Punished türkçesi Punished nedir

Punished ile ilgili cümleler

English: Ali punished his son for lying.
Turkish: Ali yalan söylediği için oğlunu cezalandırdı.

English: Ali is being punished because of me.
Turkish: Ali benim yüzümden cezalandırılıyor.

English: Ali must be punished for what he did.
Turkish: Ali yaptıklarından dolayı cezalandırılmalı.

English: Ali is going to be punished for what he did.
Turkish: Ali yaptığı şey için cezalandırılacak.

English: Ali punished his children.
Turkish: Ali çocuklarını cezalandırdı.

Punished ingilizcede ne demek, Punished nerede nasıl kullanılır?

Be punished : Ceza verildi. Ceza aldı. Ceza yemek. Ceza almak. Cezalandırıldı. Cezalandırılmak.

Being punished : Cezalandırılmış olma. Cezalandırılma. Ceza alma. Cezalı olma.

Was punished : Ceza verildi. Cezalandırıldı. Ceza aldı.

Will be punished : Cezalandırılacak. O ceza alacak. Kendisine ceza verilecek.

Without being punished : Ceza görmeden.

Punishments : Zahmet. Yüklenme. Ceza. Sert davranma. Ağır çalıştırma. Hırpalama. Cezalandırma. Eziyet.

Punishes : Ceza vermek. Cezalandırmak. Dayak atmak. Azarlamak. Hakkından gelmek. Dövmek. Ceza uygulamak. Hesabını görmek. Silip süpürmek. Yalayıp yutmak.

 

Punishable : Cezalandırılabilir. Cezaya layık. Cezayı gerektiren. Cezayı hak eden. Cezayı hakeden. Suç oluşturan. Cezalandırılır.

Punishability : Cezalandırılabilirlik. Cezai ehliyet.

Punisher : Cezalandırıcı.

İngilizce Punished Türkçe anlamı, Punished eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Punished ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Crime : Hukuk, sosyoloji alanlarında kullanılır. Ağır suç. Cürm. Acımaya yol açacak kötü davranış. Mantıksızca hareket. Aptallık. Cinayet romanı. Mantıksızlık. Suçlu bulmak.

Gobbling : Yutmak. Hindi gibi sesler çıkarmak. Çabuk yemek. Hızlı yemek. Atıştırmak. Gulu gulu. Çabuk çabuk yemek. Acele yemek.

Penalise : Cezai yaptırım altına almak veya cezalandırmak. Cezai müeyyide altına almak. Tecziye etmek.

Do in : Dolandırmak. Pataklamak. Yormak. İşini bitirmek. Çok yormak. Gebertmek. Öldürmek.

Cudgel : Sopalamak. Sopa atmak. Sopa ile dövmek. Matrak. Savurmak. Kısa kalın sopa. Sopa çekmek. Değnek.

Devour : Hırsla yiyip yutmak. Mideye indirmek. Yiyip yutmak. Bir çırpıda bitirmek. Silip süpürmek (yemeği). Oburca yemek. Parçalayıp yutmak (avı). Bir solukta okumak. Yiyip bitirmek.

Penalized : Penaltı vermek.

Basted : Paylamak. Sopa atmak. Sıvı dökmek veya sürmek (kurumaması için pişen etin üstüne). Teyellemek. Haşlamak. Yağlamak. Erimiş yağ dökmek. Kurumaması için etin üzerine su dökmek.

Blister : Su toplanmış kabarcık. Kabartmak. Rasat kulesi. Su toplatan şey. Silah bölmesi. Boyanın kabarması. Kabarıklık. Su toplama. Çıkışmak.

 

Cudgeled : Sopa. Sopa ile dövmek. Savurmak. Değnek. Sopa çekmek. Sopa atmak. Matrak. Sopalamak.

Punished synonyms : tarred and feathered, censures, discipline, ate up, bastinadoes, cop it, penalised, beating up, bunging, berates, bawl out, chastened, clobbered, chastise, brush down, punishes, batters, buffet about, gobble up, came down on, bruises, bungs, penalizing, clean down, feeze, chastised, bring up, admonishes, penalises, beetled, beat, dispatched, bash up.

Punished zıt anlamlı kelimeler, Punished kelime anlamı

Unpunished : Cezasız kalmış. Cezalandırılmamış.