Purposing türkçesi Purposing nedir

Purposing ingilizcede ne demek, Purposing nerede nasıl kullanılır?

Purposive : Maksatlı. Kullanışlı. Amaca yönelik. Amaçlı.

Purposive sampling : Araştırma amaçları uyarınca bir evrenin tümünden değil, sorunu, ya da konuyu gözlemeye en elverişli bir kesiminden örnekler alan yargılı örnekleme. Amaçlı örnekleme. Yönsemeli örnekleme.

Purpose : Bir eylem ya da davranışın yöneldiği bilinçli amaç. Mesaj (hikaye). Niyet. Tasarlamak. İnsanın önceden tasarlayıp ulaşmak için çabalarını üzerinde yoğunlaştırdığı bir erek. Kastetmek. Niyetinde olmak. Kasıt. Verilmek istenen mesaj. Maksat.

Purpose built : Belli bir amaç için özel yapılmış.

Purposed : Kastetmek. Maksat. İstemek. Takip etmek. Niyet etmek. Niyetinde olmak. Gaye. Tasarlamak. Amaçlamak. Amaç.

Purposefulness : Toplumsal düzenlerin, insan eylemlerinin, örgensel yapıların vb. karmaşık nedensellik bağlantılarındaki ve yasalılık gösteren gelişmelerindeki yön belirliliği. Amaçlılık. Yasanlılık.

Purposelessness : İdealsizlik. Amaçsızlık. Ereksizlik. Anlamsızlık. Maksatsızlık. Gayesizlik. Niyetsizlik. Boşluk.

Accidentally on purpose : Bilerek olduğu halde kazara yapmış gibi göstermek. Bilerek olduğu halde kazara yapmış gibi göstermek (argo terim) görünürde kazara ancak gizlenmiş kötü niyet veya fenalık ile yapılan.

 

Purposeless : Boş. Maksatsız. Gayesiz. Amaçsız. Anlamsız. Niyetsiz. Ereksiz.

Purposely : Kasten. Bilerek. Mahsus.

İngilizce Purposing Türkçe anlamı, Purposing eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Purposing ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Followed : Sürdürmek. Uymak. Sonra gelmek. Sonucu olmak. Dolayı olmak. Takip edilen. Dinlemek. İzlemek.

Alluded : Üstü kapalı söylenmiş. Taş atılmış. Taş atmak. Üstü kapalı söylemek.

Aspire after : Amaç edinmek.

Cast around : Volta vurmak. Araştırmak. Arayıp sormak. Çare aramak. Sıkıntıyla aramak. Aranıp durmak.

Conceptualise : Kavramsallaştırmak. Kafasında canlandırmak. Gözlemlerini kavram ile açıklamak (ayrıca conceptualize). Tasavvur emek. Hayal etmek. Canlandırmak.

Counseled : Nasihat vermek. Nasihat etmek. Tavsiye etmek. Önermek. Salık vermek. Öğüt vermek. Tavsiye. Öğütlemek. Akıl vermek.

Mean : Keyifsiz. Vasati. Utangaç. Zor. Orta. Aşağılık. Çirkin. Orantılı. Demek olmak.

Adjure : Yalvarıp yakarmak. Yalvarmak. Rica etmek. Yalvara yakara istemek. Yeminle istemek. İstirham etmek.

Shoot for : Hedeflemek. Çabalamak.

Allude : Kaydetmek. Cezbetmek. İstinat etmek. Çekicilik. Adını çekmek. İsnat etmek. İşaret etmek. Zikretmek. İham vurmak. Taş atmak.

Purposing synonyms : goal directed, nonrandom, blueprints, aim to, be spoiling for, intent, contemplating, proposed, consummations, conceives, blueprinted, implying, destination, destinations, intend, end, cast about, contemplates, conceive, goaling, drive at, goal, propose, purposes, beg for, objective, chase, allusiveness, alluding, adjuring, seek, calculates, goals.

 

Purposing zıt anlamlı kelimeler, Purposing kelime anlamı

Random : Belli bir yönde etkide bulunabilecek yanlılık öğelerinin elenmesi koşuluyla bir çok kez yinelenen bir işlemin vereceği sonuç ya da bir olayın salt kazanıya bağlı olarak uzun dönemde alacağı biçimi belirleyen sayılgılı etmen (etmene ilişkin). Gelişigüzel. Rasgele. Rastgele. Önceden belirli olmayan biçimde değişebilen. Tesadüfi. Rastlantı(lı). Rastlantısal. Seçkisiz.

Purposeless : Boş. Maksatsız. Amaçsız. Gayesiz. Niyetsiz. Anlamsız. Ereksiz.