier : Köpüksü. Köpüklü.

Pummelled : Yumruklamak. Vurmak.

Spuming : Suyun üzerinde yüzen pislik tabakası. Kir tabakası. Maden cürufu. Alçak. Köpük (kaynayan veya mayalanan sıvının yüzeyinde oluşan). Köpük bağlamak. Köpüklenmek. Köpük. Köpüğünü almak. Kötü insanlar.

Pummels : Eyer kaşı. Vurmak. Yumruklamak. Kılıç kabzasındaki top. Topuz. Dövmek.

Puma : Dağaslanı. Yenidünyaaslanı. Puma. Dağ aslanı.

Pump : Tulumba. Hava basmak. Ağız aramak. Pompa. Pompayla basmak. Tulumba ile çekmek. İnip çıkmak (barometre). Şişirmek. Nefesini kesmek.

 

İngilizce Pumice Türkçe anlamı, Pumice eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Pumice ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Acid proof : Asit geçirmez. Aside dayanıklı. Ekşite dirençli. Asite dirençli.

Rock : Kaya. Sallayarak uyutmak. Rak. Sarsılmak. Irgalamak. Rock yapmak (dans). Sallanmak. Kayaç. Zorlaştırmak. Şok etmek.

Stone : Taşa tutmak. Gr.lık ağırlık ölçüsü. Enemek. Çekirdeğini çıkarmak (etli bir meyvenin). Taş döşemek. Taş. Taşlamak. Değerli taş. Mücevher. Madencilik, jeoloji alanlarında kullanılır.

Abandon : Kendinden geçme. Kendini kaptırmak. El etek çekmek. Bırakma. Yarıda kesmek. Başlı-başına koymak. Coşku. Yüzüstü bırakmak. Başından atmak. Taşkınlık.

Actinolite : Işıntaşı. Aktinolit.

Adit : Yatay giriş galerisi. Maden galerisi. Galeri. Giriş galerisi. Tünel. Yaklaşım iç yolu. Giriş lağımı. Maden ocağı ağzı. Giriş.

Pumice stone : Ponza taşı. Ayak taşı. Süngertaşı.

Advancing longwall : İlerleyen uzunayak.

Additional support : Ek destek.

Activated carbon : Emici kömür. Sudaki pisliklerin katı karbon tarafından absorbe edilmesi. Etkinleştirilmiş karbon. Aktif kömür. Aktif karbon. Etkin karbon. Etkin kömür. Aktive edilmiş karbon.

Pumice synonyms : acid rock, rub, acidization, abandoned mine, acid treatment, advance per shift, accident frequency, acetylene lamp, advance heading, additional flotation.

Pumice ingilizce tanımı, definition of Pumice

Pumice kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : A very light porous volcanic scoria, usually of a gray color, the pores of which are capillary and parallel, giving it a fibrous structure. It is supposed to be produced by the disengagement of watery vapor without liquid or plastic lava. It is much used, esp. in the form of powder, for smoothing and polishing. Called also pumice stone.