Cudgel türkçesi Cudgel nedir
- Sopa çekmek.
- Sopa.
- Dövmek.
- Savurmak.
- Sopa ile dövmek.
- Sopa atmak.
- Matrak.
- Sopalamak.
- Değnek.
- Kısa kalın sopa.
- Dayak atmak.
Cudgel ingilizcede ne demek, Cudgel nerede nasıl kullanılır?
Cudgeled : Dövmek. Sopa çekmek. Değnek. Matrak. Savurmak. Sopalamak. Sopa. Sopa ile dövmek. Dayak atmak. Sopa atmak.
Cudgeling : Kötek. Dayak atmak. Dövmek. Sopalamak.
Cudgelled : Sopalamak. Dövmek. Dayak atmak.
Cudgelling : Dövmek. Kötek. Sopalamak. Dayak atmak.
Cudgels : Dövmek. Sopalamak. Dayak atmak.
Cuddle up : Birbirine sokulmak. Sarılıp yatmak. Kucaklaşmak. Sokulmak.
Cuddle : Kucaklamak. Kucaklaşmak. Sarılma. Sarılmak. Birbirine sokulmak. Kucaklama. Sarılıp yatma. Sokulmak (birbirine). Kucağına alıp okşamak.
Cud : Geviş.
Take up the cudgels for : Arka çıkmak.
Cuddies : Göz. Kamara (güvertede). Dolap. Odacık. Gemi salonu. Gemi mutfağı. Küçük kamara. Güverte kamarası.
İngilizce Cudgel Türkçe anlamı, Cudgel eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Cudgel ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Mace : Topuz. Ortaçağda kullanılan ağır topuz. Yüzüne mace püskürtmek. Yüze püskürtülünce insanı sersemleten bir kimyasal madde. Tören sopası. Küçükhindistancevizi meyvesinin toz haline getirilmiş kabuk içi. Süslü asa. Gözyaşartıcı bomba sıvısı. Gürz.
Give a beating : Ayağının altına almak. Yenmek.
Funny : Garip. Paskal. Sakat. Gülünç. Gülünecek. Eğlenceli. Şüphe uyandıran. Eğlendirici. Güldürücü.
Bludgeoned : Ağır bir cisimle vurmak. Zorla yaptırmak. Coplamak. Zorlamak. Sopa ile vurmak. Sopayla dövmek. Alt etmek. Ezip geçmek. Mağlup etmek.
Beat : Çırpma. Güdülen amaca göre, namlunun ortaya da esnek bölümü ile, karşı namluya birden yapılan vuruş. Çalmak (davul). Vurmak. Pataklamak. Çarpma. Geçmek. Yenmek. Vuruş. Açmak (yol).
Belabor : Üzerinde fazla durmak. Pataklamak (argo terim). Benzetmek. Pataklamak. Uzatmak. Lafı uzatmak. Çok uzatmak.
Beetle : Çomak. Böcek. Şahmerdan. Çıkıntı yapmak. İri kara böcek. Tokmak. Tokmaklamak. Sarkmak. Kakmak.
Beat out : Ritim tutmak. Vura vura söndürmek. Çekiçlemek. Çalmak (tamtam vb.).
Blackjacks : Cop. Yirmi bir oyunu. Yirmibir oyunu. Yirmi bir. Copla vurmak. Çinko sülfür. Korsan bayrağı. Coplamak.
Beatings : Dayak atma. Dövme. Vuruş. Yenilgi. Kötek. Bozgun. Pataklama (argo terim). Dayak.
Cudgel synonyms : baste, chastising, beating up, brandish, ferule, swish, bludgeoning, beat the living daylights out of, feruled, clubbed, birches, amusing, bung, bunged, brandishes, canings, basted, beats, chastise, drubs, staff, ferules, caning, cudgelled, bastinado, bunging, chuck away, maces, brandishing, crook, stave, birch, truncheon.
Cudgel ingilizce tanımı, definition of Cudgel
Cudgel kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : To beat with a cudgel. Hence, any heavy stick used as a weapon. A staff used in cudgel play, shorter than the quarterstaff, and wielded with one hand.

Bu kısımda Cudgel kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Cudgel ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Cudgel anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Cudgel ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.