Puniness türkçesi Puniness nedir

Puniness ingilizcede ne demek, Puniness nerede nasıl kullanılır?

Punic : Hain. Kartacalılara ait. Sadakatsiz.

Punier : Sıska. Çıtkırıldım. Saçma. Cılız. Çelimsiz. Gelişmemiş. Zayıf. Ehemmiyetsiz. Önemsiz. Ufak.

Puniest : Çelimsiz. Ehemmiyetsiz. Cılız. Saçma. Ufak. Sıska. Önemsiz. Zayıf. Çıtkırıldım. Gelişmemiş.

Punish : Katlamak. Cezaya çarptırmak. Ceza vermek. Azarlamak. Dövmek. Silip süpürmek. Hesabını görmek. Cezalandırmak. Hakkından gelmek.

Punishability : Cezalandırılabilirlik. Cezai ehliyet.

Punitive : Ceza gerektirici. Ceza kabilinden. Cezai. Ceza. Cezaya ait. Cezalı. Çok sert. Acımasız. Ceza niteliğinde. Cezalandırıcı.

Punished : Ceza almış. Dövmek. Cezalandırılmış. Azarlamak. Yalayıp yutmak. Silip süpürmek. Dayak atmak. Ceza vermek. Cezalandırmak. Cezalı.

Punisher : Cezalandırıcı.

Punishing : Dövmek. Öldürücü. Cezalandırma. Dayak atmak. Yorucu. Cezalandırmak. Hırpalamak. Ceza vermek. Silip süpürmek. Yalayıp yutmak.

Punishes : Dövmek. Silip süpürmek. Hırpalamak. Dayak atmak. Azarlamak. Cezaya çarptırmak. Ceza vermek. Yalayıp yutmak. Hesabını görmek. Cezalandırmak.

İngilizce Puniness Türkçe anlamı, Puniness eş anlamlısı

 

Sözcükler, direkt olarak Puniness ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Joke : Latife etmek. Eğlenmek. Hayatta başarısız olmuş. Muziplik yapmak. Komiklik. Şaka yapmak. Fıkra anlatmak. Espri yapmak. Şaka. Şaka etmek.

Immaterialities : Manevi olma durumu. Esasla ilgisi olmama. Önemli olmamam durumu. Esasla ilgisi olmama durumu. Asılsızlık. Fiziksel olmayan.

Boniness : Kılçıklılık. Kemik baskınlığı durumu. Kemiklilik. Süzgünlük. Zayıf olma. Kuruluk.

Lightness : Keyiflilik. Yeğnilik. Atiklik. Sürat. Açıklık. Bir maddenin, üzerine düşen ışığın az ya da çok bir oranını geçirdiği ya da yaydığı izleniminin doğmasına bağlı görsel duyulanma vergisi. not: bu vergi, bir ışıkölçümsel büyüklük olan "ışıklılık çarpanı"nın yaklaşık ruhduyumsal (psikosansoriyel) karşılığıdır. Canlılık. Neşelilik. Çabukluk. Yumuşaklık.

Slightness : İncelik. Hafiflik. Narinlik. Kuvvetsizlik.

Thinness : Hafiflik. İncelik. Narinlik. Süzgünlük. Seyreklik. Kuvvetsizlik.

Frailness : Narinlik. Hafiflik. Güçsüzlük.

Gauntness : Süzgünlük. Perişanlık. Zayıf ve bitkin olma niteliği. Kuruluk. Gaddarlık. Soğukluk. Aşırı zayıflık.

Frivolous : Boş. Ehemmiyetsiz. Hafif. Anlamsız. Manasız. Önemsiz. Bambılı. Fingirdek. Sulu.

Inconsequentiality : Sonucu olmama durumu. Mantıksızlık. İlgili olmama durumu. Alakasızlık. Ehemmiyetsizlik. Neticesi olmama durumu. Sonuçsuzluk. İlgisizlik.

Puniness synonyms : stuntedness, scragginess, insignificance cancy, runtiness, diathesis, adynamia, immateriality, fadedness, delicacies, enfeeblement, cachexia, debility, derisiveness, enervation, skinniness, meagreness, indifference, enfeeblements, littleness, emaciation, smallness, underdevelopment, callowness, scrawniness, abortiveness, ascites, debilities, dropsy, exility, immaturities, unimportance, caducity, ectomorphy.

 

Puniness zıt anlamlı kelimeler, Puniness kelime anlamı

Importance : Saygınlık. Büyüklük. Kibir. Ehemmiyet. Tesir. Etki. Önem. Nüfuz. Önem derecesi. İtibar.

Bigness : Kocamanlık. Büyüklük. İrilik.

Largeness : Yücelik. Bolluk. Büyüklük. İrilik. Tiyatro konuşmasında bir oyuncunun çıkardığı ses tonlarının tümüme birden verilen ad. Genişlik.

Puniness ingilizce tanımı, definition of Puniness

Puniness kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : The quality or state of being puny. Feebleness. Pettiness. Littleness.