Racetrack türkçesi Racetrack nedir
Racetrack ile ilgili cümleler
English: This is a public street, not a racetrack.
Turkish: Bu bir kamu sokağı, bir yarış pisti değil.
Racetrack ingilizcede ne demek, Racetrack nerede nasıl kullanılır?
Racetracks : Yarış parkuru. Yarış pisti. Koşu yolu. Koşuyolu. Parkur (at yarışı). Yarışlık. Parkur. Hipodrom.
Console bracet : Raf dayanağı. Rafı yerinde tutan destek.
Flouracetamide : Rodentisit olarak kullanılan, kokusuz, tatsız, suda çözünebilen ve tüm yönleriyle florasetata benzer zehirlenmelere sebep olabilen biyosidal ürün. Florasetamit.
Flouracetate : Floroasetat. Rodentisit olarak ve zirai amaçla kullanılan ve kimi bitkilerde doğal olarak bulunabilen, adenozin trifosfatın yeterli miktarda üretimi engellemek suretiyle köpeklerde sinirsel, geviş getirenlerde kalp yetersizliği bulgularına sebep olan biyosidal ürün veya zehirli madde. birçok tür için öldürücü doz uyaklaşık 0.25-1.00 mg/kg vücut ağırlığıdır. atlar zehirlenmeye karşı dirençlidir.
Paracetamol : Asetaminofen. Parasetamol.
Peracetic acid solutions : Asetik asit ve hidrojen peroksit birleşiminden oluşan, bakteriyel sporlar dahil tüm mikroorganizmalara etkili, sıcaklık ve ph değişiminden, organik madde yükünden etkilenmeyen bir dezenfektan karışımı. Perasetik asit çözeltileri.
İngilizce Racetrack Türkçe anlamı, Racetrack eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Racetrack ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Speedway : Motosiklet yarışçılığı. İveryol. Motosiklet ya da otomobil yarışı pisti. Sürat yolu. Motosiklet yarışı. Otoyol. Hız limiti olmayan yol. Anakentler arasında hızlı taşıt gidişgelişini sağlayan, yayalara kapalı, taşıt giriş çıkışıyla sık sık kesilmeyen, yerleşim yerlerinin dışından geçen, hız düşürmeyi gerektiren keskin dönüşleri bulunmayan, bir iki saatlik aralıklarla dinlenme ve benzin alma yerleri öngörülmüş, geniş ve birkaç şeritli karayolu. Sürat pisti.
Stretch : Germe. Esnemek. Germek. Esneklik. Gerinme. Elastiki uzama. Büyütmek. Esneme. Uzama. Yetmek.
Course : Köpekle kovalamak (av). Resmi ya da özel kuruluşlarca ilgililere belirli bir konuda birtakım bilgi, beceri ve davranışlar kazandırmak amacıyla düzenlenen ve kısa süreli derslere dayanan eğitim etkinliği. Dökülmek. Koşu yeri. İzge. İzlenen yol. Koşturmak. Bir süreç ya da gidiş içinde izlenen yol. Seyir. Yön.
The turf : Koşu alanı. At yarışçılığı.
Raceways : Su arkı. Kanal. Su kanalı. Elektrik kablolarını taşıyan boru. Değirmen arkı. Kablo kanalı. Mekik kolu. Kablo rafı.
Raceway : Arna. Kablo rafı. Su arkı. Mekik kolu. Değirmen arkı. Kablo kanalı. Elektrik kablolarını taşıyan boru. Kanal. Su kanalı.
Racecourses : Koşu parkuru.
Velodrome : Bisiklet yarış aranı. Bisiklet yarışı yapılan alan. Bisiklet yarış tesisi. Bisiklet yarış pisti. Bisiklet yolu. Velodrom.
Turf : Çimlendirmek. Yüzeyleri bataklık bitkileriyle örtülmüş, derin olmayan su birikintilerinin diplerinde bitki kalıntılarından oluşan kömür. Çim saha. Tezek. Kesek. Çim. Çimen. Çetenin bölgesi.
Racetrack synonyms : inside track, racetracks, hippodrome, racing circuit, runway, racecourse, speedways, race track, turfing, circuit, national stadium, hippodromes, catadrome, cinder track, turfs, track, piste, dirt track.

Bu kısımda Racetrack kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Racetrack ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Racetrack anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Racetrack ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.